Yeni kurulan partilerle siyasi yelpaze genişliyor...

Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan partilerini kurdu, şimdi sırada Muharrem İnce’nin olduğu konuşuluyor.

Gerçi birkaç gün önce İnce, F. Altaylı’ya ‘Ben parti kurmuyorum, bir hareket başlatıyorum’ dese de artık CHP ile iplerin kopmakta olduğu ve hareketin yeni bir partiye dönüşeceği kesin gibi.

Bir de CHP’den ihraç edilen Öztürk Yılmaz’ın kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı’na sunduğu Yenilik Partisi var.

Daha önce de eski başbakanlardan Merhum Necmettin Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan Yeniden Refah Partisi’ni kurmuştu.

Yani yeni seçimlere doğru siyaset aranasında cümbüş var!..

Kuşkusuz bu kadar partinin ortaya çıkması Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sisteminin getirdiği ittifakları da etkileyecek.

İttifaklar süreç içinde yeniden tanzim edilecek.

* * *

Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemine geçildiğinden beri sürekli savunduğum şu oldu;

İyi partinin ve Saadet Partisinin ittifaklardaki yerleri yanlış oldu.

İyi Parti de, Saadet Partisi de Cumhur İttifakı içinde yer almalıydı.

Bu iki partinin tabanları, temel ilkeleri, ideolojileri, toplumsal dayanakları da birbirlerine daha yakın ve Cumhur İttifakını oluşturan AK Parti, MHP ve Büyük Birlik partisinin tabanlarına, dünya görüşlerine daha yakın…

Konjonktür nedeniyle aceleyle oluşturulan ittifaklarda partiler yanlış yerlerde yer aldılar.

Millet ittifakı içinde ise CHP, HDP, Öztürk Yılmaz’ın Yenilikçi partisi, Muharrem İnce’nin Yeni Partisi ve Türkiye Komünist Partisi olmalı.

Bakmayın siz Kılıçdaroğlu’nun ‘Partiyi bölme’ laflarına.

Yeni sistemde ‘Bölmek’ diye bir şey yok artık…

İttifak içinde birlikte tek bir partiymiş gibi seçime girilebiliniyor artık.

* * *

Muharrem İnce’nin parti kuracağı söylentilerinin başladığı günlerde bir espri yapmıştım.

Eğer İnce, partisini seçimlere yetiştiremediği için seçimlere katılmakta zorluk yaşarsa CHP İYİ Parti’ye yaptığı gibi gurup kurması için ödünç vekil verim mi” diye sormuştum Sosyal medyada.

Aslında şimdi anlıyorum ki, bu bir espriden öte olması gereken bir şeymiş!

Muharrem İnce diyor ki, Yahu ben bir parti kurup gidip bunu Cumhur İttifakı’na mı eklemleyeceğim. Mümkün mü?”

Bu demektir ki, partisi seçimlerde Millet İttifakına katılacak yahut yeni bir ittifak kurulacak yahut da dışarıda kalacak.

Tıpkı Davutoğlu ve Babacan’ın partilerinin Cumhur İttifakı içinde yer alacak olması yahut yeni bir ittifak oluşturacakları gibi…

Davutoğlu ve Babacan’ın Millet ittifakına katılmaları siyasetin toplumsal dayanağına ve sosyolojisine aykırı…

Futbol takımı değil ki partiler…

Siyasi parti bu, dünya görüşleri, ideolojileri birbirine akın olanlar ittifak kurar.

Salt “Erdoğan’ı indirmek için”yapılan güç birliklerine yahut yerel seçimlerde belediye başkanlıklarını paylaşmaya benzer mi genel seçimler?

Ülke yönetimi, görüşleri birbirine yakın partilerin güç birliği yapmalarıyla daha sağlıklı olmaz mı?

Eğer gerek yoksa normal koşullarda sosyalist eğilimli bir parti ile muhafazakâr bir partinin ittifakla seçime girip ülke yönetimini ele geçirmesi sağlıklı bir sonuç ortaya çıkarır mı?

Sağlıklı bir icraatın olabileceği olası mıdır?