İYİ Parti Camiasında kuruluşundan itibaren üst düzey görevlerde bulunan İbrahim Turgay Ateş, siyasi kimliğinin dışında iyi bir aile babası ve başarılı bir veteriner... Sorularımızı samimiyetle yanıtlayan Ateş, siyasi hayatından iş hayatına önemli açıklamalarda bulundu.

Özel Röportaj / Nagehan Çalışkan

Sizi tanıyabilir miyiz? İbrahim Tugay Ateş Kimdir, kendinizden bahsedermisiniz?

1972 Denizli Çivril’de dünyaya geldim.Annem bizlerin yetişmesinde büyük emeği olan bir ev hanımı, babam ise devlet memuruydu.

Babamın tayini dolayısıyla henüz 3 yaşındayken Bursa’ya yerleştik. İlk ve orta öğrenimimi Bursa’da gerçekleştirdim.

Okul hayatım sürecinde hep başarılı bir öğrenciydim. Lise dönemim itibarıyla sporla ilgilenmeye başladım. Hem spor hem de okulumu devam ettiriyordum. Nitekim ikisinde de başarılı oldum diyebilirim.

Lisanslı futbol kariyerimde Bursaspor Paf takımı ve İnegöl Spor A Takımında top koşturduğum halde, Bursa Veterinerlik fakültesini kazandım ve Rabbim nasip etti okulu dereceyle bitirdim. Ardından askerlik serüvenim ve hayatımın en doğru kararıya evlilik sürecim başladı.

Eşiniz Pınar Hanımdan bahsetmek ister misiniz?

1998 Yılında bir düğün merasiminde tanıştığım Pınar hanımın hayatımın dönüm noktası olduğunu söyleyebilirim. Aldığımız her kararda beni cesaretlendiren hayatımda itici bir güç kuvveti oldu. Kendisinden ve bana verdiği iki evladımdan dolayı yüce Rabbime şükür ediyorum. Onlardan aldığım sevgiyle hayata karşı güçlü olabilmenin alt yapısını oluşturdum.

İş Hayatınıza ilk adımı nasıl attınız? Ailenizin bunda nasıl bir katkısı oldu?

1995 Yılında ilk muayanemi açtım. Bizlerin ekmek mücadelesinde hamd ettiğimiz Bursa’mızın, bir çok köyünde mecrasında çalışma fırsatı buldum.O dönemler Bursa’mızın tarım ve hayvancılık konusunda Türkiye’de oldukça önemli bir payı vardı. Şehrimizde yetişen büyük baş hayvanlar, diğer illere göre daha değerliydi çünkü şehrimizin hayvanları endüstriyel yemle değil doğal bitki örtümüzle besleniyordu. Ne yazık ki şuanda hem hayvancılığımız hemde tarımımız eski günlerinin çok çok altında..

Karşılaştığınız engeller oldu mu? İşlerinizi yürütürken en çok nelere dikkat edersiniz?

Elbette hayatımızda bir çok engelle karşılaştık fakat yaşadığımız engeller bizleri yıldırmaktan çok daha çok mücadeleci olmamızı sağladı. Azim ettiğiniz her mücadelede başarısız olma şansımızın olmadığını düşünüyorum. Hayat kararlılıkla mücadele edenleri seviyor. Bizde bu yönde hep kararlı ve cesur olma yolunu seçtik. Bugün Bursa’da iddialı bir markamız varsa bunun sebebi işine inanan bir ekibimizin olması İş yerimizde misafirlerimiz ilgimize ihtiyacı olan doğamızın en güzel varlıkları canlılar. Onlara hayvan demek bir itham gibi geliyor.

İş yerinizden ve projelerinizden bahsedermisiniz?

Öncelikli olarak doğanın en güzel varlıklarına hizmet ediyoruz, enerjimizi ve gücümüzü buradan alıyoruz. Hamd olsun bu işten paramızıda kazanıyoruz. Fakat ekibimizin bu işi maddi boyutlardan çok sosyal bir iş olarak gördüğüne eminim. Bu yüzden Bursa’nın en iyi Veterinerlik hizmetini veriyoruz.

Burada sizlere bu mülakatı verirken, çalışanlarımızdan bahsetmemiz oldukça yanlış olur.Biz bir ekibiz ve bu ekibin her üyesi bizler için çok değerli, müsaadeniz olursa sizi ekibimle tanıştırmak isterim.

Veteriner hekimimiz Dila Dayı örneğin, gecesi gündüzüde burada, kendilerinin emekleri maddi boyutlarla karşılanacak birisi değil, size birkaç cümlede burada neler yapıldığını ifade etmesini isterim.

Mesleğinizi seçmenizde özel bir sebebiniz var mı?

Çocukluğumdan itibaren sokak hayvanlarının dostluğunu yaşamış birisiyim.Hayvanların insan doğasına bir terapi niteliği taşıdığını çok küçük yaşlarda hissettim. Her sabah kliniğimize geldiğimde ,bir iş olarak değil, sosyal anlamda bir sorumlulukla geliyorum. Bu yüzden iş yerimizde bir çok sokak hayvanını ücretsiz tedavi ediyoruz. Gerçekten çok masumlar ve onların bu masumiyeti beni derinden etkiliyor. Çocuklarım da bu konuda Rabbime şükürler olsun ben ve eşim gibi düşünüyor. Büyük kızım İlayda Ateş’te benim gibi düşünerek,Veterinelik fakültesinde eğitim alıyor. Bu benim için çok değerli.

Sizleri siyasi mecralarda tanıdık, uzun süre İYİ Parti’de çok üst düzey görevlerde bulundunuz? Nasıl başladı siyasi hayatınız?

Türk siyasetinin tıkanmaya başladığını düşündüğüm zamanlarda, İYİ Parti kurucu il başkanın nezaket içeren daveti dolayısıyla eşime ve aileme danıştım. Kendileri bu konuda beni oldukça cesaretlendirdi. Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener hanımefendinin duruşu ve istikrarı da beni etkilemişti, mesleğim ve bilgi birikimim dolayısıyla faydalı olabileceğimi düşünerek İYİ Parti kadrolarına girdim.

İki dönem İl Başkan Vekilliği yaptınız, bu sürede Bursa’ya katkılarınız neler oldu?

Şahsi olarak uzman olduğum konu tarım ve hayvancılıktı, bu konuda partimizin belediye meclisine bir çok soru önergesi verdik, tabii ki en büyük dezavantajımız muhalefette kalmamızdı ve enerjimizi ard arda gelen seçimlerle her nekadar artırdıysakta iktidara giden yola nail olamadık. Herşeye rağmen sayın Genel Başkanımız Meral Akşener’e inancımız eksilmedi. Bundan sonraki süreçte de aziz Türk milletinin teminatı olan partimizi ve liderimizi destekleyeğiz.

Futbol kariyerinizi ilk kez duyuyoruz , biraz açabilir misiniz konuyu ?

Futbol kariyerime ,Bursaspor seçmelerinde seçilerek başladım.O dönem Bursaspor ciddi anlamda bir futbolcu fabrikasıydı,bizlerde orada yetişme fırsatı bulduk,uzun süren eğitimimiz sonrasında Bursaspor Paf takımında forma giydim.Sonrasında yeni kurulan İnegölspora  transfer oldum,o zaman ki İnegöl Sporun başkanı Fikri bayraktar beydi ,1989 yılında Veterinerlik fakültesini kazandığımda  Fikri Başkan (namı değer fikri baba) beni çağırarak eğitimin bizim için çok değerli dedi. Bizde üniversite  eğitimimize kendimizi odakladık. Sporun dolayısıyla futbolun hayatıma çok önemli katkıları oldu.