Türkiye’de hemen her siyasal parti seçim sistemi ve Siyasi Partiler Yasasından şikâyetçidir.

Ancak ne hikmetse hiçbir parti de bunun siyasal partilere ve üyelerine daha çok manevra alanı yaratan ama daha demokratik bir düzenleme için ısrarlı bir talepte bulunmazlar.

Oysa daha kısa ama uygulamada daha rahatlama yaratacak bir düzenleme hem iktidar ve hem de muhalefet açısından oldukça yararlı olacaktır.

Seçim ve Siyasi Partiler Yasalarında geçmişte kimi düzenlemeler yapıldı.

Ancak bu, yeni Anayasa ve Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi sonrası yeni düzene uyum için yetersizliğini korumakta.

Şimdi her ne kadar Koronavirüsün gölgesinde kalsa da Türkiye iç siyasetinde bir süredir Siyasi Partiler ve Seçim Yasalarında bir değişiklik olup olmayacağı tartışılıyor.

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin her iki yasada değişiklik yapılması gerektiği yönündeki sözleri üzerine başlayan tartışma bu gün artarak sürüyor.

İktidar partisinin bu konuda kimi hazırlıklar yaptığı da biliniyor.

* * *

Siyasi partiler Yasası bu gün partilerin parti içi demokrasiyi daha güçlü kılacak uygulamalara fırsat verecek esneklikte olsa da oldukça uzun ve ayrıntıları çok.

2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası 124 madde, 7 ek madde ve 19 geçici maddeden oluşmakta.

Bu uzun ve ayrıntılı düzenlemenin amacı siyasi partileri korumak ve siyasi faaliyette bulunma özgürlüğünü güvence altına almak değil tersine sınırlandırmak ve kontrol etmektir.

Partiler, dernekler hukukuna tabi,kendine özgü nitelikleri olan özel hukuk tüzel kişileri olarak çalışmalarını sürdürmektedir bu gün.

Artık Türkiye’de de yeni Anayasaya da uygun,hukuki statüye uygun olarak partileri koruyan düzenlemeler yapılmalı ve yeni bir Yasa çıkarılmalıdır.

* * *

Ne ki, tam da bu süreçte iktidarı oluşturan AK Parti ve MHP Seçim ve Siyasi Partiler Yasalarında yeni bir düzenleme, reform için harekete geçerken, muhalefet yine bu yasalarda değişikliğe karşı çıkıyor.

Şimdiki Seçim ve Siyasi Partiler Yasalarının Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi ile uyumlu olmadığı, seçim ittifakları sisteminin istikrarı sağlaması amacıyla çeşitli düzenlemelere gereksinim duyulduğu gerçeğini görmek istemiyorlar.

Özellikle ittifak sistemine geçilmesiyle birlikte reformun kaçınılmaz olduğunu görememek en azından siyasi körlük değilse nedir?

2023’e giden süreçte AK Parti, birkaç yıl önce de söz konusu yasalarda bir değişiklik yapılabileceği ve bunun diğer partilerle de müzakere edilerek gündeme getirileceğini açıklamıştı.

Öte yandan Adalet Bakanı Abdulhamit Gülde “Zaruri yapılması gereken değişikliklerin masaya getirilmesini ve tüm partilerle müzakere edilmesini hedefliyoruz” sözleriyle bu duruma dikkat çekmişti.

Muhalefetin daha somut bir öneri ortaya çıkmadan buna karşı çıkması, hele düzenlemenin iktidara yarayacak şekilde yapılacağı kaygılarını ısrarla vurgulaması anlaşılır değil.

Seçim barajının düşürülmesi, salgın nedeniyle AK Parti’nin seçim yasalarında olmadığı için kongrelerini video konferansla yapamaması karşısında yeni bir düzenleme gereksinimi duyması, tüm partilerin kongrelerini online yapabilmesinin önündeki engellerin kaldırılması, daha öz ve kısa, daha demokratik bir Seçim ve Siyasi Partiler Yasasını muhalefet neden istemiz ki?