Dünya küresel krizi sürerken bir de buna salgının eklenmesi dengeleri alt-üst etti.

Ülkelerin büyümeleri yavaşladı, durdu…

Üretim aksadı, ticaret küçüldü…

Bütün bunlar ülkelerde ekonomik sıkıntıların artmasına yol açtı.

Döviz fiyatlarının Türk lirası karşısındaki yükselişi fiyat artışlarını getirdi. 

Bunun yanında eski alışkanlıklarla süren israf sıkıntıları arttırdı.

Şimdi hükümet önceliği ekonomi ve hukuk olmak üzere bir dizi reform yapma hazırlıklarına başladı.

Bununla ilgili bilineceği üzere önce Hazine ve MaliyeBakanı ile Merkez Bankası Başkanı değişti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan da bu konuda "Ekonomi ve hukuk reformuna destek veririz" açıklaması geldi.

Kılıçdaroğlu, "Sorunun çözümü milletin hayrına olacaksa 'evet' deriz" dedi.

* * *

Reform, kuşkusuz milletin hayrına olacak, olmalı…

Dünya durağan değil, sürekli değişimler yaşanmakta.

Bölgesel ittifaklar çözülmekte, yenileri kurulmakta, ülkeler sürekli karşılıklı ticaretin boyutlarını genişletme çabası içinde.

Türkiye’nin de bu sürecin dışında kalması beklenemez hiç kuşkusuz.

2002 yılında seçime gidilirken, kısa süre önce kurulmuş AK Parti de, sandıktan iktidar olarak çıktığı takdirde ivedilikle ele alınacak konuları belirlemek üzere bir gruba çalışmalar yaptırmış, ilk AK Parti hükümeti bir ‘Acil Eylem Planı’ açıklamıştı.

Bu plan Türkiye açısından tam anlamıyla ‘reform’ denilecek maddelerdi.

Toplumda büyük bir heyecan yaratmış ve büyük destek bulmuştu.

Gerçekten de önce Milletvekili lojmanları boşaltıldı ve satıldı.

Bursa dâhil ülkenin pek çok yerinde kimi sosyal tesisler ve lojmanlar elden çıkartıldı.

Çünkü bunlar devlete yüktü ve hiçbir Avrupa ülkesinde örneği yoktu.

O çalışmayı ve uygulamayı yapan grubun içerisinde bu günkü Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ve Cevdet Yılmaz da vardı.

Bu isimler uzun bir süredir uzakta tutulduktan sonra şimdilerde önemli görevlere yeniden getirilen isimler…

* * *

AK Partinin ilk yıllarındaki bu reform uygulamaları bir süre sonra nedense durdu.

Bürokratik Oligarşi izin vermemişti, bilinmez!

Ve ‘Reform’ sözcüğü ve o sözcüğün akla getirdiği çok şey AK Parti gündeminden çıkmış gibiydi bir süredir.

Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemine geçiş hiç kuşkusuz büyük bir reformdu.

Ne ki, bunun altının doldurulması için bu sisteme uygun kimi düzenlemeler yapılması gerekiyordu.

Başkan Erdoğan salgın sonrası yeniden şekillenecek dünyada birçok konuda ön almak, uyum sağlamak için düğmeye bastı.

Öncelik ekonomi ve hukuk olmak üzere bir takım reform hazırlıkları için çalışma başlatıldı.

* * *

Hantal bir devlet görüntüsü veren, devletin sırtına yük olan şu lojman ve sosyal tesis uygulamasına da artık bir son verilmesi gerekiyor.

Güvenlik ve sağlık dışında tüm devlet çalışanlarının lojmanları belli bir plan dâhilinde boşaltılıp, devlet bunları elden çıkarmalı.

Aynı şekilde yılın belli aylarında hizmet verebilen ve devlete büyük yük getiren sosyal tesisler de satılmalı.

Yaklaşık aynı nüfusa sahip Almanya’nın resmi binek aracı sayısının 10 katı araca sahip Türkiye bu konuda da artık frene basmalı.

Yeni araç alımı yapılmamalı…