Bilindiği gibi 1402'de Bayezid'in Timur'a mağlubiyeti Osmanlı ülkesinde, şehzadeler kavgası da denilen bir fetret yani otorite boşluğu yaşandı. Bunu bir düzine yıla yakın süren mücadelelerin sonunda hitama erdiren Çelebi Sultan 1. Mehmed Han oldu. Şurası var ki, Çelebi Mehmed'in Edirne'de devletin beraberliğini ilan ettiğinde, durum ve manzara şu hali göstermekteydi ki, her şeyden evvel Anadolu beylikleri, Osmanlılara vermiş oldukları topraklardan bir hayli fazlasını Timur vasıtasıyla elde etmişlerdi. Bunun bir adım ötesinde hayli stratejik alanları da ele geçirmişlerdi. Hele hele Karadeniz kıyılarının önemi büyük noktalarına inzimamen, Marmara Denizi’nin Gebze'den Silivri’ye kadar olan kıyılarda hakimiyet Osmanlılar’dan alınmıştı. Yine Çelebi bu bin bir mesele ile uğraşırken, Simavna Kadısı isyanı ve onunla uğraşmak bütün sıkıntıların üstüne tüy dikmiş, bu sebepten dolayı da Rumeli topraklarındaki komşu ülkelere barış elini uzatmak padişah için kaçınılmaz bir hale gelmişti. Venedik Cumhuriyeti; Osmanlı Devleti’nin ayağa kalkabileceği kanaatine bir hissi kablel vukuuyla gelmiş Osmanlı’nın can çekişen durumu göz önündeyken yine de münasebetlerini düzgün tutma yolunu tercih ediyordu. Çünkü Ege adalarındaki dukalıklarının hayatiyetinin devamı Venedikliler’in en büyük gayesi idi. Cenevizliler’e gelince; bunların tesir sahaları ve kolonileri daha ziyade Karadeniz'de bulunduğundan Ceneviz ülkesiyle buradakiler arasında bağlantı kurmak zorluğu Ceneviz’i, Osmanlı’yla daha da iyi geçinmeye ve ona vergi vermeye kadar zorluyordu.
Venedik her ne kadar, Osmanlı’dan çekinmekte ise de, yine Venedik'e bağlı Naksos Dukalığı nerede bir Osmanlı gemisi buluverince üzerine çullanıyor ve yağmalıyor, mallarını pazarlarda satıyor idi. Çelebi Mehmed Sultan otuz adet gali yapmak suretiyle savunmayı planladı. Ancak düşüncesini tatbike koyup, yaptırdığı gemilerin bir bölümüyle hemen 1415'te Çalı Bey komutasında Andros, Milas ve Tinos adalarını vurmak üzere göndermişti. Çalı Bey bir müddet denizlerde dolaştı, ele geçirdikleriyle dönmeye hazırlanırken karşılaştığı Venedik Donanması’nın güçlülüğü karşısında akıllıca bir manevra ile Gelibolu’nun kalelerinde atışa hazır toplarının menziline çekilmek suretiyle düşman saldırısını akim bırakacak pozisyona geçiverdi. Venedik Donanması da karşıda Lapseki'ye çekildi.

OSMANLI - VENEDİK DENİZ SAVAŞI
Venedik Donanması, Osmanlı Filosu’nun Ege adalarına yapacağı saldırıyı önlemek görevini almıştı. Eğer böyle bir saldırı gelmediği takdirde, asla tecavüze müsaade verilmemişti. Amiral Pietro Loredano, elindeki donanmaya Girit, Oniki ada ve Eğriboz adaları dukalıklarından takviye aldığı yedi adet kadırgayı da hâvi olarak, alesta beklemekteydi.
İşin diğer bir yönü de Venedik Donanması’nda Osmanlı’yla konuşmak üzere iki tane Venedikli büyükelçi de bulunmaktaydı. Nitekim; Venedikliler Gelibolu üssüne çekilen Çalı Bey Filosu’nu çekildikleri Lapseki’de beklerken, karaya çıkardıkları iki elçiyi Edirne'ye göndermişlerdi. 29 Mayıs 1416'da, Marmara Denizi istikametinden gelmekte olan, bir Ceneviz ticaret gemisinin Osmanlı ve Venedik gemileri, Osmanlı gemisi zannıyla görülmesi, Osmanlı - Venedik Savaşı’nın çıkmasına sebep oldu. Gelen geminin bandırasını öğrenmek için bir gemi gönderen Loredano'nun bu hareketini, Türk gemisi üzerine gemi gönderiliyor düşüncesine saplanan bizimkiler de, bir gemiyi gönderdiler, Türk gemisi zannettikleri gelen gemiyi korumak için. Fakat gönderilen gemilerin birbirlerine ateş ettikleri görüldü. Kale toplarının hakimiyeti altında geçen bu savaşın bidayeti, yani başı kahir bir zaferimizle bitiyor ve düşman donanması hayli ağır yaralar alıyordu.
Fakat Çalı Bey'in düşmanı takip etme kararı vermesi hataların hatasıydı. Çünkü Venedik gemileri büyük olduğu gibi topları da vardı. Bizim gemide top olmadığı gibi rakip gemiye rampa yaparak savaşmak mecburiyetindedir. Manevralarını sergileyen düşman, bizim rampa yapma gayemize fırsat vermemek suretiyle yorulmamızı sağlarken, Osmanlı Donanması’ndaki, Katalan ve Sicilyalı denizciler Hristiyani gayretle olmalı ki, istekle çarpışmayınca zafer bu sefer Venediklilere güldü. Enteresandır savaşın hemen sonunda Amiral Loredano, Osmanlı ordusundaki Hristiyan savaşçıları derhal astırmıştır. Bu astırma eylemini İtalyan Deniz Kuvvetleri Tarihi Yazarı Prof. Camillo Manfroni pek manidar bulmuştur. Savaşın Türk tarafındaki kumandanı Çalı Bey şehit düşmüştü. Loredano ise yaralı, kendi gibi yaralı filosuyla Bozcaada'ya yol alırken bizim donanmamız ağır kaybıyla baş başa idi. Osmanlı-Venedik diyaloğu başlamış ve sonunda Osmanlı gemilerinin kaybının masrafını ödeyen Venedik, Osmanlı Devleti’nce ticaret gemilerinin boğazdan geçme müsaadesini almayı becerdi. Donanması adeta yok denen Osmanlı, donanması adamakıllı güçlü olan Venedik'i mat etmeyi becermişti. Görüldüğü gibi devletimizin zaman zaman donanma yaptığı ortadadır, ancak deniz gücü kuramadığı mütehassısların tespitidir. Yıldırım Bayezid ile Aksak Timur'un çarpıştığı Ankara Savaşı Osmanlı Ordusu’nun mağlubiyeti ile13 sene sürecek bir zaman dilimine kapı açmıştı. Yıldırım Bayezid'in şehzadelerinin taht kavgası da denilen bu boşluk sona ererken, Çelebi Sultan 1. Mehmed gösterdiği başarıyla A'li Osman’ın 2. kurucusu dense yeridir. Günümüzde; denizcilikte bir hayli ilerlemeler kaydettiğimiz her geçen gün ziyadeleşiyor. Gerek deniz kuvvetlerimiz gerekse ticaret gemilerimiz dünya denizlerinde dolaştırdıkları şanlı bayrağımızla Osmanlı’nın unutulmaz amirallerinin isimlerini ve zaferlerini ve de kendilerini feda ederlerken uğradıkları felaketleri alt eden şehadetleri ind-i ilahide makbul ve mergub olsun. 619 sene önce yaşanan Ankara Savaşı felaketini 13 sene sonunda otoriteyi sağlayan Çelebi 1. Sultan Mehmed Han'ın ruhu şad olsun. Fiemanillah.
Kaynak: Büyük Osmanlı Tarihi Cilt 1.