Bursaspor’un başarılarını ve başarısızlıklarının sonucunu hep rakip takımlar belirlemiştir. Şampiyonluğunu Fenerbahçe-Trabzonspor maçı belirlerken, Ligten düşerken de Göztepe- Ankaragücü maçı sonucu belirleyen takımlar oldu.

Bu günde aynı durumu yaşamaya başladık Şu takım bunu yenerse, bu takım berabere kalırsa diye hesaplar yapılmaya başlandı. Bunlara gerek var mıydı acaba!

Bence gerek yoktu ama hep yanlış hesaplar yapıldı. Kısaca günü kurtarma hesapları olunca Bursaspor un kaderi ister istemez bu gibi sonuçları ortaya çıkardı. 

Yapılan iki teknik direktör değişimi bile bu başarıyı elde edemezken, aynı oyuncu ve aynı yönetim, takımın başında iken, İrfan Buz’un gelmesiyle ortaya çıkan fark bu başarının sırrını ortaya koyuyor.

Keçiörengücü maçı takımın başarısına gölge düşürürken, kayıp olan 3 puan bu gün aranılır duruma geliyorsa suç kimde diye sorgulamak gerekir?

Adanaspor ve Giresunspor maçları gösterdi ki takımda en önemli başarısı bir Teknik Direktörün birleştirici gücünde yatıyor. Bu maçlar da kolay kazanılmamıştır. Ancak sahada ki ufak bir yardımlaşma ve oyuncuların bir birilerine verdiği destek bu sonuçların ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Bu gün silinen 3 puan ve gereksiz yere kaybedilen puan hesapları yapılmaya başlanıyorsa herkes şapkasını önüne koyacak ve ben ve ya biz nerelerde hata yaptık bu durumlara neden düştük diyerek ince hesapların yapılması gerekir.

Nedense günlük yaşayarak bu işleri yürüttüğümüz için geleceğe güvenle bakamıyoruz.

Önümüzde kalan Altınordu, Menemen ve Hatay spor maçları bu başarıyı belirlemek için yine yetmeyecektir.

Çünkü başarının ortaya çıkması için yine rakiplerin alacağı sonuçlar Bursaspor un kaderini belirleyecektir. Elbette maçların zor kazanılması başarıdır ama asıl olan başarı takımın Süper lige çıkmasıdır. Eğer Bursaspor, Play of maşlarına kalırsa gerçek güç ortaya çıkacak ve bükülemeyen bilekler şampiyon olacaktır.