İş dünyası oldukça sıkıntılı bugünlerde…

Kur artışları, özellikle dövizle satın alınan malzeme ile çalışan birçok üretim firmasına darbe üstüne darbe vuruyor. Özellikle malzemeyi döviz kuruna göre alan, ama TL olarak iç piyasaya satan üretici KOBİ’lere…

Çünkü; üretilen bir ürünün fiyatı dakikası dakikasına değişiyor. Hatta bu kur farklı fiyat uygulamasını, son aylarda yerli mal üreten birçok firma da uygulamaya başladı. Karabük veya İskenderun’da üretilen profil, demir-çelik ve tel fiyatları da döviz kuruna bağlandı, alüminyum ve bakır fiyatları da…Hatta Sunta-Lam ve MDF-Lam üreten yerli firmalar bile, satış fiyatlarını dolar veya Euro üzerinden değerlendirmeye ve buna göre zam üstüne zam yapmaya başladılar. Cam sektörü de zamlara devam ederken, inşaat malzemelerindeki fiyat artışları da ciddi rakamlara ulaştı.

Herkes kendi tarafından bakıyor olaya …

Kendini koruma altına almaya çalışıyor yani…

Son durum bu reel sektörde…

Hatta malını özellikle satmayıp, stokta tutmaktan yana olan firmalar bile var artık…

Raf üstünde duran mala zam yapıyorlar ve havadan para kazanıyorlar çünkü…

Kendilerini ”devir hesap-kitap devri” diyerek aldatıyorlar ve ister-istemez de mal ve hizmetlerde fiyat artışlarına neden oluyorlar.

Görünen köy bu; Ekim ayının ilk günlerinde Bursa ekonomisinde…Çalışan ve üreten insanlar; bu zorlu pandemi günlerinde ayakta kalmaya çalışırken,ürün maliyetlerine gelen zamlara akıl-sır erdiremiyorlar kısacası….

İPE UN SERME SANATINA BİR BAKIŞ

Yaşanan hem iç hem de dış etkenlerin üstüne COVİD-19 kaynaklı faktörler nedeniyle bir inen-bir çıkan ama genel hatlarıyla da sıkıntılı bir süreç yaşayan Türkiye iş dünyasından, “özel bir kesit” sunmak  istiyorum sizlere bu yazımda…

Bugünlerde; ekonominin dinamiğini oluşturan  işyerlerinde tahsilat-ödeme prosedürüne özel bazı  olağanüstü durumlar yaşanıyor. 

Bazı firmalar satın aldıkları mal veya hizmet bedelini  “ödeme konusunda”  farklı yöntemler izlerken, şu malum ödeme konusu bazen “ödememe” olayına bile dönüşebiliyor işyerlerinde…

Bir ödeme talebi geldiğinde, işyeri sahipleri veya muhasebe müdürlerinin  hangi  mazeretler ürettiğini görmek için yaptığımız bu araştırma, ülkemiz insanlarının mazeret üretme veya ipe un serme konusunda ne kadar yetenekli olduğunu da gösteriyor.

Özellikle tahsilat sorunlarının iyice tavan yaptığı günümüz koşullarında; Bursa’nın ve  ülkenin her tarafındaki işyerlerinde bir tahsilat talebinizde aşağıdaki sözleri veya buna benzerlerini  duyabilirsiniz.

Bir işletmeden alacağınızı tahsil etmenin, deveye hendek atlatmaktan daha zor olduğunu, ancak o zaman anlayabilirsiniz. Ödemenizin neden geciktiğini veya geciktirildiğinin ipucunun  bu cümlelerde gizli olduğunu anlamak için bir tahsilat yapmaya kalkın yeter..!

Bugünlerde piyasalarda çok yaygın olan  “ipe un sermenin” yollarını okuyun ve yorumlayın bakalım.  Kimler ödeme yapmamak için ne mazeretler uydurmuş bir öğrenin bakalım:

 -Muhasebeci ödeme planı hazırlamadı hala…

 -Dolar biraz düşsün öderiz.

-Patron şehir dışına gitti. Gelince öderiz
-Bizde çeklere çift imza atılır, ikinci imza yok. Müdürümüz hasta…

-Çocuklar tahsilata çıktı, hele bir gelsinler bakarız.
-Elimizde size uygun bir şey (çek) yok, gelince bakarız.

-Muhasebecimiz bankaya gitti, gelince kendisine söyleriz.
-Bu hafta size ödeme çıkmadı. Belki haftaya Cuma’ya…

-Sizin ödemeyi kargoya vermiş olmamız lazım ama...
-Galiba sizi önümüzdeki haftanın programına almıştık biz...
-Şu anda elimizde büyük meblağlı çekler var size uymaz.
-Yönetim kurulu karar verdi: artık çek imzalamıyoruz.

-Biliyorsunuz bizde ödemeler Cuma’ dan- Cuma’ ya yapılır.
-Doğrusu bu hafta sizi hiç beklemiyorduk.

-İnanın herkese ödeme yaptık, bir tek siz kaldınız.
-Ödemeleri ayın sonuna bıraktık.

-Valla bu hafta 30 bin liralık karşılıksız çek ödedik.
-Akreditiflerimizde virgül hatası varmış, henüz çözülemedi.

-Galiba faturalarınız muhasebeye henüz ulaşmamış.
-Faturalarınızda adres hataları var, onu bir düzeltinde öyle…

-Kasada para kalmamış. Haftaya gelin bir şeyler yaparız.
-Ödemeleri dönem sonrasına bıraktık.

-Bir yerden havale bekliyoruz. Gelsin öderiz.
-Siz gidin, çeki biz size kargo ile göndeririz.

-İnanmazsınız ama kasanın anahtarı evde kalmış.
-Bu hafta işler çok durgun, tahsilat yok...

-Aaa... Çek karnemiz kalmamış.
-Kimseye ödeme yapmadık ki size yapalım.

-Biraz sıkışığız da, ödemeyi haftaya yapalım.
-Patron biraz grip olmuş yatıyor.

-Arkadaşımız çekleri kiralık kasaya koymuş.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ÖZLÜ SÖZLER Dünyanın en zor şeyleri şunlardır: Sır tutmak, kusur bağışlamak ve başkalarının durumunu değerlendirmek…(CHİLLO)