Mehmet Ali Paşa’nın Osmanlı Devleti’ne Yunan isyanı döneminde çok büyük yararları olmuştu. Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa’nın donanması ile birlikte Mora’ya çıkarak burada ayaklanmış olan isyancıları bastırarak, bu bölgeyi isyancılardan geri almıştı.

Padişah II. Mah mut, Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’ya bu yardımlarının karşılığında kendisine şüphe ile bakıyor olsa da, göstermiş olduğu çaba ve gayretleri de takdir etmiştir. Fakat, Kavalalı Mehmet Ali Paşa ’nın, II. Mahmut ile aralarının bozulup isyan çıkmasında en büyük neden, Mısır valisinin yapmış olduğu yardımlar sonucu meydana gelecekti. Bunun yanında, Mehmet Ali Paşanın, Mısır’daki Vahhabi isyanlarının önüne geçip engelledikten sonra Mısır’da nüfuzunu ve etkisini artırması, Padişah II. Mahmut’un yanında bulunan devlet büyüklerinin de, Mehmet Ali Paşa’ya karşı olan düşmanlıkları ve kıskançlıkları da iki kişinin arasının açılmasına sebep olacaktı. Mehmet Ali Paşa’nın ayaklanmasının en büyük nedeni ise, Suriye yüzünden meydana gelmiştir. Yunan isyanı döneminde, Osmanlı İmparatorluğu tarafından yardıma çağırıldığı dönem kendisine yardımlarının karşılığı olarak, Suriye ve Girit valilikleri sözü verilmişti. Avrupalı devletlerin, Yunan ayaklanmasında Yunanlıların yanında olmasından dolayı yapmış olduğu müdahaleler sonucunda, Osmanlı ve Mısır donanmaları Navarin limanında saldırıya uğrayarak yakılmıştır. Mehmet Ali Paşa’dan istediği yardımı göremeyen Osmanlı Devleti, İbrahim Paşa’nın müttefikler ile anlaşarak, ordusunu Mora’dan padişahın haberi olmadan geri çekmesi, II. Mahmut’u oldukça kızdırmıştı. 1828-1829 Osmanlı-Rus savaşı döneminde de, Osmanlı Devletine hiçbir yardımı bulunmayan Mehmet Ali Paşa, II. Mahmut’u oldukça kızdırmıştı. Osmanlı-Rus savaşında alınan mağlubiyetin sorumlusu olarak Mehmet Ali Paşa görülmüştür. Bu savaş döneminde Mehmet Ali Paşa kendisi ve oğlu için ordu komutanlıklarını, padişahtan istemiş ama bu kabul edilmemişti. 1828-1829 Osmanlı-Rus savaşının sonunda imzalanan Edirne Antlaşması ardından, Osmanlı Devleti tarafından verileceği vaat edilen Girit, Trablus, Şam ve Suriye valiliklerini isteyen Mehmet Ali Paşa çok büyük tepki ile karşılanmıştı.

Yunan ayaklanması devam ederken Mehmet Ali Paşa, Girit valiliğinin yerine Osmanlı devletinden Suriye valiliğini istemiş ama bu isteği kabul edilmemişti. Mehmet Ali Paşa’nın Suriye’ye sahip olma isteği valiliğinin ilk dönemlerinde başlamış, bu niyeti ise Yunan isyanı döneminde iyice ortaya çıkmıştı Osmanlı hükümeti, Mehmet Ali Paşa’nın bu isteklerini kabul etmediği gibi kendisinden kurtulmak için karar vermişti. Mısır valisine, sadece Girit valiliği verildikten sonra, Mısır’da, bir ihtilal düzenlemek sureti ile bu sorunun çözümü kararlaştırılmıştı. Kendisi hakkında düzenlenecek olan bu plandan haberi olan Mehmet Ali Paşa, Suriye’yi kendi askeri gücü ile ele geçirmeye karar vermişti. Mısır valiliği döneminde Mısır’ı çok sert şekilde yöneten Mehmet Ali Paşa’nın bu yönetim şeklinden dolayı Mısır halkının bir kısmı buradan ayrılarak Suriye’ye sığınmak zorunda kalmıştı. Akka’da toplanan bu Mısır halkının iadesini, Akka valisi Cezzar Ahmet Paşa’dan istedi. Bu isteği kabul edilmeyince, oğlu İbrahim Paşa komutasındaki yirmi dört bin kişilik Mısır ordusu 1 Kasım 1831’de Suriye topraklarına girmeye başladı. İbrahim Paşa’nın ordusu Suriye’ye girdiği dönemde Suriye’de iç karışıklıklar bulunmakta idi. Mehmet Ali Paşa, Suriye halkının bu durumundan yararlanarak onları kışkırtmaya devam ediyor idi. İbrahim Paşa komutasındaki Mısır ordusu, Gazze, Yafa ve Kudüs’ü ele geçirdikten sonra, 27 Mayıs 1832’de Akka’yı da ele geçirmişti. İstanbul hükümeti, Mehmet Ali Paşaya askerlerini Suriye’den çekmesini söylemiş ise de, Mehmet Ali Paşa Suriye valiliğinin kendisine verilmesini tekrar talep etmiştir İbrahim Paşa kuvvetle risırası ile Şam, Halep, Humus ve Hama bölgelerini ele geçirdikten sonra, Osmanlı devletinin Mısır valisi olarak görevlendirdiği, Ağa Hüseyin Paşa kuvvetleri ile 29 Temmuz 1832’de Belen’de karşı karşıya geldi. Savaşın sonucu Osmanlı kuvvetleri açısından tam bir felaket oldu. Osmanlı ordusunun büyük kısmı imha edildikten sonra, Anadolu yolu Mehmet Ali Paşa’ya açılmış oldu. Belen savaşını kazanan Mehmet Ali Paşa, II. Mahmut’a müracaat ederek, kendisine Suriye valiliği verildiği takdirde askerlerini geri çekeceğini belirtmiştir. II. Mahmut bu teklifi reddetmiş ve İbrahim Paşa üzerine tekrar askeri kuvvet göndermişti. İbrahim Paşa kuvvetleri de bu sırada Konya civarına kadar gelmiş bulunuyordu. Eğitimli ve donanımlı Mısır kuvvetleri ile Konya civarında tekrar savaşan Osmanlı ordusu, bir defa daha çok ağır bir yenilgi almış ve ordu komutanı da esir düşmüş idi. 21 Aralık 1832’de yapılan Konya savaşı sırasında, Osmanlı ordusu otuz bin kişilik bir kayıp vermek durumunda kalmış ve İbrahim Paşa kuvvetlerine İstanbul yolu da açılmış olmakta idi. Mısır ordusunun bu hızlı başarıları ve de Osmanlı ordusunun çok zor durumda kalması, Avrupa devletlerini harekete geçirmiş ve Mehmet Ali Paşa meselesi bir nevi “Şark Meselesi” haline gelivermişti. Çünkü İbrahim Paşa, Konya zaferi sonrasında Adana, Urfa ve Maraş bölgelerini ele geçirmiş, esas kuvvetlerini ise Bursa civarına göndermişti. Artık Osmanlı saltanatının bir vali tarafından yıkılması söz konusu idi. Aşağıdaki ifade İngilizlerin Mısır’daki Başkonsolosu Mösyö Baker'in beyanıdır: “Mehmet Ali Paşa, şimdiye kadar gerçek amacını kısmen gizlediği, yüzündeki peçeyi, büsbütün attı. Amacının Sultan Mahmut’u tahtından indirip, onun yerine oğlunu geçirmek istediğini açıkça ilan etmiştir. İngiltere Mısır Başkonsolosu Baker.” Fiemanillah