On TV’de Orhan Kaplan ve Mehmet Çetinkaya’nın konuğu olan PTT-SEN Örgütlenmeden Sorumlu Genel Sekreteri Emin Bil, Taşeronluk sisteminin Türkiye’de kamu kurumlarında ve özel sektörde kalkması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Özel Haber  / Batuhan Ersek

 

On TV ekranlarında yayınlanan ve Orhan Kaplan ile Mehmet Çetinkaya’nın sunduğu Yeni Bakış Programı’na PTT-SEN Örgütlenmeden Sorumlu Genel Sekreteri Emin Bil konuk oldu. Program kapsamında sendikacılık konusu masaya yatırıldı. PTT-SEN’in kuruluş aşaması hakkında bilgi veren Emin Bil “Biz PTT’de taşeron olarak çalışmaktayız. PTT kamu kurumudur ve bunun içinde taşeronluk sistemi de mevcuttur. Bizler taşeron olarak çalışmaktayız. Bizim örgütlenmemiz taşeron olarak çalışanları kapsıyor. Diğer sendikalardan herhangi bir faaliyet veya bizimle ilgilenilmediği için PTT çalışanları olarak biz kendimiz bir sendika kurduk ve büyük bir başarı elde ettik. Taşeronluk sisteminin Türkiye’de kamu kurumlarında ve özel sektörde kalkması gerektiğini düşünüyorum. Hatta bu oldu geçmiş yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı doğrultusunda kamu kurum ve kuruluşlarında asıl iş yapan personeller eşit iş, eşit ücret kapsamında 2019 tarihinde bir milyon kişi kadroya alındı. Bu açıklama yapıldığında biz taşeronlar olarak çok sevindik. Bizleri de kadroya alacaklar diye düşündük. Memur ne iş yapıyorsa biz de aynısını yapıyoruz. Sözleşmeli personel ne iş yapıyorsa biz de aynısını yapıyoruz. Başından beri her şeyimiz aynı lakin ücretlendirme kısmına geldiğimizde ya da çalışma özlük haklarına geldiğimizde maalesef bunlar PTT’de taşeronlara verilmiyor. Asıl işi yapıyoruz ama asıl ücreti alamıyoruz. Bizim talebimiz şu: şirketler aradan çıksın, biz PTT’nin bünyesinde çalışalım, PTT bu şirketlere vermiş olduğu payı çalışanlara versin, kendi elemanı olsun ve eşitsizlik ortadan kalksın. Bize kadro gelmedi. Biz de PTT’de çalışan taşeronlar olarak haklarımızı aramak, kazanmak için bir arayış içine girdik. Biz sendika kurmadan önce başka bir sendikaya üyeydik. Geldiler anlattılar, anlattılar ancak beş sene boyunca hiçbir şey olmadı. Nasıl bir şey yapabiliriz diye arkadaşlarımızla tartıştık. Sonrasında sendika kuralım ve haklarımızı sendikal yoldan alalım dedik’’ ifadelerini kullandı.

“KADRO ÖNCE PTT’YE VERİLMELİ”

“Sendikayı kurduktan sonra büyük bir başarı elde ettik” diyen Bil, “Geçen yıl mart ve nisan ayında iki sendika kurduk. PTT-SEN ve taşımacılık kolunda PTT-Kargo Sen olarak iki sendikayı hayata geçirdik. PTT-SEN iletişim iş kolunda kurulduğu tarihten beş ay içinde biz toplu sözleşme sürecine girdik. Dört ay içerisinde büyük bir başarı elde ettik. Arkadaşlarımızın bize olan güveni bizi çok mutlu etti. Bizim herhangi bir gelirimiz yok, üyelerimizden de aidat almıyoruz. Biz bu şekilde başarıyı elde edebiliyor isek diğer sendikalar ve diğer konfederasyonlar daha başarılı olması gerek. PTT’deki postacılar, kargocular ve diğer arkadaşlarımız asıl işi yapan insanlar. Yani öncelikle kadroyu PTT’ye vermeniz gerekiyor. Biz bir milyon kişinin kadroya girdiği kamu kurumları içinde en önde olmamız gerekiyor. Çalışmalarımız devam ediyor, görüşmelerimiz oluyor’’ açıklamasını yaptı.

“PERSONEL EKSİKLİĞİ PTT’DE  SORUNLARA YOL AÇIYOR”

PTT’de yaşanan sorunlara değinen Emin Bil “Hem PTT’de bulunan personel eksikliği hem de yerelde bulunan nüfusun artışı sorunlara yol açıyor. Örneğin kentsel dönüşüm sonrası binalar değişiyor. Kargonun üstünde sitenin ismi yazıyor ama hangi blok olduğu yazmıyor. E bloka kadar giden siteler var. Arkadaşlarımız bunları dağıtırken sorun yaşıyor. Kentsel dönüşüm olduğunda on sokağı veya yirmi sokağı yıkıyorlar ve maalesef vatandaşlarımız yeni adreslerini güncellemiyor. Şehir nüfusu arttıkça, kentsel dönüşüm arttıkça personel eksikliği de o kadar hissediliyor. Bu sebepten dolayı iş yükü yoğun bir şekilde artıyor. Biz eskiden bir mahalleye giderdik. Şimdi iki mahalleye birden gidiyoruz. Çünkü nüfus arttı. Yeni mahalleler oluştu. Doğal olarak iş yükü artıyor. İş yükü artınca taşeronsanız bütün yük size kalıyor. Bazı apartmanlarda asansör yok. Postacı çıkacak, inecek. Başka yere geçecek. O şekilde kaç gönderiyi dağıtabilir? Eskiden herkes tek mahalleye gidiyordu ve herkes kendi mahallesinin sorumluluğundaydı. Kargo ve e ticaret geliştikçe talep de arttı. Doğal olarak PTT de kargo bölümünü kurmak zorunda kaldı ve personel ihtiyacı doğdu. PTT 180 yıllık bir kurum. 180 yıllık kurumda iş kolu her zaman iletişimdir ama taşeronluk sistemi geldiği zaman taşımacılık iletişim kolu çıktı. Aynı işi yapıyoruz, benimle aynı işi yapan insan iletişim kolunda ise sen taşeron taşımacılık koluna gidiyorsun. Taşımacılık kolundaki sayı Türkiye genelinde daha fazla. Doğal olarak da taşımacılık koluna göre daha çabuk örgütlenme ve daha çabuk sonuç elde edebiliyoruz. Arkadaşlarımızla konuştuk, mücadelemizi yapalım dedik. Bu, zaten PTT’nin içinde aranan bir şeydi ve biz bunu başardık. Taşeron arkadaşlarımızın desteği ile bunu Marmara, Doğu ve Doğu Karadeniz bölgesinde başladık. Yaklaşık iki bin kişinin toplu sözleşme hakkını elde etmiş olduk. Biz sorunları nasıl çözebiliriz, ailemize nasıl daha iyi bir refah sağlayabiliriz diye düşündük. Örneğin bir bankaya gidiyoruz, memur gidiyor istediği krediyi alabiliyor, sözleşmeli personel gidiyor istediği krediyi alabiliyor, taşeron gidiyor ama maalesef alamıyor. Bu bile bizim geleceğimizi engelleyen faktörlerden biri. Taşeronlara çok iş yükü biniyor. Gidiyoruz, kapılarını çalıyoruz, böyle bir sıkıntı var diyoruz. Bize sen bizimle muhatap değilsin, şirketle muhatapsın diyorlar. Hâlbuki işveren onlar. Nasıl oluyor bu? Biz yeni bir sendikayız. Herhangi bir bütçemiz şu an mevcut değil. Bizim kendimizin birliktelikle yapmış olduğumuz bir mücadele olduğundan dolayı web sitemizi henüz geliştiremedik. Ak Parti hükümetinin taşeronlara vermiş olduğu müjdeleri görüyorsunuz. Sendikal anlamda da yapmış olduğu faaliyetler gerçekten çok güzel. Önceden bir aylık, iki aylık ihale olan yerlerde sendikalaşma yapılamıyordu ama artık yapılabiliyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın çıkarmış olduğu kanunlar doğrultusunda bu seviyelere geldik. Biz Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Alinur Aktaş’tan bir talepte bulunduk. PTT’de memurlara verilen ve taşeronlara verilmeyen bir ücretsiz taşıma kartı var. Bu maalesef bizde yok. Bunun talebini ilettik. İnşallah bize yardımcı olacaklar diye düşünüyorum. Altı mesai yapan arkadaşlarımız var. Bu kendi cebinden gidiyor. Zaten cüzi miktarda maaş alıyor. Sendika kurulması bazı işyerlerinde kabul edilebiliyor hatta memnuniyetle karşılanabiliyor. Bazı kurumlarda olumsuz bakanlar da var. Kamuda durum biraz daha farklı. Kamuda PTT Genel Müdürlüğü bu konuda gerçekten esnek davranıyor’’ şeklinde konuştu.