Son aylarda, özellikle şu koronavirüs salgınıyla birlikte ortaya çıkan üç gelişme basında geniş yankı uyandırdı.

Yapay zekâ, robotların insanlığın geleceğine bir tehdit oluşturup oluşturmayacağı ve insanların mikro çiplenmesi

Dünyanın gelecek 5-10 yıl içinde neye benzeyeceği sorusu kafaları en çok meşgul eden konulardan biri.

Gerçekten de şu an için inanılmaz gibi gelen şeylerin çok yakında gerçek olacak olması çoğumuzu endişelendiriyor.

Medeniyetin çökeceği ileri sürülüyor örneğin.

Gelecek 30 yılda dünya nüfusunun yarısının işsiz kalacağı da…

Teknolojik gelişmeler sonucunda çok sayıda kişinin işini yitirecek olması son derece doğal!

Otomobil icat edilince nalbantlık mesleğinin sona ermesi gibi…

Gelişen her teknoloji oysa insan yaşamını daha da kolaylaştırmak için kullanılabilir.

Atomun parçalanması iyi yönde de kullanılabilir, kötü yönde de.

Bütün olay; ‘teknoloji işsizlik getirecek’ denerek, ona karşı çıkmak değil, tersine bunu destekleyip, sosyal politikalara daha çok eğilmek olmamalı mı amaç?

* * *

Bill Gates’in COVID-19 aşısı yoluyla insanlara mikroçip yerleştirmeyi planladığı iddiası ve benzer komplo teorileri bir yana gelişen teknolojinin yakın süreçte insanlara mikroçipler yerleştirerek, yapay zekâ ve robotlarla birçok işi halledeceği kesin.

Hem insanların mikroçipleşmesi kimilerini neden rahatsız eder, korkutur ki!

Çipli kimlik, ehliyet, banka kartlarını cebimizde taşımıyor muyuz zaten, işimizi kolaylaştırmıyor mu bunlar?

Cep yerine elimizde olacak çipler o kadar.

* * *

Gerçekten de teknolojinin gelişmesiyle daha çok insanın işsiz kalması, sefalete sürüklenmesi, zenginliğin toplumun daha da küçük bir kesiminin elinde daha çok birikmesi ve toplumsal çelişkilerin daha da keskinleşmesi, bir olgu, bir vakıadır.

Bu ayrı bir konu, teknolojiyi insan yararına kullanmak başka bir konudur.

Teknolojiden korkulmaz

Korkmamak gerek.

Herkes oturmuş, ‘robotların zararlarını’, insanlığın tehdit altında olup olmadığını tartışmakla meşgul.

Marx'a göre, toplumlar evrim geçirir, ilkelden başlayarak, köleci, feodal, kapitalist ve en son küresel sınıfsız topluma ulaşılmayacak mıdır?

Ve yine Marks’a göre her aşama bir öncekinden daha ilerici bir dönüşüm değil midir?

Kapitalizm sonrası küreselleşmeye bizim solcular neden karşıdırlar acaba?

Kafaları mı basmamaktadır?

Yoksa işlerine mi gelmemektedir!

* * *

Yapay zekâ insanları aşacak kuşkusuz, aştı bile.

Koşullar değişiyor ve bu değişime uyum sağlamak durumundayız.

Bilimdeki, teknolojideki her adım; sürekli yeni aletlere, yeni mesleklere, yeni yaşam öykülerine yol açar.

Ancak her gelişme; insanoğlunun uyarılarına karşı konulması güç korku merkezlerini gıdıklayacak sürekli.

Ya hesap makineleri çarpma yeteneğimizi yok ederse, ya uçaklar otobüs sektörünü öldürürse, ya robotlar işimizi elimizden alırsa, diye endişeleneceğiz sürekli.

Otomobil icat edilince nalbantlığın sona erdiğini biliyoruz çünkü.

Neyse ki insanoğlunun merak gücü, korkusunu yeniyor ve her seferinde bir adım, bir adım daha ileriye dünya gelişiyor.

Geleceğimizde teknoloji iyi ki var