WhatsApp’a karşı verdiğimiz tepkilerden az birazda olsa sonuç aldık. Bize doğru yolda olduğumuzu gösteren en iyi işaret bu oldu. WhatsApp 3 ay erteledi zoraki sözleşmeyi. Sanırım bu ertelemenin arkası da gelecektir. Bazı düzeltmeler yapacaklar ve bazı maddeleri sözleşmeden çıkaracaklar. Belki daha dolaylı anlatımlarla kendi istediklerinin bir kısmını da sözleşmeye yerleştireceklerdir. 
Olsun, yine de biz millet olarak bir kez daha ve tüm dünyaya birlik ve beraberliğimizi gösterdik. Bu öyle bir şey ki, milli meselelerde farklı politik ve siyasi görüşler bir kenara bırakıyor ve birlikte hareket ediyoruz. Bu birlikte hareket etmenin de sonucunu her zaman lehimize çevirebildiğimiz neticeler oluyor. 
Aşı Meselesi
Aşı ülkemizde uygulanmaya başlandı, başta cumhurbaşkanımız olmak üzere birçok siyasi önder ve bakan ilk aşılarını oldular. Böylece aşıya olan güven daha da arttı. Şimdi belirlenen program çerçevesinde aşı işlemleri devam ediyor. Aşı olmak için belirlenen programın ilk adımı sağlık çalışanları idi, peşi sıra 90 yaş üzeri vatandaşlar olacak, sonrasında yaş aralığı düşerek program devam edecektir. 
Aşı olmak isteyen kim olursa olsun randevu alması şarttır. Randevu için, telefon veya MHRS uygulaması üzerinde talep açılabiliyor. Böylece sıranızın size gelip gelmediği bilgisini de görebiliyorsunuz.
Çin firmasının ürettiği bu aşı Çin’de henüz üçüncü faz çalışması devam ettiği için izin alamamış olsa da başta Türkiye olmak üzere dışarda bazı ülkelerde kullanılmaya başlandı. İlk anda gelen veriler ve üçüncü faz sonuçları çok etkili olmadığını gösterse de Türkiye’deki faz çalışmalarında başarı oranı oldukça iyi çıkmıştı. Ancak etkinliğinin ortalaması yüzde 60 olarak görünüyor olsa da insanlarımız bu virüse karşı etkili olduğunu bildiği grip aşısı için bile kavga ediyorken, korona virüse karşı etkili olduğu kesin olan bir aşıyı küçümsemenin pek anlamı yok. 
Alman Bİontech firmasının ürettiği aşıya oranla etkinliği az olduğu gerçektir. Ancak klasik yöntemle üretildiği için yan etkileri konusunda pek az endişe duyabiliriz. Alman aşısı dünyada ilk kez denenen bir yöntem ile üretilmiştir. Zararlı olma özelliği yok edilmiş canlı virüs kullanıldığı için endişe miktarı nispeten fazladır. Çünkü canlı bir virüsün vücut içerisinde nasıl bir etki oluşturacağı kısa veya uzun vadede nasıl sonuçlar vereceği tam olarak kestirilememektedir. Gerçi kısa vadede olumlu sonuçlar verdiği üçüncü faza kadar gelmiş tüm aşamalarda görülmüştür. Şimdi en büyük endişe uzun vadede olumsuz bir etki gösterir mi? Emin olamıyoruz. 
Türkiye’nin kendi çalışmaları ise devam etmekle birlikte sanki biraz geç kalıyor gibiyiz. Yine de tahmin edildiği gibi nisan sonuna yetişirse ciddi bir aşı oranını kendi aşımız aracılığı ile olacağız. Gerçi planlanan zamana yetişmese bile Türkiye’nin mutlaka kendi aşısını üretmesi gerekiyor. Silah sanayiinde olduğu gibi tıbbi alanda da kendi yağımızda kavrulmalıyız. Hatta kendi ürettiğimiz ürünleri duyulan güven sebebi ile satmamız şimdiler de daha kolay olduğu için tıbbi ürünlerimize de güven duyulacak ve daha kolay satılacaktır. 
Ekonomi
Ekonomi alanında reformlara ihtiyaç var. Öyle ciddi reformlar yapılmalıdır ki yer yerinden oynamalıdır. Maliyede, şirketlerde, vergilerde ve daha birçok gelir ve gider kalemlerinde köklü değişiklikler gerekiyor. Ticaret yasaları yeniden yazılmalıdır. Şirketlerin vergi oranları, kuruluş işlemleri, ithalat ve ihracat vergileri, üretim, sanayii ve tarıma yönelik tüm işlemler yeniden değerlendirilmelidir. Kısa, orta ve uzun vadeli programlar yazılmalı ve uygulanmaya derhal başlanmalıdır. Bağımsız ekonomiye yönelik yöntemler geliştirilmelidir. Dünyaya üretim yapan ülke konumuna gelebilmek için gerekli tüm adımlar atılmalıdır. 
Ancak böyle bir reform için “aslan yürekli” yöneticiler olmalıdır aksi halde, ilk olumsuz anda yöneticiler yaptıkları reformların altında ezilirler.