Bursa’mızın güzelliklerindendir iki saat kulemizin oluşu: Tophane ve Yenişehir saat kuleleri kentimize büyük estetik, tarihi değer katıyorlar.

********************

Gazetecilikte bir ilke var; ‘’fikri takip’’. Yani bir konuyu dile getirmişseniz o konuya ilişkin gelişmeleri takip eder okurlarınıza aktarırsınız

Geçtiğimiz aylarda ‘’PVC’li Tophane Saat Kulesi’’ başlıklı bir köşe yazısı yazmış demiştim ki:

‘’On yıl kadar önce, restorasyon yapıyoruz diyerek;  hangi akla hizmetse, Sultan Abdülaziz döneminde 1876 yılında yaptırılan,   yıkılınca 1905’de kesme taştan tekrar inşa edilen; altı katlı; her katının cephesinde pencere bulunan; yangın gözetlemede de kullanılan; kentimizin hatıralar mekanı ve sembolü Tophane Saat Kulesi’nin 6'ncı katı PVC ile kaplanmıştı; oysa o kat da kesme taştandı.’’

İçimi acıtan ve bu tarihi turistik şehre hiç mi hiç yakışmayan bir acı haldi.

Sevinerek öğrendim ki; Bursa Büyükşehir Belediyesi’nce yürütülen restorasyon çalışmalarında PVC kalktı; Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni kutlarım.

Sevgili dostum Mehmet Tözün Bingöl Tophane Saat Kulesi’nin yeni halini gösteren iki fotoğraf eşliğinde beni bilgilendirdi sağ olsun.

 

SAAT KULELERİNE HAYRANIM

 

Dedem Hüsnü Ortaç’ın zincirli, kapaklı, Roma rakamlı gümüş köstekli saatini; ve her saat başında içinden kuşun çıkıp öttüğü ağaç işlemeli duvar saatimizi unutabilir miyim?

Ne vakit bir şehre gitsem, varsa, oranın saat kulesini mutlaka ziyaret ederim.

Bu ilgim babamın çocukluğumda beni önce Tophane Saat Kulesi’ne sonra da bir süre çalıştığı İzmir’de İzmir Saat Kulesi’ne götürmesiyle başladı.

25 metre yüksekliğinde; dört katlı; beyaz mermer ve kesme taştan yapılmış; dört çeşmeli, dört saatli kuleyi çok beğenmiş, heyecanla etrafında dolaşmış, çeşmeden avcumla kana kana su içmiş, değişik açılardan kuleye bakmış gözümü alamamıştım.

Konak Meydanı’ndaki İzmir Saat Kulesi, II. Abdülhamid'in tahta çıkışının 25. yıldönümünü kutlamak için 1901'de inşa edilmişti.

Saati boşuna beğenmemişim; meğer, Osmanlı döneminde inşa edilmiş saat kuleleri içinde özgün mimarisiyle en zarifi olarak kabul edilirmiş.

********************

Gördüğüm, beğendiğim başka saat kulelerini de yazayım:

Yenişehir Saat Kulesi, Adana Büyük Saat Kulesi, Bilecik Saat Kulesi, Çanakkale Saat Kulesi, İstanbul Dolmabahçe Saat Kulesi ve son olarak ziyaret ettiğim Samsun Vezirköprü Saat Kulesi.

Görmek istediğim saat kuleleri de var: Mudurnu Saat Kulesi, Çorum Saat Kulesi, Kastamonu Saat Kulesi, Tokat Saat Kulesi, Yozgat Saat Kulesi.

Tüm bu saat kuleleri hakkında çıkmış yazıları kitapları iştahla okumaya çalışıyorum.

 

Bakın aklıma geldi…

Orhan Pamuk’un senaryosundan 1991 yılında Ömer Kavur’un çektiği ‘’Gizli Yüz’’ filminde Kastamonu Saat Kulesi neredeyse başroldedir.

Yazının sonuna geldik madem, bir kitap önereyim: Sevgili okur; Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘’Saatleri Ayarlama Enstitüsü’’ romanını ne yap et, lütfen oku.

********************

Roma’daki katedrallerin saatlerinin üzerinde şu yazarmış: “Vulnerant omnes, ultima necat.’’; yani, “Her biri yaralar, sonuncusu öldürür’’.

Sonsuz zamanın ve sınırsız mekânın kıyıcığında, kısacık ömürler sürerken; şu yalan dünyada aşk dolu dostluk dolu saatleriniz olsun; olsun ki ömrünüz bir anlam edinsin.