Kentimize gelen her kim olursa olsun mutlaka Fevzi Çakmak Caddesi’ni takiben Heykel'e çıkar.

Bu güzergâh üzerinde en çok dikkati çeken ise Tophane yamaçlarıdır.
Şehrin kuruluşunu simgeleyen bu yamaçların üst kısımlarında uzun yıllar yaşam sürülmüş.
Orhan Gazi'nin Bursa'yı fethiyle birlikte kentin sınırları yamaçlardan ovaya doğru yayılmaya başlamıştır.
Daha sonraki yıllarda Tophane ismini alan bölge zamanla ilgisizlikten çirkin bir görüntü bürünmüştür.
Hatırlıyorum da dönemin Belediye Başkanı Erdem Saker, Tophane yamaçlarının gezilip görülmesi için gezi yolları yaptırmıştı.
Hatta turistlerin ilgisini çekmesi için Bursa Tarzanı lakaplı Ali Vurgun'a burada yer göstermişti.
Sonraki yıllarda bakımsızlıktan başıboş art niyetli insanların mekânları haline gelince buralara kimse gitmez oldu.
Önceki gün Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı'nın Tophane yamaçlarının Bursa'ya yakışmayan görünümünden kurtarmak için çalışma başlattığını öğrenince mutlu olduk.
Yamaçlarda birikmiş yığınlar halindeki atıkların toplanıp ardından otlardan temizlenmesine devam ediliyormuş.
Yanı sıra yamaçların sarp ve uçurup olan yerlerindeki çöplerin toplanabilmesi için belediye çalışanları halat yardımlarıyla temizleme çalışmalarını sürdürüyormuş.
Park Bahçeler Dairesi Başkanı Murat Uşun'a "Çalışmalar tamamlandığında Tophane yamaçları nasıl bir görünüme kavuşacak?" diye sordum.
Temizleme çalışmalarının ardından yamaçlara çeşitli bitkiler dikilip yeşillendirme işleminin ardından da mevcut yolların aydınlatılması yapılacağını aktardı.
Üst satırlarda aktardığımız gibi M.Ö. 200'lü yıllarda yaşam alanları olarak da kullanılan bölgenin korunması için Arkeolojik Sit Alanı kapsamına dâhil edilmiş.
Sanayiye doyan Bursa'nın sağlıklı bir gelecek adına tarihi kimliğiyle birlikte turizmin öne çıkarılmasını kentin yatırım hedefleri arasına koyan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın bu konudaki çalışmalarına şahit oluyoruz.
Nitekim de, geçmişteki belediye başkanlarının da hayali olan Hanlar Bölgesi'nin ortaya çıkarılması çalışmaları, Orduevi'nin başka bir yere taşınarak buraya Bey Sarayı'nın yapılması, Bursa surlarının ayağa kaldırılması, Osman Gazi ve Orhan Gazi'nin türbelerinin bulunduğu alan ile birlikte buradaki tarihi saat kulesinin restorasyonları gibi.
Yine Osmangazi Belediyesi'nin Hisar içinde kalan bölgeye arkeopark çalışmaları da takdire şayandır.
Kentin tarihi kimliğinin öne çıkarılması, yıllardır arzulanan yerli ve yabancı turistlerin Bursa'ya gelmesine sebep oluşturacaktır.
Bursa 1326 yılındaki fethinden, İstanbul'un 1453 yılındaki fethine kadar Osmanlı Devleti’ne fiili olarak başkentlik yapmış ulu bir şehirdir.
Dünyada turizm anlayışının değişerek ülkeler değil şehirlerarasında yarıştığı anlayışını tarihi kimliğimizle fırsata çevirmeliyiz.