İnsanlığın ilk çağlarından beri tarım; bitkisel, hayvansal, su ürünleri ve ormancılık faaliyetlerinin tamamını oluşturmaktadır.

İnsanoğlu, hayatını sürdürebilmek için tarım ürünleri ile beslenmek zorunda olup, bu sebeple tarım ürünleri vazgeçilmezdir.

İnsanların toprak ve hayvandan yararlanma süreci; toplayıcılık, av ve balıkçılık, ilkel usullerle ziraatçılık, geçim kaynaklı tarım, uzmanlaşma ve modern tarım süreçleri olarak daha da geliştirilerek günümüze kadar olagelmiştir.

Tarımın gittikçe modernleşmesi ile birlikte, devletler kurulmuş ve insanoğlu bu modernleşme süreci ile birlikte yerleşik düzene geçmiştir.

Tarım sektöründe oluşturulan sulama ve gübreleme faaliyetleriyle toprak daha verimli hale getirmek istenirken, yapılan eksik ve hatalı projeler sonucu günümüzde topraktan arzu edilen verimi ürün alınamamakla birlikte sağlıklı ürün elde ettiğimiz de söylenemez

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; modern çağ ile birlikte geliştirilmeye çalışılan tarım toprak analizleri yapılmadan uygulanan sulama, gübreleme ve modern makinelerin kullanımı ile birlikte toprak verimsiz hale getirilmiş ve bunlara bağlı olarak hormonlu sağlıksız ürünler yetiştirilmektedir.

20. Yüzyıl boyunca tarımda önemli değişiklikler yaşanmıştır. Makineleşme ile birlikte yapay gübre kullanımı, insan sağlığı başta olmak üzere suyun kirlenmesi başta olmak üzer, çevre ve toprağa büyük zararlar verilmiştir. 21. yüzyılda ortaya çıkan küresel ısınma ve anormal doğa olayları tarımda makineleşme ve yapay gübre kullanımı düşürmüştür.

Küresel güçlerin verimli Anadolu ve kolonileştirilen Dünya topraklarını verimsiz hale getirebilmek için yapay gübre olan " nitrat gübresi " topraklarımızda hala kullanılmaya devam edilmektedir.

Çeşitli terör örgütleri tarafından ülkemizin doğusunda asfalt altına yerleştirilerek patlatılan da bu gübreden yapılan "nitrat bombasıydı ".

En son Beyrut’taki patlama ile adını tekrar duyduğumuz nitrat bir başka ifadeyle topraklarımıza atılmış olan bomba niteliğindedir.

Bu ve benzeri gübrelerin kullanımı büyük ölçüde topraklarımızı öldürmektedir.

Anadolu topraklarımızı tekrar verimli hale getirmek için; Toprak analizleri sonrası genetiği ile oynanmış tohumlar ile değil öz tohum ve solucan gübresi basta olmak üzere hayvansal gübreleme ve toprak ve iklim yapısına uygun sulama sistemleri ile bir tohum ekip yedi başak almalıyız.

Artık özümüze aslımıza neslimize dönmeliyiz. Bizim özümüz bugün “köylü pazarı” diye tabir edilen şeydir.

 

Bugün tohumlar ile oynayan küresel zihniyetin gücünü pazar ve manav reyonlarındaki sebze ve meyvelerde görebilmek mümkündür. Hepsi hemen hemen aynı standart ölçülerde. Oysa köylü pazarı öyle mi? Hiç bir ürün diğeri ile aynı ebat ve büyüklükte değil. Bunun sebebi toprak, bulunduğu coğrafyaya bağlı olarak vermiş olduğu üründe aynı ölçüler birbiri ile eşit olamaz, bu tabiatın dengesine aykırı olur...

Bugün tohuma müdahale edenler yarın insan sağlığı ve vücut ölçüleri ile birlikte beynimize müdahale edeceklerdir.

Bundan kurtulmanın tek çaresi devlet ve millet olarak el ele verip özümüze sahip çıkmakla mümkün olunacaktır.