Şu sıcak Ağustos günlerinde bile çevremize baktığımızda; birçok kişinin kendini çaresiz, umutsuz ve mutsuz hissettiğini görebiliyoruz. Bu mutsuzluk hali sanki bulaşıcı bir hastalık gibi kişiden-kişiye yayılıyor ve toplumun koca bir mutsuzluk fotoğrafı olarak karşımıza çıkıyor.

Aslında bugünün yaşam koşullarının yarattığı bir olumsuzluk hali bu… Herkes daha fazla işi bir arada yapmak, işte-evde ve özel yaşamında her yerde olmak, dur-durak bilmeden çalışmak ve hayatını kazanmak istiyor. Bu bitmek tükenmek bilmeyen yaşam koşusu da zaman-zaman insanlarda kronik stres, düş kırıklığı ve kısır döngü yaratıyor ve o noktada da tükenmişlik duygusu ortaya çıkıyor.

Bir de bu olumsuzluklara; korona virüsü de ekleyince…

Ortaya daha karanlık bir tablo çıkıyor ister-istemez.

Kendilerini duygusal ve fiziksel anlamda yorgun ve bitkin hissettiğini belirten bu kategorideki bireyler; huzursuzluk, geceleri uyuyamama ve hiçbir şeyden zevk alamama gibi sıkıntılara dikkat çekiyorlar.

İş yaşamını da alt-üst eden bu sendrom, artık bir iş hastalığı bile sayılmaya başlandı. 2014 Yılında yapılan bir araştırmada; İngiltere’de çalışanların üçte birinin tükenmişlik sendromu nedeniyle iş yaşamlarını aksattığı ve sorunun tüm Avrupa’da yılda 77 milyar poundluk iş kaybına neden olduğu ortaya çıkmıştır.

Şu anda bir istatistik yapılsa… Çok daha kötü rakamlarla karşı karşıya kalabiliriz tabii ki…

                             SANATÇILAR VE SPORCULARDA DA VAR

Tükenmişlik sendromu ya da İngilizce yaygın tabiri ile burn-out; yanmak, yıkılmak, tükenmek, çökmek, iflas etmek veya zihinsel-duygusal olarak tümüyle yaşamdan kopma noktasına gelmek olarak yorumlanıyor.

İş yaşamında bu tür insanlara rastlama olasılığının giderek yükselmesi, sorunun ciddiyetini gösteriyor zaten…Zaman-zaman bu sendroma yakalanan futbolcu sayısının yüksekliği sonucu, başarısızlık yaşayan spor kulüplerinin bile tükenmişliğin zararını görmeye başladığı görülüyor.

Bursaspor’da bu kulüplere bir örnektir aslında..!

Tükenmişlik sendromu her alanda hakim…

Spora girmişken; 2017 yılında Gaziantepspor’un Çek futbolcusu Rajtoral’ın yine tükenmişlik sendromu sonucunda intihar ettiğine dair bazı belirtiler olduğu da, o dönemde gazetelere yansıyan bir başka ayrıntı olduğunu özellikle belirtmem gerekiyor.

Kısacası; kısır bir döngü yaratan tükenmişlik sendromu, sanatçılar ve sporcular da dahil olmak üzere iş dünyasının başına bela olmaya devam ediyor.

Sanatçılar bu süreçte üretemiyor, sporcular ise performanslarını üst düzeye taşıyamıyor. Psikiyatri uzmanları bu baş belasından kurtulmanın yolunu; karamsarlıktan uzaklaştıracak iyi bir tatil, acil mekan değişikliği, arkadaş ve dostlarla daha fazla görüşme olanağı yaratma ve duygusal anlamda yoğun sağlık tedavisi olarak gösteriyor.

Nereden nereye..?

                                 İŞ DÜNYASI DA SIKINTILI ARTIK

Oldukça fazla sıkıldığımız şu pandemi günlerinde; tükenmişlik sendromuna yakalanan birey sayısının da hiç de azımsanmayacak düzeyde olduğunu belirtiyor psikiyatri uzmanları…

Korona virüse yakalanma riski de yaratıyor tükenmişlik sendromunu…Bir deprem ülkesi olan Türkiye’de olası bir depreme yakalanmak da cabası…

Artık her şey birbirini tetikleyecek düzeye doğru gidiyor.

Ne olacak bu işin sonu..?

Her yanımız bir başka sendrom ile kaplandı gitti işte…

Bakın…Döviz kurlarındaki anormal artışlar, iş yaşamındaki bir başka sendromu işaret ediyor.

Dedik ya…Sıkıntılı bir süreçteyiz.

Bu süreçten çıkış şart ama bunu yaratmak çok zor galiba…

İyimser olmak, pozitif şeyler düşünmek veya polyannacılık oynamak çözmüyor bu sorunları kökünden…Verilen öneriler, doktor tavsiyeleri veya uzman görüşleri “iyi ve hoş şeyler” söylüyor ama gerçek hayat bunun tam tersi modunda işliyor.

Ve bunca çelişkiler yumağı içinde…

Birçok vatandaşımız “ne yapacağını bilmez halde” bilmediği bir yolculuğa çıkıyor.

Tükenmişlik yolculuğuna…

ÖZLÜ SÖZLER: İnsanların yüzüne iyi bakın. Acısı çok olanın, gülüşü güzel olur. (DOSTOYEVSKİ)