Avrupa'nın ünlü sanat merkezilerinden birinde, çocuğun biri, vitrinde çokhoş bir tablo görür.

Tablonun bedeli oldukça yüksektir.

Çocuk bu tabloyu bir sonraki yıl abisinin doğum gününe almak ister.

Ama bu tabloyu alacak parası yoktur.

Düşünür, taşınır…

Harçlıklarından da biriktirerek alamayacağını bilmektedir.

Çalışıp, para biriktirmeye karar verir…

Bir iş bulup, kıtkanaat da geçinerek biriktirdiği tüm para ile mağazaya yeniden gider.
Şanslıdır, tablo hala satılmamış, orada durmaktadır.

İçeri girer, tabloyu bir süre yakındanizledikten sonra resmi yapan sanatçıyı bulur ve "Abimin doğum günü için buresmi satın almak istiyorum, ama tüm param da bu kadar" der.

Ressam bir süre düşündükten sonra resmi paketler ve çocuğa satar. Çocukpaketini alır ve teşekkür ederek sevinçle çıkar.

Mağazada adamın arkadaşları davardır ve bütün bu satış olayına tanık olmuşlardır.
Çocuk tabloyu alıp gittikten sonra şaşkın şaşkın ressama sorar arkadaşları:

"Sen ne yaptın üstat, o resmin değeri milyonlar
ederdi. Neden bu kadar düşük bir rakama sattın?
"
Ressam yanıt verir:

"Evet, ben bu resme milyonlarını verecek bir sürü insan
bulabilirdim, ancak tüm servetini bu resme verebilecek kaç kişi
bulabilirdim ki
?..."
Sözün Özü: Günümüzde insanlar her şeyin fiyatını biliyor, fakat hiç bir şeyin değerini bilmiyorlar.