1. Dönem Temmuz Ayı İçindeki Askeri Harekat: Rus ordusu Tuna Nehrini geçtikten sonra bir merkezde toplanmış olma vaziyetlerinden istifade etmeyerek aksine yelpaze gibi açılarak kuvvetlerini dağıttılar.

Şüphesiz Tuna geçilirken ve geçil dikten sonra Osmanlı ordularının hiçbir darbesine maruz kalmadıklarından artık Osmanlıları yok sayacak raddeye gelmişlerdi. Abdülkerim Paşanın inatla, yavaş yavaş davranma durumundan cesaret alarak sanki mağlup ettikleri bir ordunun takibinden ve büyük bir arazinin istilasından başka vazifeleri kalmamış gibi çılgıncasına ileri atıldılar. Osmanlı ordularını mağlup etmeden Balkanlar üzerine yürüyebilmek ve bu yürüyüş harekatını gizlemek için Rus ordusu üç guruba taksim oldu. Sol cenah ordusu Çareviç ordusu 12. ve 13. Kolordulardan teşkil olundu.

Bu ordu ayrıca 11. Kol ordu ile hemen takviye olundu. Bu takviyeli Çareviç Kolordusu Abdülkerim Paşa komutasındaki orduyla, Kale-i Erbaa kuvvetlerine karşı harekata geçecekti. SAĞ CENAH GURUBU: General Krudener kolordusu, Niğbolu’yu ve Vidsuyu hattını Plevne öte sine kadar işgal ederek Osman Paşa ordusuna karşı cephe açacaktı.

 MERKEZ GURUBU:

 Bu gurup da Balkanları tazyik altında tutmakla vazifelendirildi. Genel karargâh ise 7. kol ordudan müteşekkildi.

 TENKİTLERİM:

 Esasında Ruslar, Osmanlı orduları karşısında bir arada olmayan kuvvetlerini yüzlerce kilo metre lik mesafe üzerinde birbirinden ayırmakla büsbütün zafiyetlerini arttırıyorlardı. Hele hayali olan Osmanlı ordularına ehemmiyet vermeden İstanbul’a yürümek planlarını değiştirmeden devam ediyorlardı.

 Fakat nerede faal bir Osmanlı ordusu ? Bunların yaptığı bu çok büyük hatayı fark edip bir saldı rıyla parça parça edip Tuna nehrine döksün! Ama Abdülkerim Paşa hala hareketsiz! Heyhat ! Ruslar için yapmaları lazım gelen iş: Tuna geçildikten sonra en makbul hareket, Osman Paşa ordusuna karşı yeterli bir kuvvet sevk ederek geri kalan bütün kuvvetlerini Abdülkerim Paşa ordusunu yakalayıp mağlup etmek için Doğuya doğru cephesini değiştirmesiydi. Bu arada Rusçuk gözlenmeli ve de kuşatılmalı idi.

   MERKEZ GURUBUNUN HAREKATI İDARESİ

 General Gurko :

 General Gurko merkez gurubunun ilerlemesi için yolu açmak üzere yepyeni bir karma askerden müteşekkil öncü kolordusu meydana getirdi. Bu öncü kolordu, altı taburu Bulgar köylülerinden ol mak üzere 10 tabur piyade, 31 bölük süvari, 5 batarya ve bir kazmacı müfrezeden meydana gel miş mevcudu da, tahminen 10 bin askerden ibaretti. Bu büyük sayılabilecek müfreze aynı zaman da, hem askeri ve hem fenni hem de siyasi vazife yapmaya memur edilmişti. Balkan geçitlerini keşfedecek hem de açacak, geriden gelecek ordunun nakliye işlerini kolaylaştıracak, yolları tamir edecek, kalabalık suvari birliklerini Balkanların Güney taraflarına saldırtarak, Osmanlı ihtiyat askerlik teşkilatının harekatlarını tesirsiz hale getirirken, Rumeli de bulunan hıristiyanları tahrik edip, onları ihtilal çıkarmaya teşvik etmek gibi vazifeler de yüklenmişlerdi. 7 Temmuz da; Tırnova’ya geldikten sonra ayın 12. gününde öncü kolordusu buradan hareket etti. Evvelce Balkan geçitlerinden ancak Şipka’nın Osmanlılar tarafından iyi bir şekilde korunduğu bilinirken diğer geçitlerin de, korumasız olduğu malumdu. Bilinen bu sebepler hasebiyle General Gurko, Şipka’yı alabilmek için Hayinköy geçidinden sıyrılıp Tunca vadisine ilerleyerek Kızanlık’ı tutturup, oradan Şıpka üzerine Güney tarafından taarruz etmeye karar verdi. Bu esnada 8. Kolordunun da, geride kalan kısmı Gabrova’dan gelerek Kuzeyden taarruz edecekti. Taarruzun bu suretle, birlikte 17 Temmuz’da yapılması kararlaştırıldı. General Gurko; kararlaştırılan günde taarruz etmeye yetişemedi. Yürüyüş yanlış hesap edilmişti. Dağ yollarının zor geçit vermesi, Tunca Vadisinde Osmanlı müfrezeleri ile yaptığı çatışmalardan dolayı harekatı çok aksadı ve sonunda ayın 17. gününün akşamında Şıpka Köyünün güney cihetine gelebildi. Bu sırada 8. kolordunun bir alayı Rus genel karargahı tarafından verilen emir üzerine Temmuz un 17. gününün sabahında kuzey yönünden Şıpka Boğazına taarruza geçmişti. Halbuki kuzey de olan bitenden, güneydeki Gurko’nun haberi yoktu, olsaydı da Gurko daha henüz Şıpkaya gelememişti ki; hep birden taarruz edilebilsin. Kuzeyden saldıran müfreze o gün yaptığı savaşta mağlup olup, Gabrova’ya ricat etti. Ertesi gün Gurko, güneyden taaruza geçti. O da mağlup oldu ve Şıpkaya çekildi. Her iki kuvvetin irtibatı muhafaza edememekten ve harekat beraberliğini becerememelerinden dolayı, Rusların vaziyeti çok sarsılmıştı. Bu sırada Gurko kolunun gerilerinde Rauf Paşa kumandasında 12 tabur kadar bir kuvvet toplanmakta olduğundan, Gurko’nun vaziyeti de tehlikeli bir hal alıyordu. Fakat güney ve kuzeyden şiddetli tazyik altında bulunan Hulusi Pa şa kumandasındaki Şıpka muhafızları büyük bir cesaretle yaptıkları savunmadan , yiyeceklerinin çoktan bitmiş olmasından dolayı ayın 18. ve 19. gecesi Hulusi Paşanın emriyle ricata mecbur kaldılar. Kızanlık yolu Gurko kuvvetleri tarafından tutulu olduğundan, batı istikametinde ricat mecburi bir hal almıştı. Hulusi Paşa bu durumu taktir ettiğinden dağların arasından Filibe istika metine çekilip, toplanma yerinin Filibe olduğunu emretti. Bu orada da general Gurko’ya şu oyunu oynadı: Hulusi Paşa birliklerine ricat emri vermeden evvel Gurko’ya gönderdiği bir heyetle kendisine teslim olacaklarını, şartları tespit için gönderdiği heyete verdiği talimatta 19/Temmuz sabahı teslim olacağını bildirmelerini istedi. Gurko 19 Temmuz sabahı kendisine teslim olacakları beklerken, Hulusi Paşa ve kuvvetleri zahmetsiz ve takipsiz olarak ricata muvaffak oldular. Öte yandan, 17  Temmuz da kuzey müfrezesi Osmanlılara mağlup olduğunu, ricat ettiğini ve elan Gurko’nun taarruzundan bir eser görülmediğini Rus genel karargahına bildirmişti. Genel karargah ise, Gurko’nun mutlaka taarruz edeceğinden, kuzey müfrezesinin de mutlaka 19/Tem muz sabahı taarruza geçmesini şiddetli bir tarzla emretmişti. 19/Temmuz sabahı kuzey müfrezesi taarruzunda, Osmanlı mevzilerinin boş olduğunu gördü. Ay nı zaman da, General Gurko da, aldatıldığını anladı. Fakat kendisine düşen vazifeyi de yerine getirdi. Gurko; Şıpka geçidi muhafızlığını 8. Kolorduya bırakarak güney istikametinde hareketine devam etti. Suvarileri telgraf hatlarını ve Yeni Zağra’nın güney ve Filibenin doğusundaki tren hatlarını tahrip etti. Ancak Osmanlı kuvvetlerinin üstünlüğü karşısında geri çekilmeye mecbur oldu. Bu arada da, Gurko 8. Kolordunun bir tugayı ile takviye edilerek Hayinköy, Kızanlık ve Eski Zağ ra üzerinden hareket eden üç kol ile Yeni Zağra istikametinde yürüyüşe geçti. Bu esnada Süleyman Paşa, Karadağ’dan getirilmiş bulunan ordu ile Karapınar’a gelmişti. Yeni Zağra’ da bekleyen Rauf Paşa ve Filibe’de toplanan Hulusi Paşa ile haberleşerek beraberce Eski Zağra üzerine birlikte hücum etmeyi kararlaştırdılar. Aynı zamanda Gurko da doğuya doğru Yeni Zağra’ya doğru hücuma geçiyordu. Her iki tarafta birbiri hakkında son malumatları alamamış olduğundan mey dana tesadüfi savaşlarda Ruslara daima üstün geldik. 31/Temmuz da vukuu bulan savaşta Gurko, etrafının kuşatıldığını görünce ve Plevne’de de, Rus ordusunun mağlubiyetini haber aldığından ricat’a karar verdi. Ağustos ayının ilk günü Hayinköy geçidini geçerek Tırnova’ya geri döndü. Burada yani Tırnova’da General Gurko’nun Kolordusu lağvedildi. Fiemanillah. (devam edecek)