Sanayileşmeyi oluşturanunsurların başında sermaye birikimi ve ücretli emek gelir ortadoğu toplumlarında bunlar yoktur. Batıda Reform ve Rönesans hareketleri, Haçlı Seferleri, coğrafi keşifler, yeni icatlar, sömürgecilik ve beraberinde taşıdığı Merkantilizm sermayenin önünü açmıştır.

Parvus’a göre “Osmanlı’nın çöküşü, kültürel, dini ve siyasi faktörlerden ziyade Osmanlı ekonomisinin kötü gidişatı ile ilgilidir.Parvus, tek borçlu olan devletin Türkiye olmadığını, Avrupa devletlerinin de borçlarının olduğunu belirtir ancak borç verenler yerli banka ve sermayedarlardır. Osmanlı da ise, Devlete borç verenlerin hemen hemen hepsi dış banka ve ecnebi bankerlerdir. Avrupa, Türkiye’ye borç parayı: faiz almak, ve ülkeyi siyaseten kontrol için vermektedir.Osmanlı-Türkiye halkı üretememekte, yeterli birikim sağlayamayıp, dışarıya sürekli borçlanmaktaydı yani durum bugünde 100 yıl öncekinin aynıdır.

İtalya'da otomotiv ve makina sanayisinin doğuşu, her evde dikiş makinasının bir parçasını üreten atölyeler ile ortaya çıkmıştı. Buradan yürüyen mekanik bilgi birikimi ile zamanla İtalyaAvrupa'nın dikiş makinesi imalatçısı ülkesi haline gelmekle kalmayıp aynı mekanik birikim otomotiv sanayiinde de uygulandı. 1874'te dikiş makinası üreten Prinetti Stucchi şirketi, daha sonra bisiklet ve otomobil de üretecekti. Bu şekilde insanlar iş olanağı bulurken ülke uçtuFarklı evlerde evin aile bireyleri sadece bir malzemeyi üretiyorlardı. Bu hem atölye üzerindeki yükü azaltıyor hem işyeri sahibine alandan tasarruf sağlıyor hem de kişiler, yaptıkları parça başı maldan para kazanıyordu. İtalya, bu sistemi otomobilde de uygulamaya devam etti. Bu sadece bir tek markadan ibaret değil örnek çok fazla. Hatta neredeyse tüm İtalyan sanayisi bu şekilde işliyordu. Borletti de böyleydi. Birçok otomotiv firması da. İtalyan sanayisi, Alman sanayisinin aksine masif bir alanda yekpare tesisle yürümedi. Ev atölyeleri ile gelişti. İtalya, zamanla otomobil, tank, uçak istediği her şeyi üretecekti. İtalyan sanayisi büyüyünce yüzyılın sonundan itibaren 1900'lerin başlarında Kuzey İtalya'da dev fabrikalar kurulmaya başlanacaktı. Bir markaya parça üreten biri, sonra kendi Ferrari markasını geliştirebiliyordu.

Türkiye, Japonya ile aynı dönemde sanayileşme hamlesini başlattığı halde ne oldu? Japonya’nın sanayileşmesi de Avrupa’ya öğrenci göndermekle başlamış ve taklit stratejisine dayanmıştır. Japon otomotiv sanayisinin de gelişiminde bir çok evde üretilen bisiklet parçaları ile gelinen ustalık ve birikim, zamanla motorlu bisiklet, motosiklet ve otomobile de uygulandı. Oysa Avrupa bisikletlerini alıp bozulan ve kırılan parçaları yapmakla başlamışlardı. İş büyüdü. Yüzyılın sonlarına doğru uzanan en az yetmiş yıllık bir birikim sonucunda günümüzde bir Japon otomotiv sektöründen söz edebiliyoruz. Üstelik Japonya’nın Avrupalılar’ın tersine doğru dürüst doğal kaynağı da yoktu. Bu volkanik ülkede demir de kömür de çok fakirdi. Ama ürettiler.