Ülkemizin içinde bulunduğu durum, yaşanan zor günler, yeni siyasi oluşumlar için zemin hazırlıyor.

Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ın partilerinden bahsediyorum.

Bilindiği üzere, Davutoğlu'nun 'Gelecek Partisi' geçen aralık ayında kuruldu. Teşkilatlanma çalışmaları sürüyor.

Ali Babacan da üç kez ertelediği partisini nihayet kuruyor, öncesinde 9-10-11 Mart günlerinde başkentte bir toplantı yapacak ve akabinde de partisinin kuruluşunu gerçekleştirecek.

Peki bu partilerin Türkiye siyasetinde nasıl bir etkisi olur?         

Açıkçası çok fazla bir etki yapacaklarına inanmıyorum.

AK Parti'den devşirecekleri oy oranı, belli bir noktaya gelmelerine yetmez.

Konuştuğum deneyimli siyasetçiler, özellikle Ahmet Davutoğlu'nun partisinin ilgi görmeyeceğine inanıyorlar, ki toplum nezdindeki izlenim de o yönde. Dağ fare doğurdu görüşü hakim.

Ali Babacan'ın ise Avrupa ve ABD'de içinde bulunduğu güçlü finans camialarından destek alacağı, Davutoğlu'na kıyasla daha başarılı olacağı öngörülmekte. Başarılı derken, az bir farkla yani. Anketlerde çıkan sonuçlar da, her iki parti için de yüzde bir bile değil.

Babacan geçenlerde 30 farklı üniversitenin öğrencileriyle buluştu. İlk PR çalışmasını yaptı. Görülen o ki; akademik bir yapı içerecek. Halka uzak, mesafeli bir görüntü çiziyor.

Bursa'da 'Gelecek Partisi'nin il başkanı ocak ayında atandı. AK Parti'den ayrılan eski ilçe başkanı, Gelecek'te il başkanı oldu. Bugünlerde Fomara'da kiralanan parti binasının donanımı yapılıyor. Yönetimin de oluşturulan isim havuzundan seçileceğinden bahsediliyordu ki, sonrasında sosyal medyadan yapılan duyuruyla partiye katılmak isteyenler arandı. Demek ki eldekiler yeterli nitelikte görülmedi.

Babacan'ın parti çalışmasında Bursa ayağını, UÜ'den bir akademisyenin yürüttüğü söyleniyor.

Değişik zamanlarda Bursa'da birkaç toplantı gerçekleştirerek, farklı kesimlerle istişareler yaptıkları ve il başkanı olacak ismi aradıkları bilgisi var.

Her iki parti için de beslenen tek umut esasında, ne kadar oy alacakları değil, iktidar partisine ne oranda kayıp yaşatacakları.

Bu da siyasi dengelerin değişimi için önemli olacak.

Aynı çizgide olup da, ayrı parti kurmalarının altında yatan temel strateji de bu olsa gerek.

Hedefe ulaşırlarsa ya birleşirler ya da tabela partisi olarak siyasi yaşamlarına devam ederler.

**********

 

Keles uluslar arası açılım yapacak

Keles Belediye Başkanı Mehmet Keskin'i ziyaret ettik geçen hafta.

Sohbetimizde ilçenin değerleri, potansiyeli, yerel kültürü üzerine konuştuk.

Kırsal turizm hamlesi üzerine projeler geliştirmişler.

Bunun için muhteşem doğası ve kaliteli tarım ürünleri yeter tek başına.

Orhan Gazi ve Nilüfer Hatun'un düğününe mekan olan Kocayayla, lezzetli kirazı ve çileği kırsal kalkınma için önemli unsurlar.

Açık söylemek gerekirse, sıkıntılar da yok değil.

Henüz ilçenin yolu bile rantabl hale gelmemiş. Başkan, bu sıkıntının yakında giderileceğini belirtiyor.

Dönüşte Kocayayla'ya da uğradık. Orası da fazla değişmemiş, eski haliyle duruyor. Proje uygulandığında değişecek anlaşılan.

Kocayayla'da proje kapsamında at biniciliği, ok atıcılığı, yöresel yemekler, ATV turları planlanmış. Kocasu'nun üzerinde rafting de var.

Bu yaz aylarına yetişeceğini söylüyor başkan.

Hazırlanan projenin İngiltere'de tanıtılacağını ve yaz aylarında Avrupa'dan turist çekeceklerini ifade etmekte. Uluslar arası açılım yapacaklar yani.

Uludağ İhracatçı Birlikleri ile ortaklaşa geliştirdikleri proje ile kiraz ihracatını da artırmayı hedefliyorlar.

Kiraz kakı (kurusu), ayrıca kiraz, çilek, vişne çikolatası yapıp pazarlamak da planları arasında. Bu meyveli çikolata işi tutar.

Neden olmasın? Fransa'da küçük bir yerde görmüştüm, kırmızı acı biberden çikolata ve envai çeşit ürün yapıp satıyorlardı. 

İstanbul Keles'e 2 saat uzaklıkta diyen başkan, bu yakınlığı da pazarlama stratejisi olarak kullanmayı düşünüyor.

Mehmet Keskin, göreve seçildiğinde Keles halkına verdiği kırsal turizm gelişimi sözünü tutmak için çaba göstermekte.

Hazırlanan projelerin de belediyeye gelir getirmesini arzu etmekte.

Dileriz istediği gibi olur. Çünkü dağ yöremiz, yıllar yılı ihmal edilen, çok fazla önemsenmeyen bir bölge olarak, hizmetin en iyisini hak ediyor.

**********

Günün Sözü

“Bir toplum gerçeklerden

ne kadar uzaklaşırsa,

gerçeği söyleyenlerden

o kadar nefret eder.”

 

George Orwell