Dedem, babam ve ben; ailem, üç kuşak boyuncaCumhuriyet gazetesi almıştır. Cumhuriyet,KuvayiMilliye’nin gazetesiydi, adını Atatürk koymuştu.

Uğur Mumcu Cumhuriyetin,Atatürkçülerin, yurtseverlerin, emekten yana olanların, Anadolu aydınlanmacılarının yazarıydı.

Zamanla kütüphanemizin raflarında Mumcu’nun bütün kitapları yer aldı: Sakıncalı Piyade, Çıkmaz Sokak,  Rabıta, Silah Kaçakçılığı ve Terör, Kürt Dosyası ve diğerleri.

Daima belgeye, somut bilgiye dayanarak;mizahın da eşlik ettiği, yalın,  çarpıcı bir üslupla yazardı Mumcu.

Mumcu’yu okurken asla kuşkuya düşmezdiniz; dürüsttü, güvenilirdi.

Bazı insanlar bir kavrama dönüşürler tıpkı Uğur Mumcu gibi.

Uğur Mumcu denince gazetecilik, gazetecilik denince Uğur Mumcu anlaşılır.

 

YILDIRIM’IN VEFASI

Uğur Mumcu’nun katledilişinin 27. yılında,24 Ocak’ta;CHP Yıldırım İlçe Başkanlığı 68 kuşağının simge isimlerinden Hacı Tonak’ın ve benim katılımımla Uğur Mumcu’yu anma etkinliği düzenledi.

Yıldırım İlçe Başkanı Nihat Yeşiltaş’ıcanı gönülden kutluyorum Mumcu’ya olan vefası için.

 

Bursa Hakimiyet’te ve AS TV’de birlikte çalıştığımız Hacı Tonak’ı görmek onur dolu birmutluluktu.

Toplantıya ilgi büyüktü. CHP’li dostlarımla, okurlarımla buluşup sohbet etmekle moral kazandım.

Bu arada; değerli okurum, CHP Yıldırım Belediye Meclis Üyesi İsmail Tekin; incelik gösterip, bana Mehmet Ali Öz’ün yazdığı ‘’Atatürk’ün Soy Kütüğü’’ kitabını armağan etti; sağ olsun, var olsun.

EMEĞİN MEDYASI

Şehitlerimiz gazilerimiz için saygı duruşunda bulunduktan sonra İstiklal Marşı’nı okuduk. Yeşiltaş’ın yönettiği panelinöncesinde;Nebil Özgentürk’ün hazırladığı,‘’Bir Yudum İnsan’’ belgeselinde,Uğur Mumcu’yu izlerken gözyaşlarımı zor tuttum.

Nihat Yeşiltaş,duygu dolu bir tonla, Mumcu’nun 1975’te kaleme aldığı ‘Sesleniş’i okudu.Mumcu,‘’Unutma bizi’’ diye halkına sesleniyordu.

Bende sözlerime Mumcu’ya seslenerek başladım: ‘’Uğur Abi; affet bizi.’’

Çünkü…

SHP hükümetin ortağıydı.Uğur Mumcu hedefti; göz göre göre öldürüldü;onu koruyamadık.

Dönemin Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü, ‘’cinayeti çözmek namus borcudur’’ demişti; o namus borcu halen devam ediyor.

 

CHP’li dostlarıma Mumcu’nun sosyalist kimliğini anımsattım ve CHP’nin kapitalizme eleştiri getirmediğini vurguladım.Oysa,KuvayiMilliye’nin partisiCHP, emperyalizme karşı kazanılmış bağımsızlık savaşının mirasını taşıyordu.

Ve anti kapitalist olmadan anti emperyalist olmak mümkün müydü?

 

Hani geçenlerde;“dünyanın en zengin 2153 kişisinin elinde bulunan servetin, 4,6 milyar kişinin toplam servetinden fazla olduğu” haberi vardı ya; bu acı duruma ses çıkarılmaması için o 4,6 milyarın uyutulması gerekiyordu.Ve aslında büyük bölümüyle medya bu işe yarıyordu, koca bir uyku tulumu olarak.

Dostlarıma, Yeni Marmara’yı ayrı tutarak;‘’bir işçi şehrinde Bursa’da; iş adamlarının gazetesi var ama emekçilerin gazetesi yok’’ dedim. Uğur Mumcu’yu anmanın en güzel yolu Bursa’da emeğin medyasını kurabilmek değil midir?

 

Yetkim olsa; bütün CHP ilçe başkanlıklarında Uğur Mumcu kütüphanesi oluşturur; üyelere Uğur Mumcu eğitimini şart koşarım.

Mumcu’yu okumadan bu günü anlamak ve geleceği kazanmak mümkün mü.

 

GAZETECİLİK

Gerçeğe sadakat mesleğidir, merakın mesleğidir, soru sormanın mesleğidir gazetecilik.

Akıl gördürür, vicdan kabul etmez, cesaret yazdır; gazetecilik cesaretin mesleğidir.Uğur Mumcu bunların toplamıydı.

 

Etkinlikten umutla ayrıldım.

Siyaset umudu örgütlemektir; yazı umudun alfabesinden alır harflerini.

 

CHP Yıldırım İlçe Yönetiminden;nazik, genç kardeşim Osman Akyürek bizi aracıyla eve bırakırken radyoda Elazığ depremini duyduk içimiz cız etti.

Hiç gecikmeden depreme karşı önlem almalıyız, insan hayatından daha değerli ne var. Deprem öldürmez bina öldürür çünkü.