Ülkemizde faaliyet gösteren 13 ihracatçı birliği arasında en önemlilerinden biri olan Uludağ İhracatçı Birlikleri, yine bölge ihracatının lokomotifi olmaya devam ediyor.

2019 Yılında 180 milyar 468 milyon dolar olan Türkiye ihracatının 31 milyar 741 milyon dolarını gerçekleştirerek yüzde 17,5 oranında pay elde eden UİB, ülkemizin en fazla ihracat yapan 2.İhracatçı Birliği unvanını da kazandı.

Bu büyük başarıyı alkışlarla karşılamamak mümkün mü..?

Ama ne yazık ki bu önemli ve başarılı birliğin etkinlikleri, son dönemlerde kamuoyuna yeterince yansımıyor. Yakın geçmişte; aylık ihracat performanslarını değerlendiren aylık canlı basın toplantıları yapan ve ekonomi gazetecileri için vazgeçilemez bir haber kaynağı olan UİB, son 4-5 yıldır Bursa kamuoyuna sadece basın bültenleri ile haber akışı sağlıyor.

Bu bilgi eksikliğini fazlaca yaşayan bir ekonomi gazetecisi-yazarı olarak; “Sezarı’ın hakkını Sezar’a veriyorum” ve UİB’yi bu yetersiz bilgi akışı konusunda hem eleştiriyorum, hem de yaptığı pozitif ihracat geliştirme çalışmaları nedeniyle kutluyorum.

Geçtiğimiz hafta oldukça önemli bir panele ev sahipliği yapan UİB içindeki 5 birlikten biri olan Uludağ Yaş Sebze ve Meyve İhracatçıları Birliği(UYMSİB), ülkemizin önemli ihracat kalemlerinden biri olmaya aday bir tarım ürünü olan Yaban Mersini (Maviyemiş) konusunu bir toplantı ile gündeme taşıdı.

İngilizce adı Blueberry olan ve dünyada çok fazla tanınan/bilinen bir meyve olan yaban Mersini meyvesini masaya yatıran UYMSİB, bence kamuoyu bilgilendirilmesi anlamında çok büyük bir iş başardı. Ülkemizde değeri oldukça güç anlaşılan bu şifalı meyvenin dün, bugün ve geleceğini anlatan panelistler, bu ürün hakkında detaylı bilgi ve tecrübelerini paylaştılar.

                        DÜNYADA 600 BİN TON, TÜRKİYE’DE 375 TON

UİB’ye bağlı Uludağ Yaş Sebze ve Meyve İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Senih Yazgan’ın açılış konuşması ile başlayan “Yaban Mersini Değerlendirme Toplantısı ve Paneli” tarımda umutların giderek azaldığı bir süreçte, alternatif bir ürün olarak yüreklere su serpen bir gelişimi de netleştirdi. UYMSİB Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Senih Yazgan: ” Maviyemiş konusunda bir farkındalılık yaratma düşüncesi içinde bu toplantıyı düzenledik. Tarımsal ihracat anlamında bir alternatif daha yaratma çabası içindeyiz. Yaban Mersini olarak bilinen ancak Tarım Bakanlığı’nca Maviyemiş olarak adlandırılan bu değerli ürünün geleceği ile ilgili önemli kazanımlar yaratabileceğimizi düşünüyoruz. Tarım sektöründe umutlar azalıyor ama, bu tür yeni ihracat ürünleri bizler için yeni bir mutluluk kaynağı da oluyor” diyerek sektörü ile ilgili pozitif bir yorum yaptı.

Sayın Yazgan’ın bu görüşleri UİB’nin özellikle yaş sebze-meyve üretimi ve ihracatı anlamındaki yeni çabaların süreceğini de göstermesi açısından önemli tabii ki…

Panelde; insan sağlığına yararlı bir ürün olan Yaban Mersini hakkındaki en önemli istatistiki bilgileri, Bursa İl Tarım ve Orman Müdürü Hamit Aygül verdi. İl Tarım ve Orman Müdürü Hamit Aygül’ün açıklamaları da, gerçekten tarımsal gelecek hakkında bizlerde biraz umut yaratacak ayrıntılara ulaştı. Aygül; Yaban Mersini meyvesinin bugün dünyada 600 bin ton, ülkemizde ise sadece 375 ton üretildiğine dikkat çekerek, konu ile ilgili şu bilgilendirmeleri paylaştı: ”Yaşadığımız bu kent tarımsal büyüklük alanı olarak Türkiye’de 10.sırada bulunuyor. Geçtiğimiz yıl Bursa’da 8,5 milyar liralık tarımsal bir hasılaya ulaştık. Dondurulmuş gıda konusunda da Bursa iyi bir durumdadır. Son yılların gözde tarım ürünü olan Maviyemiş (Yaban Mersini) konusunda da olumlu gelişmeler var. Trabzon, Rize, Artvin, Giresun ve İstanbul dışında Bursa’da da maviyemiş üretimi yapılıyor. İlimizde 500 dekar alanda 123 ton maviyemiş üretiliyor. İznik, İnegöl, Keles, Büyükorhan ve Orhaneli’de üretim alanları olan bu meyve, yakın gelecekte daha önemli rekoltelere ulaşacaktır”.

Konu ile ilgili 2 önemli ismin bu görüşleri doğrultusunda; Yaban Mersini meyvesinin gelecek projeksiyonunu oluşturmak mümkün…

UİB Toplantı Salonu’nda yapılan ve kalabalık bir izleyici topluluğuna sahip olan UYMSİB panelinde; Tarım üreticisi/ihracatçısı Yavuz Taner, Prof. Dr. Aysan Şentürk (Uludağ Üniversitesi), Prof. Dr. Hüseyin Çelik (19 Mayıs Üniversitesi), Doç. Dr. Nafiye Adak (Akdeniz Üniversitesi) ve  Chunfeng GE(TUBİTAK- Konuk Araştırmacı) görüş ve önerileri ile konuya zenginlik ve derinlik kattıklarını söyleyebilirim.

Özellikle ekolojik tarım gibi dünyanın aydınlık geleceğini yaratacak bir sisteme ilgi duyan bir ekonomi yazarı olarak; UİB’nin bu tür yararlı etkinliklerini köşemden duyurmanın mutluluğunu yaşadığımı söyleyerek yazımı sonlandırıyorum.

  ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ÖZLÜ SÖZLER: Bırakınız; bugününüz geçmişi anılarla, geleceği özlemle kucaklasın. (Halil CİBRAN)

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

                   YABAN MERSİNİ ŞİFA KAYNAĞI MI..?

Anavatanı Kuzey Amerika olan ve Kızılderili kabilelerin şifa kaynağı olarak bilinen Yaban Mersini, özellikle son 5 yıldır dünyada en fazla değer artıran meyvelerden biri olarak ortaya çıktı.

Antioksidan özelliği ile süper besinler gurubuna dahil olan Yaban Mersini; mayhoş tadı, kalorisi oldukça düşük üzümsü lezzeti ve kızılcık ailesinden gelen görüntüsü ile en fazla talep edilen meyveler arasına girdi.

İlaç sektöründe de yoğun olarak kullanılan bu meyve, insan sağlığı açısından çok önemli özellikler içeriyor.

Katarakt gibi tüm göz sorunlarında, mide hastalıklarında, kan şekeri düşürücü ve pıhtılaşma önleyici etkisi ile ve daha da önemlisi güçlü hafıza yaratma anlamında etkili olan Yaban Mersini, tam anlamıyla tedavi edici bir nitelik taşıyor.

Tıp uzmanları tarafından kanserle savaş veren bir meyve olarak da değerlendirilen Yaban mersini, dezenfektan özelliği ile de bulaşıcı hastalıkların tedavisinde etkin olarak kullanılıyor.

Şu anda ülkemizde ve Bursa’da da üretimine ve ihracatına başlanan bu lezzetli meyve, kısa süre içinde hem yüksek fiyatı hem de yoğun talebi ile kendine ekonomide yer bulan iddialı gıda ürünleri arasına girmeyi başardı.