On TV'de yayınlanan ve Yrd. Doç. Dr. Ali Özeren'in sunduğu On’da Sağlık programına Üroloji Uzmanı Op. Dr. Mücahit Kabar konuk olurken programda cinsel sorunlar hakkında konuşuldu. Mücahit Kabar, ülkemizde insanların utangaç olduğuna dikkat çekerken ‘’Hastaların doktorla her şeyi konuşması lazım’’ dedi.

Nagehan ÇALIŞKAN/ÖZEL HABER

Korona virüsün kısırlığa yol açtığı iddiaları hakkında konuşan Mücahit Kabar, ‘’Bununla alakalı yurtdışından, Çin’den yayınlar geldi. koronayı daha tanımıyoruz. Şimdi böyle yapar, şöyle yapar demek çok zor. Biz tanımadığımız şeyden korkarız. Fakat biliyorsak, onun tedavisinin basit olduğunu düşünürüz. Burada korona ile alakalı çok fazla bilinmez var. Evet bununla alakalı birkaç yayın geldi, ama yüzde yüz bir şekilde bunu yapıyor demek şu an çok zor, hatta imkansız. Böyle bir etkisi olduğuna dair yayınlar geldi. Bunların ne kadar güvenilir, ne kadar doğru çıkacağını bilmiyoruz. Bunun için çok büyük çaplı verilerin gelmesi lazım. Çünkü bunlar onlu, yirmili, otuzlu seriler. Çok güven vermedi bana. Böyle bir etkisi vardır diyemem, ama şunun altını çizmek lazım; Mümkün olduğu kadar korona olmamaya çalışmamız lazım. Korona testis harabiyeti yapar? Vücutta virüs yükü çok fazla olduğu zaman, virüsü yenemez insan… Bunlardan bir tanesi tütün mamülleri, en fazla onda görüyoruz. Kalp problemleri, tansiyon problemleri olanlarda daha ağır geçtiğini görüyoruz. Bunun yolu da sağlıklı yaşam. Egzersiz yapmak, yediğine, içtiğine dikkat etmek, tuz tüketimini azaltmak, su tüketimimiz iyi olacak. Bütün hastalıklarda ortak öneri bu değil midir? Korona ile tedavi ülkemizde güzel yönetiliyor bence. Ben çok takdir ediyorum. Korona ile savaşımızda sağlık sektörünün verdiği savaş, gayet iyi gidiyor.’’ dedi.

 

Prostat Hastalığı

Mücahit Kabar, prostat hastalığına da değinirken ‘’Bizim prostat hastalarında gördüğümüz, hastayı en rahatsız eden şeylerden bir tanesi gece idrara çıkmadır. Bizim polikliniğimizde insanlar ‘Ben de prostat başladı, gece iki defa, üç defa idrara çıkmaya başladım’ şeklinde geliyorlar. Biz de bakıyoruz örneğin 30,40 veya 50 gram prostatı var. Şöyle bir yanılgıya düşüyoruz: gece idrara kalkmak prostattan mı, değil mi? Sadece prostatın büyüklüğü de önemli değil orada. Prostat aslında idrar yolunun etrafını sarar, bu sarma bazen içeriye doğru sarıyor yani idrar yolunu boğuyor, bazen de dışarıya doğru büyüyor. Yani benim 100 gram prostatı olup da hiçbir şekilde idrar sıkıntısı olmayan hastam da var. Niye? Çünkü idrar yolu etrafa doğru büyümüş. Prostatın büyüklüğü bize bir bulgudur ama yüzde yüz idrar zorlanmasını göstermez. Hastada idrarda zorlanmayla beraber idrarda devir azalmasıyla akım hızındaki azalmayla gece idrara çıkma varsa o zaman prostata doğru yaslanabiliriz. Her gece idrara çıkma prostat hastalığı demek değildir. Gece idrara çıkıyorsanız kalp hastalığı da olabilir. Biz utangaç bir ülkeyiz. Ben poliklinikte hasta muayene ederken asistanım her seferinde dışarı çıkıyor. Çünkü insanlar gerçekten çekiniyorlar. Bizim kültürel anlamda böyle bir baskımız var ama bunun çekinilecek bir şeyi yok. Bu bir ihtiyaç. Doktorla her şeyi konuşmak lazım.’’ şeklinde konuştu.