Bir süredir uyku sıkıntısı çektiğim için, cumartesi gecesi, sabaha kadar sık sık pencereye gidip ocak gecesine vuran kar aydınlığını; kar tanelerinin havadaki zarif dansını; karın sokakta birikişini hayranlıkla seyrettim. 

İçim sevinçle sımsıcaktı; neşem geniş bir gülümseyiş olarak yüzüme yayılmıştı.

Sevgili Mehmet Ali Yılmaz’ın ısrarlı tavsiyesiyle aldığım zeytin yaprağı çayımı, keyfine vara vara, kar beyazlığını seyrederek yudumladım.

Güzel, iyi, doğru şeyleri dostlarla paylaşmak takdir edilesi bir tutum; teşekkürler Mehmetim Alim.

*********************

Ve boza!..

Bozasız kar mı olurmuş; erkenden markete gidip boza, tarçın, leblebi aldım; üstüne bolca tarçın serpip boza içtim leblebiyle.

Hep derim mutluluk küçük şeylerde diye.

 

MEĞER NE ÇOK ÖZLEMİŞİZ

Kar; çarşı, pazar ve AVM’lerdeki fiyat etiketlerine; elektrik, su, doğal gaz faturalarına; peş peşe gelen zamlara; yoğunlaşan işsizliğe; salgınla bunalan ruhlarımıza da yağdı ve bunları kısa süreliğine de olsa örttü, bizi ferahlattı.

Nerden mi biliyorum…

Değerli dostum, İnşaat Yüksek Mühendisi, Bursa sevdalısı Kemal Müezzinoğlu’nun kurduğu; editörlüğünü yaptığım; üye sayısı 110 bini geçen “Eski Bursa’lılar Burada’’ sayfasına yollanan fotoğraflar, videolar hep kara ilişkindi.

Karlı sokaklar, caddeler, binalar, arabalar, parklar, ağaçlar; kardan adam görüntüleri, karlı manzaralar, kartopu oynayanlar. Sosyal medyada da benzer paylaşımlar vardı.

Meğer ne çok özlemişiz karı. Kar benim kuşağımda nostaljiyi tetikledi; çocukluğumuza ilişkin karlı hatıralar canlandı gözlerimizde.

Kar romantizmi güzel ama zor şartlarda yaşayan dar gelirlileri; yoksulları düşünmeden edemiyorumve sokak hayvanlarını; kedileri, köpekleri, kuşları.

*********************

“Bursa’da kar artık sadece hatıralarda mı yağacak?’’ başlığını atmıştım son köşe yazıma; kar, ilahi bir tekzip oldu.

 

ARMAĞAN

Sevgili dostum, değerli okurum İsmail Altay bana attığı mesajda bir müjde verdi.

İsmail Altay; kar konulu yazım üzerine, o ince ruhlu kişiliğiyle üşenmemiş benim için bir kardan adam yapmış, armağan etti. Mesajında şirin mi şirin kardan adamın fotoğrafı ve yazdığı kısa bir şiir vardı: “Bak Can; Bir mikrop tanesinin verdiği hüzne,/ Bir kar tanesi ne kadar iyi geliyor/ Cıvıl cıvıl çocuklar, umut var.’’

*********************

Nasıl onurlandım nasıl mutlu oldum anlatamam; aldığım en duygulandırıcı armağanlardandı.

Sağolasın var olasın sevgili İsmail kardeşim; evet, umut daima var. Siyaset umudu örgütlemektir ve yazı umudun alfabesinden edinir harflerini.

Sevgili okurum, izninle; karla birlikte heveslenip tekrar kitap okumaya başladığım için Tolstoy’un “Kreutzer Sonat’’ romanına döneyim, yarım kalmıştı.

Kitabı okurken Beethoven’in keman ve piyano için bestelediği; ‘’Kreutzer Sonat’’ı Fazıl Say, Patricia Kopatchinskaja yorumuyla dinleyeyim.