​​​​​​​Yüz yüze eğitime verilen 1 haftalık aranın ardından ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için TRT-EBA TV ile Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden yapılan ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un verdiği ilk dersle 23 Mart’ta başlayan bir haftalık eğitim bu gün sona erdi.

uzak'tan eğitim kapsamında, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri TRT-EBA TV ve Eğitim Bilişim Ağı(EBA) üzerinden bir hafta boyunca eğitim gördü öğrenciler.

Açılışta TRT-EBA TV'nin 3 kanalı üzerinden önce velilere seslenen Bakan Selçuk, daha sonra, TRT-EBA TV üzerinden İlkokul,Ortaokul velise öğrencilerine seslenerek, uzaktan eğitimin ilk dersini vermişti.

Ve Bakan Selçuk, çocukların okuldan ayrı kaldıkları bu süreçte derslerinden soğumasını istemediklerini vurgulamış, velilere de şöyle seslenmişti;

"Bu süreçte çocuklarımızın derslerini düzenli takip etmesi, verilen ödevleri yapması ve bizlerle iletişim içinde kalması için en büyük destekçimiz siz olacaksınız…" demişti.

Acaba tam da bakanın dediği gibi yaşandı mı bu süreç?

 

* * *

Çocuklarımız uzaktan eğitim başlamadan önceki hafta tatil duygusundaydılar.

Ancak Bakan Selçuk’un da belirttiği gibi bu tatilin diğer yaşadıkları tatillere benzemediğini fark ettiler.

Canları sıkıldı doğal olarak ve velileri de zorladılar.

Bakan Selçuk dedi ki; “Bir eğitimci olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, can sıkıntısı bir yandan da çocuğun merakını, üretkenliğini, hayal gücünü destekler ve onu kendi yapabileceklerini keşfetmeye sevk eder.Bu süreçte çocukların mutlak surette güvende olduklarını hissetmeye gereksinimleri olduğu ve Coronavirüs konusunun çocuklarda bir travmaya dönüşmeyecek şekilde gündeme alınması gerekir

Kuşkusuz doğru bir uyarı ve önerme…

Acaba öyle mi oldu?

Velilerin mutlak surette güvende olamadığı duygusu ortadayken çocuklara bu nasıl anlatılacaktı, tartışılır kuşkusuz?

Belki de eğer bu bir haftalık süreç eğitim açısından tam anlamıyla başarılı olamamışsa biraz da bu psikolojik durumdan kaynaklanmış olamaz mı?

Hem çocuklar ve hem de velilerin acemiliğini de buna eklemek gerekirse, bu bir haftalık sürecin sonucunun nasıl olacağı ortaya çıkar doğal olarak.

Ancak sistemin diğer kimi kusurlarını da gözden uzak tutmamak gerek.

 

* * *

1830'lu yıllarda ilk kez mektupla öğrenim şeklide başlayan uzaktan eğitim, ülkemizde de 1974 yılında Mektupla Yüksek Öğretim Merkezi’nin kurulmasıyla yaşanmış.

1981’de de Anadolu Üniversitesi dâhilindeAçık Öğretim Fakültesi Kurulmuş.

Mektupla uzaktan eğitim, teknolojik gelişmelerin ardından yerini radyo, internetve televizyonile uzaktan eğitime dönüştü bu gün.

Zaman ve mekândan bağımsız olarak görsel, işitsel öğeleri eğitim amaçlı kullanmak, uzaktan eğitim için devrim niteliğindedir.

Önceki gün Milli Eğitim Bakanı’nın açıklamasıyla okullarda eğitim 30 Nisan’a kadar uzatıldı.

Uzaktan eğitim modelinde internet sayesinde, sanal sınıflar oluşturulabilmekte, interaktif olarak öğretmen ve öğrencilerin farklı mekânlarda etkileşimi sağlanabilmekte.

Önümüzdeki 35 günlük süreçte sistem daha da oturur umalım.

Şu Coronavirüs belasının defedilmesiyle önümüzdeki süreçte şimdiki teknolojik olanaklarla he ne kadar yüz yüze eğitiminönemi ortada olsa da, uzaktan eğitimingelecekte çok daha etkin kullanılacağını ve yaygınlaşacağını söylemek yanlış olmayacaktır.