Türkiye’de 1950’li yıllardan itibaren kırdan kentlere başlayan yoğun göç,  “hemşerilik” adı verilen kültür yarattı.

Göçün büyük oranda tamamlandığı günümüzde, hemşerilik kültürü hala sürmekte ise de başlangıçta gibi bir ‘Getto’ görünümünde değil.

Bu süreç atlatılıp, bütün hemşeri dernekleri birlikte bir ortak kent kültürü geliştirilmesine yönelik önemli evrime yönelmiş bulunmakta.

Bu haliyle de hemşeri dernekleri, sivil toplum içerisinde özgün bir yer bulmakta.

Türkiye’de faal olan hemşeri derneklerinin sayısı 15 bin 941.

Bir de aynı hemşeri dernekleri gibi aynı amaçları da içeren ama farklı hedefleri de olan vakıflar var.

Başında Osman Başaran’ın bulunduğu Artvin Kültür ve Yardımlaşma Vakfı gibi…

 

* * *

 

Vakıf, bir kişinin, belirli bir hizmetin yerine getirilmesi yahut başkalarının yarar­lanması için malını, parasını bağışlaya­rak oluşturmuş olduğu kuruluş.

Burada vakfın derneklerden farkı, hukuka uygun, belirli, anlaşılabilir ve her şeyden önemlisi sürdürülebilir olması.

Çünkü bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlı…

Dernek en az yedi kişi ile kurulan bir kişi topluluğu iken, vakıf tek kişi ile kurulabilen mal toplulukları olarak tanımlanmakta.

Vakıf,resmî senetle yahut vasiyetle kurulabiliyor.

Vasiyet ile dernek kurulması olası değil çünkü…

Vakıf, Osmanlı'da ticari, toplumsal, siyasi, eğitim ve kültür açısından toplum yaşamında önemli bir yer ederdi, şimdi de bu sürdürülmekte.

 

* * *

Hem Artvin’den Bursa’ya göç ederek gelmiş olanlara ve hem de tüm Bursa’da yaşayanlara kuruluşundan bu yana önemli hizmetlerde bulunan Artvin Kültür ve Yardımlaşma Vakfı vakıf amaçları doğrultusunda hizmet çeşitliliğini arttırarak sürdürmekte.

Vakıf amaçları doğrultusunda birçok hizmet gerçekleştiren ama en ağırlıklı olarak eğitim konusuna yönelmiş bulunan Artvin Vakfı her yıl 150 öğrenciye eğitim bursu vermekte.

İlkelerinin Vakfet, Yaşat ve Yaşa olduğunu vurguluyor Vakıf Başkanı Osman Başaran.

Başkan Başaran geçtiğimiz hafta bir akşam yemeği ile bir gurup gazeteci arkadaşlarımıza hem vakıf çalışmalarını anlattı ve hem de bizi kendisi de bir Artvin göçmeni olan ama Bursa’nın siyaset sahnesinde önemli bir yer tutan Faruk Çelik ile buluşturdu.

AK Parti’nin önemli isimlerinden olan, AK Parti Kurucular Kurulu üyeliği, Devlet Bakanlığı, Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanlığı ile Tarım ve Hayvancılık Bakanı olarak görev yapan Faruk Çelik ile söyleştik.

Faruk Çelik, hem parti yöneticiliği, hem bakanlık dönemlerinde bir ‘üst akıl’ gibi Bursa sorunlarının çözümü konusunda kent dinamiklerini önceliklere yönlendirmesi yönüyle öne çıkmış pratik bir isim.

Ama kimi durumlarda yanlış kararlar alındığını da söyleyebilen bir isim bu gün.

Kimi kamu yatırımlarının kentin doğu bölgesine kaydırılmamasının trafik sorunun temel nedenlerinden biri olduğunu belirtiyor.

Adliye binasının ve şehir hastanesinin yanlış yerlere yapılmasını trafik sorununun en büyük nedenleri arasında sayıyor.

Ancak bu gün Hanlar Bölgesi, Kültürpark'ın kenarındaki yüzme havuzu ve spor salonu ve Çelik Palas'ın arkasındaki metruk binaların yıkılması çalışmalarını olumlu buluyor.

‘Bursa’yı yıkarak güzelleştirebiliriz’ diyor.

Ve Başkan Alinur Aktaş’ın Gökdere Millet Bahçesi Projesini çok önemsediğini ve Başkan Aktaş’ın adının burası ile anılabileceğinin altını çiziyor.