Yemin ediyorum, bu 65 yaş üstü amca ve teyzelerimiz kendilerini çok kötü, “ikinci sınıf” vatandaşmış gibi hissediyorlar ve bu işin sonu hakikaten fena olacak!

Bir arkadaşım anlattı, markete bile çıkamadığı için günlerdir evde içi içini yiyen annesi, istediği marka sigara orada olmadığı için yerine bir başkasının alındığını görünce “İyi madem, bizi bir de siz ezin” diye sitem ediyormuş her gün!

 

Kendini yemek yapmaya vurmuş Yıldız Abla, aynı anda iki elindeki tahta kaşıklarla iki tencerede pişenleri birden yavaş yavaş karıştırıyor, gözleriyle de dizisini izliyormuş bir yandan!

 

Karantina bitip de bu tekaütlerin hepsi birden çıkınca dışarı, yüzleri gözleri sapsarı, elleri ileride zombiler gibi bulabildiklerini kovalayacaklar bence ama zaten aklı olan kaçsın önlerinden!

 

Hele hele yoğun bakım servislerinde rahmetli olan yaşlılar…

 

“Koronaya çözüm bulundu mu” deyip Araf’ta bekleyen ve bilinmezler âlemine göçmeden önce bir münafığın rüyasına girip de “hiç olmazsa giderayak bir korkutup işeteyim şu p.zevenki” diyecek ruhlardan Allah tüm masumları korusun inşallah!

 

Daha dün “içinde aman alkol olmasın” diye kolonya yerine sulandırılmış hacıyağı kullanan sakalı belindeki camii önü çay ocağı cemaati sabah akşam “etil alkol” banyosu yapıyor şu aralar; bunlara “Cin tonik koronaya iyi geliyor” desen, ellerinde misket limonu, şifa niyetine  bayilere koşarlar, böylelerinin iki yüzlülüğünden sen bütün insanlığı  koru ya Rabbi.

 

Bunlar öyle de…

 

Atatürk tüccarları farklı mı?

 

Utanmasalar, “Atatürk kokulu” dezenfektan sürecekler piyasaya!

 

Atatürk imzalı maskeler günlerdir kol geziyor ortalıkta.

 

Bu kez bunları yapan “Halk TV” değilmiş meğerse; iftiraymış!..

 

Daha önce Atatürk imzalı kupa, kravat ve bilumum malzemeyi pazarlayıp duran “Rant TV” miydi acaba?

 

Sorgulayan aklın, bilginin, bilimin peşinde koşmak yerine içselleştirip, inandığımız olguları kutsal kabul edip, öyle bakıyoruz hayata!

 

Ya da düşman bellediklerinin yaptıkları tüm işler hatalıdır kimilerine göre!

 

Tam 20 yılı aşkın süredir deprem vergisi veriyoruz, farkında mısınız?

 

Yaktığımız ışık, içtiğimiz su, yediğimiz yemek hep vergiye tabii!

 

Neredeyse sadece nefes almak için vergi ödemiyoruz artık.

 

Facebook’ta çıkıp arada bir söylenmek yerine, en son ne zaman sesinizi çıkarıp, itiraz ettiniz?

 

Hangi siyasi parti bunu dile getirip, çözüm önerdi?

 

Kimse sizden “bağış” adı altında zorla para istemiyor.

 

İstiyor mu?

 

İstemiyor.

 

Meslek örgütleri, bankalar, özel şirketler, kamu kuruluşları ve vatandaşlar Cumhurbaşkanı’nın açtığı “Biz Bize Yeteriz” kampanyasına bağış üstüne bağış yapıyorlar günlerdir.

 

Madem ki verenlerden değilsiniz, size ne?

 

Ben yerinize olsam cep telefonundan bir 10 lira olsun gönderir, dayanışmaya en çok ihtiyaç duyulan şu günlerde “bir olmanın” getirdiği hazzı ve huzuru yaşardım!

 

Hükümetin yaptığı icraatları bin sefer eleştir, seçimlerde oy da verme ancak, bir kere olsun dön kendini sorgula, kendi hatalarınla yüzleş!..

 

Çakma Gandi Kemal kalkmış, hükümetin belediyelere bağış toplatmaması olayını politika uğruna satmaya kalkıyor bizlere.

 

Bunu şu dönemde ancak ya akıl fikir sahibi olmayanlar yapar ya da PKK yancıları!

 

Bazı HDP’lilerin yönettiği belediyelerde toplanan paralar ve iş makineleri geçmişte nereye gittiyse,  bundan sonra da oralara gidecek; düşünmez misiniz?

 

Odalar ve borsalar başta olmak üzere bazı meslek örgütlerinin banka kasalarında milyarlarca lira para var.

 

Oraları yönetenler bunların üzerine yatıp, civciv çıkartıyorlar!

 

Bunlar halkın parası, ticaret ve sanayi erbabının onlara asla geri döndürülmeyen aidatlarından oluşuyor.

 

Şimdiye kadar Türkiye Cumhuriyeti Devletinde hiçbir başbakan, hiçbir cumhurbaşkanı bunu söyleyemedi; ben olsam Recep Tayyip Erdoğan’ın yerine hepsine çıkıp “Höt” derim!

 

Cumhurbaşkanı’nın “Höt” dediği yerde bunlar al sana “dört” derler ve Hazine’ye milyarlarca lira daha fazla para girer!

 

Mesela İş Bankası’ndaki yüzde 28’lik, CHP’nin kontrol ettiği Atatürk hisseleri…

 

Gerçekte tamamı bu millete ait.

 

Mustafa Kemal öldüğünden beri Türk Tarih ve Türk Dil Kurumlarının yine bu bankadaki hesaplarında saklanan, harca harca bitirilemeyen kar payları ne kadar tutar dersiniz?

 

İştirakleriyle birlikte toplam varlığı dünyadaki pek çok devletten daha fazla olan bu bankanın, sistemi yöneten küçük bir azınlıktan başka kime ne faydası var ki?

 

1980 sonrasında nasıl kanunla verildiyse, çıkarılacak yeni bir yasayla  önce CHP’nin kontrolündeki hisseler Hazine’ye geri alınmalı; sonra da Cumhuriyet’in ilk döneminde Devlet eliyle palazlandırılan bu bankanın haksız edinimleri tespit edilerek üzerinde mutlaka yeniden çalışılmalı.

Herkes verecek.

Verecekler!