Özel haber- Fatma Dillioğlu

 

CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özkan, mecliste görüşülen “Çoklu Baro” ile ilgili gazetemize açıklamalarda bulunarak; “Adalet, hak ve hukuku gözetmek ve yerine getirmek aynı zamanda doğruluk demektir. İktidarda kaç hukukçu var? Bildiğim kadarıyla bu yasa teklifine 44 avukat milletvekili arkadaşımız imza atmışlardır. Hepinizin bildiği gibi mesleki etik değerler, yani kurallar vardır. Bunların bir kısmı yazılı olup yani bu değerleri üniversite eğitimimiz esnasında almaktayız. Ancak bir kısmı ise yazılı olmayıp mesleğimizi icra esnasında mesleki kuruluşlarımızdan öğrendiğimiz mesleki dayanışmada ve hukukun üstünlüğünü savunmada vazgeçilmez, evrensel değerlerdir. Ben bir hukukçu değilim hekimim; bizim de tıbbi ve ontolojik kurallarımız vardır. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir hukukçu değil, onun için sizin mesleki, etik kurallarınızı bilmeyebilir. Fakat siz hukukçu milletvekillerinin görevi bu evrensel değerlere sahip çıkmaktır. Sanırım birçoğunuz baro üyesisiniz, bugün milletvekilisiniz fakat her şeyden önce hukukçusunuz. Parçalamak, bölmek istediğiniz bu baroların yarın bir üyesi olarak mesleğinizi icra edeceksiniz!” dedi.

 

“Talimatlar karşısında vicdan kapılarınızı kapatmayın!”

 

Özkan; Çoklu baro sistemine karşı yürüyüşe geçen baro başkanlarına yapılanları tasvip etmemiz mümkün değil. Birkaç gündür Türkiye Büyük Millet Meclisinin kapısının önünde yani milletin kapısının önünde bizim baro başkanlarımız, hepimizin baro başkanları, savunmanın temsilcileri bekletilmektedir. Kendileriyle dün sekiz saat bütün gece sohbet ettik, kendilerinin düşüncelerini aldık. Soruyorum: Herhangi biriniz meslektaşlarınızın yanına gidip de hâllerini, hatırlarını sordunuz mu çok değerli milletvekillerim? Kendilerine bir bardak suyu çok gördünüz. İhtiyaçlarını gidermek için gittikleri pastaneye ceza yazdınız. Bu da içinde bulunduğunuz acizliğin bir göstergesidir. Malumunuz avukatların özlük haklarında çok fazla eksiklikler var. Bizler bugün özlük haklarının iyileştirilmesi için çalışma yapmamız gerekirken tam tersini yapıyoruz; baroları parçalayıp avukatları itibarsızlaşmak için düzenleme yapıyorsunuz. Avukatlara yeşil pasaport vererek onların sesini keseceğinizi hiç zannetmeyin. Baroların ortak çağrısına lütfen kulak verin. Gelin, geç olmadan geçmişteki yanlışlarınızın bir tekrarı olmaması için bu ısrardan vazgeçin. Kur'an'da birçok yerde "Ey akıl sahipleri, akıl edin, aklınızı kullanın!" ifadeleri geçmektedir. Saraydan talimat şeklindeki düzenlemeler karşısında vicdanınızın kapısını kapatmayınız. Mesleki, etik değerlerinize bu yüce çatı altında, Meclis çatısı altında sahip çıkınız.” Şeklinde konuştu.

 

“Özerkliğini ortadan kaldırdığınız üniversitelerimizde coronayla ilgili tüm bilimsel çalışmaları yasakladınız ve Sağlık Bakanlığına bağladınız tüm izinleri. Yani bilime yasak getirdiniz. Canla başla çalışan 1 milyonu aşkın sağlık çalışanını ve hayatını kaybeden onlarca sağlık çalışanını sadece balkonlardan alkışladınız. Her zaman olduğu gibi söz verdiğiniz sağlık çalışanlarına hak ettiğini vermediniz. Covid-19 salgınında vefat eden sağlık çalışanlarının şehit sayılmasına, meslek hastalığı olarak kabul edilmesi önerilerine bile "Hayır." dediniz. 5 maskeyi dağıtmak için 5 karar değiştirdiniz. Olmadı, beceremediniz. Bakın, esnafı âdeta bankaların kucağına ittiniz. "Nefes kredisi." dediniz, borcu borçla kapatmaya zorladınız esnafı. Parmağındaki alyansı bozdurup gününü kurtarmaya çalışan kaç esnafın olduğunu düşünüyor muydunuz? Bakın, Bursa'dan Kahveciler Odası Başkanı dün beni aradı, neredeyse ağlamaklı "Benim bir üyem alyansını sattı, gününü bu şekilde kurtarmaya çalışıyor. Dedi. Yüreğim acıdı…Vatandaşımızın savunma hakkından elinizi çekiniz " dedi.