​​​​​​​Çin'de ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs ekonomik olarak da birçok ülkeyi etkiledi, etkilemeyi sürdürmekte.

Uzmanlara göre korona salgını ile birleşen dünya ekonomisindeki durgunluğun geçmişte bir örneği yok ve bu da dünya ekonomisinde kalıcı hasar bırakacağa benziyor.

Türkiye de virüs sonrası bilineceği üzere bir takım ekonomik tedbirler aldı.

Öldürücülüğü düşük olmasına karşın yayılımının çok hızlı olması insanları, devletleri ürkütüyor.

Özellikle yaşlı nüfusu yüksek ülkeler virüsün olumsuz etkilerine aşırı düzeyde maruz kalmış durumda.

* * *

Koronavirüsünün Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilmesiyle virüsün etkileri salt sağlık alanıyla sınırlı kalmadı. Özellikle borsalar dâhil tüm finansal piyasalardünya genelinde düşüşe geçti.

Bu düşüş Türkiye’de de hissedilmeye başladı kuşkusuz.

Görece düşük seviyede de olsa bizde de ekonomiye üretim ve turizm alanında olumsuz etkisinin olacağı açık.

Ancak bu görüşün dışında ‘şerden hayır’ çıkmasına benzer bu sürecin Türkiye için bir şans olabileceğine yönelik görüşler de var.

Bu görüşe göre; koronavirüsünün çıkış yeri olan Çin dünya nezdinde büyük bir imaj kaybına uğradı.

Küresel arz zincirinin önemli halkalarından olan Çin’in bu durumu ABD ile yaptığı ticaret savaşlarının da etkisiyle bu ülkeyi yavaş yavaş arz zincirinden izole etmeye başladı.

Böylece diğer ülkeler için arz zincirinde yüksek düzeyde pay alma şansı doğdu.

Özellikle geçmiş yıllarda Çin’e karşı pazar payını yitirdiğimiz tekstilde ülkemizin yeniden yükselen bir değer olması kaçınılmaz.

Bunun yanında otomotiv sektöründe,otomotiv parçası üretiminde ülkemize daha çok görev düşmesi kaçınılmaz’.

* * *

Otomotiv sektöründe yüksek insan kaynağımız sayesinde ülkemiz yeni fırsat ve yatırımlara uzun vadede yönelebilir.

Bunun yanında küçük ev aletleri ve aksesuarları sektörün de ülkemizdeki hijyen koşullarının yüksek olması Çin’den ayrılan üreticilerin Avrupa pazarına oldukça yakın Türkiye’yi seçmesinde belirleyici olabilir.

Yüksek teknoloji üretiminde bulunan firmaların da Çin’den ayrılması beklenmekte…

Bu durum Çin’de yapılacak yüksek teknoloji ürünleri imalatının çevre ülkelere kaymasına zemin hazırlayacaktır.

Ne ki, ülkemiz yüksek teknolojili ürün üretimine yeni-yeni başladığı için şansımız bu konuda azalmaktadır.

Bu nedenle birkaç yıldır iş dünyasının yüksek teknolojili üretim yapılmasına yönelik ısrarları ciddiye alınmalıdır.

* * *

Türkiye iç tüketime bağlı olarak büyüyen bir ülke.

İç tüketimin düşmesi hele ki ani bir şekilde frenlenmesi ekonomik büyümeyi yüksek düzeyde sarsma olasılığı taşıdığı için Hükümet koronavirüs salgınına karşı piyasaların likiditeye erişiminde en ufak aksaklık olmayacak şekilde önlemler almıştır.

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, En fazla etkilenen sektörler öncelikli olmak üzere tüm sektörleri kapsayacak bir dizi destek ve önlem uygulanacaktır” diyerek alınan önlemlere ek önlemlerin de süreceği işaretini vermiştir.

Bizim şimdilerde kendimize sormamız gereken şudur sanırım;

Geçmişte ne kadar da güzel yaşamımız varmış!