Ekonomide zorlu günler yaşıyoruz. Merkez Bankası tarafından yapılan faiz artırımı, döviz kurlarında kısa süreli bir düşüş yaratsa bile, bunun kalıcı olmadığını gördük bir kez daha…

Dün döviz kurlarındaki artışın devam ettiğini ve Euro kurunun 9 TL’yi geçtiğini izledik serbest piyasada…TL’nin değer kaybetmesi, hepimizi üzüyor tabii ki…

Yine hepimiz çok iyi biliyoruz ki; pandemi nedeniyle sağlık anlamında riskli geçmesi beklenen bir kış mevsimi öncesi, ülkemizdeki ve kentimizdeki tüm sektörlerde adı konulmamış ciddi bir ekonomik sıkıntı var. Ve bu sıkıntı; işletmelerin gelecek belirleme projeksiyonlarının önündeki büyük bir engel…Kredi derecelendirme kuruluşlarının yaptığı not indirme işlemi de, piyasalara biraz moral bozukluğu yarattı tabii ki…Ve piyasaların çoğunluğunda; hem tahsilat anlamında, hem de satış performansı açısından sorun büyük…Nakit paranın fazlaca dönmediği birçok işyerinde, işverenler çarkı çevirmek için farklı sektörlerde arayışlar ve yenilikler peşindeler…Amaç: bu  zorlu dönemde de rahat nefes almak..!

Yaratıcı yeniliklerle kendilerine “nefes aldıracak” yollar açmak isteyen firmaların, artık Avrupa ve ABD’deki  ihracat danışman firmalarına da başvurarak, sorunlarına çözüm aradıkları biliniyor.

Piyasaları yakından takip eden, sık sık firma ziyaretleri yapan bir yazar olarak; Bursa ve ülke piyasalarındaki bu gelişmeleri zaman-zaman bu sütunlar aracılığı ile sizlerle paylaşıyorum.

Reel sektörün nabzını tutarken, ekonominin can sıkan sorunlarına da bazı parantezler açıyorum ve siz değerli okurlarıma;  hayatın içinden gelen bilgilendirmeler yapıyorum genellikle…

                     SOLAK İNSANLAR İÇİN ÖZEL ÇATAL-KAŞIK ÜRETİMİ

Bugün sizlere bazı somut örneklemeler de yaparak, son yıllarda büyük prim yapan yepyeni bir pazar alanını ve oldukça farklı bir pazarlama yöntemini anlatmak istiyorum.

Gereksinimleri tam olarak karşılanamayan küçük ama seçkin bir müşteri gurubunun bu isteklerini daha iyi olarak karşılayabilmek için oluşturulan yeni bir satış metodu olan: niş pazarlama, son yıllarda ülkemizdeki bazı işletmeler için çıkış yolu olarak görülüyor.

Yaratıcı güçlerini, bilgi birikimlerini, deneyimlerini ve iş zekalarını en iyi şekilde kullanarak paralı müşterilerinin gereksinimlerine yanıt vermeye çalışan NİŞ  mal-hizmet üreticileri ve pazarlamacıları, ülkemiz için yepyeni bir piyasanın doğmasına yol açıyor.

Şimdi bu noktada; niş pazar ve pazarlamanın tanımını yapmak gerek galiba…Herkesi tatmin edecek standart ürünler yerine, az sayıda  tüketicinin gereksinimlerine yanıt verecek ürünler üreten ve sunan firmaların oluşturduğu niş pazarlar, “yüksek müşteri memnuniyeti ile maksimum kazançlar yaratan” bir piyasa özelliğini taşıyor.

Niş pazarlamanın özünde; dar alanda küçük bir müşteri kitlesi hedef alınarak, yüksek satış fiyatları ile onların müşteri memnuniyetleri maksimum düzeye çıkarmak yatmaktadır.

Rekabetin yüksek olduğu tıkanmış pazarlarda kapıları zorlamak yerine, ”zeka ve yaratıcılık “ silahlarını kullanarak dev işletmelerin göremediği veya görmezden geldiği kitlelere ulaşmayı hedefleyen niş pazarlamacıları, “az satış, çok tatmin” ilkesiyle belki küçük ama sağlam pazarlar yaratma çabasını taşırlar.

Görüldüğü gibi; NİŞ yani sıra dışı pazarların müşteri portföyü az gibi görünse de, kazancı oldukça fazladır. O yüzden ülkemizde ve yaşadığımız kentte yeni iş arayışında olan girişimciler için yeni bir çıkış yolu olarak görülebilir. Hatta; bir anahtardır ekonomik anlamda zor günlerden çıkışta kullanılacak.

Tabii ki örnekler de vermek gerek bu pazar alanında…Sol elini kullanan insanlar için özel kaşık, çatal ve bıçak ile kalem yapan firmalar var artık niş pazarda…Ya da bir Arap şeyhi için altın varaklı klozet kapağı ve banyo takımı üreten üreticiler…Kendi imzalarının bulunduğu özel şapka ve gözlük isteyen tüketiciler de, niş pazarlar oluşturmuş bazı zengin dünya ülkelerinde…

Bazı ünlü sanatçılar da; sadece kendileri için üretilecek renk, cins ve özellikle elbise istiyorlar modacılarından…Karşılığında yüz binlerce dolar ödeyerek hem de…Bu işin sınırı yok yani…Önemli olan kimsenin göremediğini görmek, satamadığını satmak, yapamadığını yapmak…Yaratıcılık gücünü kullanarak, paraları da kapmak..!

                       NİŞ PAZARA ULAŞMAK İÇİN YAPILACAKLAR

Ama bu yeni ve modern pazara ulaşmak için de bol araştırma, iyi tahlil ve doğru yatırım kararı gerekiyor. Sermayeyi kediye yüklememek için; pazar NİŞ de olsa, para kazanmak ve ayakta kalmak her zaman temel ilke olmalıdır.

Öyleyse araştırma şart…Gündemi takip etmek ve ekonominin yaşamsal sorunlarına entegre olmak da gerekiyor. İşte niş pazar bulmanın yolu bu…Dünya piyasalarını dakikası-dakikasına izleyerek, yeni satış alanları bulabiliyor niş pazarlamacılar…Ve “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” diyerek, yaratıcı zekalarını yeni satış noktalarına yöneltiyorlar.

Farkı yaratanlar; yüksek satış performansına da ulaşıyor çünkü…Hem de piyasa fiyatlarına oranla oldukça yüksek fiyatlar belirleyerek…

Öyleyse ne yapmalı…Niş pazarlara ulaşmanın tüm çabalarını göstermeli firmalar artık…

Çünkü; yarın artık bugündür .Üretimi artırmak için, pazarlamanın başarısı şarttır bundan böyle…

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ÖZLÜ SÖZLER: Aldığınızla hayatınızı kazanırsınız. Verdiğiniz ile ise; hayatınızı kurarsınız. (Winston CHURCHILL)

 

Karavan sektöründe işler tıkırında…

Tüm dünyada pandemi nedenli durgunluklar, iflaslar ve işyeri kapanmaları yaşanırken, bu sağlık krizini bir fırsat olarak gören ve işleri gerçekten de tıkırında olan sektörler de var.

Sağlık sektöründe; kolonya, maske, ateş ölçer, dezenfektan ve vitamin ilacı üreten firmaların üretimleri ve satışları ciddi anlamda arttı son 8 ayda…Bir de karavan araç üreten firmalar yok sattı yaz mevsimi boyunca…

Hijyen sorunu nedeniyle otellerde tatil yapmayan birçok turizm tüketicisi, ya kendilerine deniz kenarında evler-villalar kiraladı ya da kendilerine bir karavan alarak güvenli şekilde tatillerini yapmayı tercih etti. Yaz tatili anlayışının kökünden değişmesi ve izole ortamlı-sosyal mesafeli tatil seçeneklerinin ön plana çıkması, en çok karavan üreticilerini sevindirdi.

Adeta altın dönemini yaşıyor karavan sektörü…Dünya çapında 90 milyar dolarlık bir satış potansiyeline sahip olan karavan sektörünün, Türkiye yıllık cirosunun da 5 milyar Euro civarında olduğu gerçeğini de paylaşmak gerekiyor.

Demek ki sektör de gerçekten bir hareket var. Ege ve Akdeniz kıyılarındaki karavan parklarında ve kamping noktalarında izdiham yaşandığı günler bile oldu bu yaz mevsimi boyunca…

Dünyada ilk kez 1745 yılında Kuzey Amerika’da at arabalarının arkasına küçük evler oluşturarak başlanan karavan hareketi, 1960’lı yıllardan sonra motorize oldu ve araç arkalarına takılan mini evler ile ilk örnekler oluşturuldu. Günümüzde en fazla çekme türü karavan kullanılıyor ve şu anda mütevazi özelliklerde bir ürünün sıfır fiyatları 45 ile 55 bin TL arasında değişiyor.

Karoseri’nin(kaporta) merkezi olan Bursa’da; eski minibüslerin elden geçirilmesi ile 30-35 bin TL’ye kadar ekonomik fiyatlı karavanlar da yapılabiliyor.