Şu anda…Bu güzel bahar gününde…Dünyanın ve ülkemizin genel bir fotoğrafına baktığımızda; her şeyin giderek daha kara olmaya başladığını görebiliyoruz artık…

Şu anda…Bu güzel bahar gününde…Dünyanın ve ülkemizin genel bir fotoğrafına baktığımızda; her şeyin giderek daha kara olmaya başladığını görebiliyoruz artık…

Umutlar; hep Kaf Dağı’nın ardında…!

Bu karamsar tabloda; tutunacak bir dal, uzanacak bir kol bekliyor artık örselenmiş duygularımız…

İşte İdlib’ten gelen şehit haberleri ile, acı ve hüzüne ulaşmış kötü günler…Öte yandan dünyanın birçok ülkesindeki Koronavirüs ölümleri tedirginliği daha da artırıyor. Salgın ve savaş tehlikelerinin yanı sıra, işsizlik ve ekonomik tedirginlik de var öte yandan…  Bursa’da bile…Ardı-ardına cinayetler, kazalar, yaralamalar kol geziyor sokaklarda…

Galiba…Kafası oldukça bozuk insanların yaşadığı bir kent/bir ülke oldu yaşadığımız bu güzel topraklar…

Baksanıza…Herkes sinir küpü..!

Trafik ışıklarında bile hissediyor insan bu negatif enerjiyi…Daha SARI yandığı anda kornalar, selektörler ve küfürler gırla gidiyor Bursa’daki kavşaklarda…

Nereye gidiyoruz..?

Sıkıntılı bir süreç bu…Dünyanın birçok ülkesinde de durum  böyle galiba…

Hastalıklar ve savaşlar, insanları canından bezdiriyor. Bunun alternatifini yaratmak ve insanları yaşam sevinciyle yeniden buluşturmak isteyenler de, çareler üretmeye çalışıyorlar bulundukları pozisyonlarda…

   

                   

 YAŞADIĞIMIZ ZORLUKLARIN ZORUNLU SONUÇLARI

Artık insan yaşamına dair “yaşam reçeteleri” oluşturmak da bir moda oldu. Sosyal yaşamın ayrılmaz bir parçası olan bu reçeteler, insanları rahatlatan ve gevşeten ayrıntılar içerirken, zaman zaman da küçük gülümsemeler yaratabiliyor stresten sertleşmiş yüzlerimizde... Size artık İLKBAHAR’ın geldiğini gösteren ve

 renk-renk sümbüllerin koku saçmaya başladığı bu güzel Mart gününde; insan yaşamı üzerine kurulmuş bu reçetelerden birkaç örnek vermek istiyorum. Ve; “kahrolduğumuz şehit haberlerinden, korona virüs tedirginliğinden ve geçim şartlarından” bunalmış duygu dünyanıza küçük umut pencereleri açabilmeyi istiyorum bugün:

 

  • Yaşamda; şöhret, para ve gelecekten çok daha önemli bir şey vardır: sağlıklı insani bağlar kurmak.
  • İyi bir dost ile her şey yapabilirsiniz. Hiçbir şey de yapmayabilirsiniz. Ama mutlaka çok iyi zaman geçirirsiniz.
  • Yaşam 10 vitesli bir bisiklet olabilir. Ama biz onun sadece bir tanesini kullanırız.
  • Bir dostunuz ile çıktığınız seyahatten aynı dost sıcaklığı ile dönebilirseniz, o sizin gerçek dostunuzdur.
  • Güler yüzle verdiğiniz her selam, size yeni dostlukların kapısını açabilir.
  • Hangi yaşta olursanız olun, yeni bir şeyi denemek için çokta geç kalmış sayılmazsınız.
  • Bir şeyi yapabilirim demek, IQ’ dan daha önemlidir.
  • İyi veya kötü hiç bir şey, çok uzun sürmüyor.
  • Bir dakikalık farklı bir düşünce, sizi pek çok beladan koruyabilir.
  • Beyninizi iyi dinleyin. İçinde kendiliğinden oluşmuş pek çok bilginin oluştuğunu göreceksiniz.
  • Ne kadar tecrübeli ve bilgili olduğumuz önemli değildir. Bazen küçük bir çocuktan bile bilmediğimiz bir şeyleri öğrenebiliriz. 
  • Boş bir mide ile hiçbir olumsuz habere yaklaşmayın. Hele eşinize asla aç karnına kötü haber vermeyiniz.
  • “Seni seviyorum” derken çok iyi düşünmek gerekir. Aksi halde bu sözü, bütün bir yaşantınızla ödeyebilirsiniz.
  • Yaşlanmak kayıp etmek değil, ödüllendirilmektir.
  • Yaşam bazen basit, bazen de çok karmaşık gelebilir. Önemli olan basit kurallarla, karmaşık düşünceler ve duyguların üzerini çizebilmektir.

YAŞAMLA BARIŞIK KALMAK İÇİN…  

Özellikle Almanya ve ABD’de yayınlanan bazı dergilerden aldığımız bu reçeteler, yaşantılarımıza dair küçük ipuçlarını barındırıyor. Anlamlı sözleri ile küçük mesajlara ulaştığımız bu reçetelerin, yaşantımızdaki önemi her geçen gün bir az daha artıyor. Çünkü her şey daha da kötüye gidiyor. İyi bir habere, bir dost selamına, mutlu bir başlangıca ve sıcak bir gülümsemeye olan ihtiyacımız giderek artıyor.

Buna rağmen; bizi yaşamla barışık kılan şarkılar, şiirler, sözler ve filmler de var. Yaşamla olan o ince bağı koparmamak için bizi “insan yapan” özelliklerimize biraz daha fazla sığınmamız gerekiyor galiba...

Çünkü dergiler arasından çıkıp gelen yaşam reçeteleri bile, kendilerine sığınaklar arıyor bugünlerde…Dünyanın her yerinde…

ÖZLÜ SÖZLER: Gözlerimizin ışığı, güneşten daha aydınlıktır. (La FONTAİNE)

200 milyar dolarlık depresyon maliyeti

Biliniyor ki: depresyon artık çağın hastalığı…

Dünyanın karamsar tablosu; insanları depresyon gibi zor bir hastalığa sürüklerken, tedavi metodları da sürekli yenileniyor.

Modern dünyanın salgın hastalığı olarak da değerlendirilen depresyon konusunda ABD’de bir araştırma yapılmış. Kanser ve diyabet gibi önemli hastalıklara nazaran daha maliyetli bir hastalık olan depresyona, ABD’de her yıl 200 milyar dolar harcanıyor.

Birçok ülkenin yıllık bütçesinden çok daha fazlasını içeren bu rakam adeta dudakları uçuklatıyor.

Son zamanlarda ülkemizde de oldukça fazla gündeme gelen depresyona karşı mutlaka ve mutlaka hekim kontrolünde tedavi öneriliyor.

Hayatın giderek güçleşmesi, insanları stresli ve yorgun yapıyor.

Bunca kavga ve gürültünün de kaynağı bu zaten…

Çözümü: mutlu insanlarla iletişim kurmak aslında…

Ama…Yaşadığımız bu koşullarda; o nadide pozitif insanları bulmak zor galiba…

-------------------------------------------------------------------------------------------------