Sorgulayan adlı sayfadan yapılan bir alıntı, eğitim ve kültür düzeyimizi gayet açık şekilde gözler önüne seriyor.

Kayseri Hayvanat Bahçesi'ne dinozor geldiğine inanan biyoloji öğretmeni,
Mısır Piramitleri'nin Türkiye'den kaçırıldığına iddiaya giren tarih öğretmeni, Latin alfabesini “Türkler buldu” diyen Türkçe öğretmeni,

İslam Peygamberi'nin Türk olduğunu iddia eden din öğretmeni,

“Allah yaşasaydı AK Parti`ye oy verirdi” diye yazan gazeteci bu memlekette bulunuyor...

Şaka bir yana, iyi ki sosyal medya var.

Zira, öncesinde birbirimizin eğitim ve kültür seviyesinden bihaberdik.
Aslında ne güzel günlerdi. Ama kıymetini bilemedik!

Sarı Mikrofon adlı sayfada yayınlanan röportajlardaki cevaplar da bir o kadar şaşırtıcı.

Mudanya'nın Afrika'da bir ülke olduğunu, Selanik'in İstanbul yakınlarında bulunduğunu söyleyenler mi ararsınız, Mustafa Kemal Atatürk'ün soyadını bilmeyenler, Sübhaneke'yi okuyamayanlar mı, daha nice sorulara verilen yanıtlar çok ama çok ilginç!

Genel kültür seviyesi adeta yerlerde sürünüyor.

Asgari ücretle geçinenin, öğrencinin ya da çalışmayanın elinde yedi bin liralık cep telefonları ise görülmeye değer!

Özellikle gençlerin ne denli boş yetiştiği, okullarda verilen eğitimin ne kadar yetersiz olduğu açık şekilde anlaşılıyor.

Okumuyoruz malesef, toplum olarak okumuyoruz, öğrenmiyoruz, kendimizi geliştirmiyoruz

Televizyon kanallarında yayınlanan içeriği boş programlar da düşünme ve idrak yetisini zayıflatıyor.

Bir toplumu yok etmenin en kolay yolu kültür yozlaşmasını sağlamak. Yaygın kanallardan kolayca yapılıyor.

Sanal alemde uzun vakit geçirme, pasif agresifliği, bu da öfke patlaması, şiddet, taciz, tecavüz vakalarını getiriyor.

Her çeşit kötülükle karşı karşıya kalıyor insan.

Hırs, egoizm ön planda.

Oturup düşünmeliyiz zaman zaman;

nereden geldik, nereye gidiyoruz, nasıl yaşıyoruz, iyi bir iz bırakıyor muyuz diye.

Hayatın mana ve önemini keşfetmeliyiz.

Yaşamak sadece yemek içmek, uyumak ve başka bir şeyden ibaret değil.

Yaşamanın bir anlamı, bir katkısı olmalı.

Kişi kendisine biraz dışarıdan bakmalı.

Okumalı, çalışmalı, üretmeli, paylaşmalı, sevmeli, yardım etmeli, bir şeyler yapmalı.

Sadece ev, araba, kariyer, marka giysiler, pahalı mücevherler için değil,

ulvi bir amaç uğruna kendisini yetiştirmeli, uğraşmalı, didinmeli, mücadele etmeli.

Hayat, maddi olanların hiçbir karşılığının olmadığı, çok farklı bir kavram. Tabi anlayabilene.

Oturduğumuz yerden kalkıp, farklı bir pencereden bakmalıyız.

Cehalete, bencilliğe bir son vermeliyiz.

Aksi halde, perdeler kapanıp ışıklar sönerken çok geç olur.

Bu vesileyle herkese iyi bayramlar.

 

 

**********

 

 

 

Günün Sözü

 

Cevizin kabuğunu

kırıp özüne inmeyen,

cevizin hepsini

kabuk zanneder.”

 

Gazali