12 Mart 1971 Muhtırasıyla TSK'nin gölgesi altındaki 1969 meclisi, 1973 seçimi ile gelen yeni meclise bırakıldı ki. İsmet Paşa'yı devirmiş olarak kabullenilen Robert Kolej lisesi mezunu Bülent Ecevit Türkiye’nın o güne kadar 'Ümid' şeklinde telaffuz ettiği kelime, aşırı Türkçeci Ecevit'in dilinde 'Umut' şeklinde telaffuz olunmaya
başlarken, Ecevitte artık ülkenin efsanesi oluyordu. Ancak teslim edelim ki; Ecevit, Erbakan ve arkadaşlarıyla koalisyon yapacak ve bu koalisyonun ilk dönemlerinde mükemmel ifade ve projelerini gördüğü,  MSP' liler hakkındaki menfi görüşü, "Târihi Yanılgı" sözleriyle nitel erken, böylece de doğru yanlarından birini gösterirken, MSP-CHP' koalisyon hükümetinin kurulması akabinde Kıbrıs hakkında sorulan suallere cevap esnasında verdiği ifade şöyledir: "Yeni Türk hükümeti Ada'da istikrar ve uyumlu ilişkiler sağlanması için bir federatif Kıbrıs devletinin en iyi bir çözüm biçimi olduğuna inanmaktadır. Bu çözüm yolu Türkiyenin ENOSİS korkusunu ortadan kaldırmış olacaktır.
Türkler de, federatif çözümün sonunda Ada'nın bölünmesine yol açmayacağı konusunda her çeşit güvenceyi vermeye hazır olacaklardır. Türkiye’nin düşündüğü federatif sistem, Ada'da nüfus yer değiştirmeyi ön görmemektedir. İki toplum Ada'nın her yanında, birbirine egemen olmadan yanyana yaşayabilmelidirler. Bu coğrafi ayrımına da yanan federasyondan çok, karışık ya da komşu yerleşme düzenleri çerçevesinde dostane iş birliğine dayanan federatif bir sistem olmalıdır!" Sayın Ecevit'in bu yorumu, Rumlar tarafından da, Makarios tarafından da, müthiş bir tepki ile karşılanmıştır. Yapılmakta olan Kıbrıs'taki 5'li görüşmeler, gösterilen ağır itirazlar hasebiyle: 4/4/1974 günü birdenbire kesilmiştir. Rumların, Ecevit'in açıklamasından sonra birbirlerine düşmelerini intaç etmiş, Enosis taraftarları ve düzenin devamını isteyenler arasında ihtilafın çatışmaya dönüşeceği anlar beklenmeye başlamış, hayatının uzun bir bölümünü Kıbrıs ve Enosis dâvasına tahsis etmiş bulunan C.başkanı Papaz Makarios'un, bağımsız Kıbrıs Cumhur başkanlığını muhafaza gibi bir eğilim gösterdiğinden, Rusya'ya eğilime yönlendiği müşahede olundu mu? Yoksa Yunan cuntasının Enosis tasarrufu için harekâta geçişi temin olunup, meydana gelecek Kaos'un, Türkiye'yi garantörlüğünün gereğini yerine getirmeye itip,
Kıbrıs'ın alacağı yeni şekil, Kıbrıs 'ın Çıbanbaşılığının devamı olduğu gibi bir haylizaman efkârı umûmiyeyi meşgul edecek bir fenomen olarak kullanma tercihimi, ağır bastı? Günümüze baktığımızda yâni, 2006 Temmuzuna baktığımızda, canı kendi vatandaşının reyleriyle ölüm yatağına yatırılmış bir KKTC, AB' nin ortağı Kıbrıs Rum kesimi hasebiyle birçok tacize mâruz bırakılma durumu sağlanmış, AKP hükümeti
ve bu hükümetin istikame tinde hareket eden, KKTC C.başkanı Talat ve arkadaşları KKTC'yi oksijen çadırına yatırmış bulunmaktalardı. Yukarıda birbirine girme ihtimali olan Rumlar, deyimimiz,25/Nisan/1974'de Makarios yönetimi, EO KA-B tethişçilerini ve sempatizanlarını kanun dışı ilân etmiştir. Rum Milli Muhafız Gücü'nün inkısamı (bölünme) bir tarafının Makarios dolayısıyla Kıbrıs Rum yönetimine bağlı,diğer tarafının da Yunanistan daki cuntaya dolayısıyla Cunta'nın ada'daki subaylarına merbutiyetin doğurduğu gerginlik çok geçmeden, yek diğerleri ile çatışmaya girmişlerdir.

Diğer bir deyimle, Makarios'un beyanı kendisine bağlı Kıbrıs polis gücü ile EOKA tethişçileri arasında çatışmalar Adanın her tarafına yayılmıştı. Başpiskopos ve Kıbrıs C.başkanı Makrios ile Kıbrıs Cumhuriyeti yetkilileri Yunan Cuntasının diktatör lüğü Kıbrıs'a sirayet etmesin istikametinde harekete geçmişler, Makarios, Yunan
Cuntası reisi Fed on Gizikis' e gönderdiği altı sayfa tutarındaki mektupda sert ifadelerde bulunarak, kendisinin ahali tarafından seçilmiş cumhurbaşkanı olduğunu, Atina tarafından nasb edilmiş bir Vâli olmadığını, kendi sine karşı ihtilâl çalışmaları içinde olan, 650 Yunan subayının geri çekilmesini istediği satırlar, Atina ile Lefkoşe
hattında birliğin koptuğunu ortaya koyan husus oldu.

Bu arada görelim ve ifade edelim, Ecevit'in açıklamasında yer alan dostane bir hâl içinde federatif sistemle iktifa tepki görürken, Makarios olsun, Atina Cunta hükümeti olsun müşterektiler bu açıklam aya tepkileri de aynı istikamette idi dolaysıyla Türkiye ve Ada'daki dindaş ve soydaşlarımıza bakış ları aynı perspektiften idi. Kendi
aralarındaki bu ittifak bizim için mühim idi. İhtilafları ise bir lûtf-u İlâhi idi.

(Devam edecek) Fiemanillah.
Kaynak: 'Milli Görüş zaviyesinden 1974 Kıbrıs Barış Harekatı' yazan
Metin hasırcı