Üzerinden 43 yıl geçti...

1980 12 Eylül askeri darbesi öncesinde açıklanan ve darbe sonrası yaşama geçirilen 24 Ocak Kararlarının yıl dönümü bu gün.
Türkiye ekonomisinin kabuk değiştirmesi anlamında çok önemli bir dönüm noktası...
Cumhuriyet tarihin en ‘radikal’ ekonomik hamlesinin yapıldığı söylenir.

43 yıl önce bu gün ekonomik alanda yapılan değişiklikler Türkiye’nin dışa açılmasını sağladı.
Getirdiği değişimler ve açılımlarla Türkiye’nin ‘liberal ekonomiye’ geçiş sürecinde bir kırılma noktası olarak çok önemli bir yer tutar bu tarih.
1980 24 Ocak’ında alınan bu kararlarla Türkiye ekonomisinin temel yapısı değişmiş, ekonomi yeni bir anlayışla, “Piyasa Ekonomisi ”ne yönelik evrimleşme sürecine girmiştir…
Bu süreç, rekabetçi fiyat politikaları üzerine yeni bir ekonomi anlayışı sürecidir çoğu ekonomiste göre.

* * *

Evet, 24 Ocak 1980’de Türkiye Özel sektörün ve girişimciliğin önü açılmaya çalışılmıştır.
Ne ki, Türkiye’nin Serbest Piyasa Ekonomisine geçişinin 12 Eylül faşist bir Askeri Darbe ile birlikte anılması kuşkusuz büyük bir ironidir! 

Bunun 12 Eylül gibi kanlı bir askeri darbe ile uygulamaya sokulmuş olması ve daha da kötüsü bu kararların IMF direktifleri doğrultusunda hazırlanan bir programla yürütülmüş olmasıdır kötü olan!
Yoksa Türkiye’nin içe kapanıklıktan dışa açılması değildir hiç kuşkusuz.
Ekonominin dışa açılmasının hedeflenmesi, ülke ekonomisinin dünya ekonomisine uyumunun sağlanması Türkiye için bir kırılma noktası olmuştur.

Türkiye için radikal kararların alındığı bu programda ülke ekonomisinin büyüme stratejisi değişmiş ve ithal ikameci politikalar terk edilmiştir.

* * *

Fiyat artışlarının piyasaları alt-üst, özellikle dar gelirlileri perişan ettiği bu günlerde fiyat artışlarına serbest piyasa mantığı çerçevesinde nasıl müdahale edileceği konusu tartışılmakta...

Serbest Piyasa başıbozukluk demek değildir kuşkusuz.

Serbest piyasa ekonomisi denildiği zaman yine kuşkusuz bunun kendine özgü bir takım ilke ve kuralları vardır.

Bugün dünyada en önemli ekonomik ilkelerden biri serbest piyasa ekonomisidir.

Yani fiyatların sunum-istem dengesine göre belirlenmesidir.

Devlet ancak tekelleşme, hile, kalite ve sağlık açısından müdahale edebilir fiyatlara...

* * *

Serbest piyasa ekonomileri, ekonomik faaliyetlerin tam rekabet koşulları içinde serbestçe yapılabildiği, ekonomik sorunların çözümünün devletin ekonomiye müdahalesiyle değil fiyat mekanizması aracılığı ile gerçekleştirildiği ekonomilerdir.

Ticaret, ekonomik yaşamın can damarıdır.

Peygamberimizin (SAV) "Cesur olun ve ticarete atılın. Rızkın onda dokuzu ticarettendir." mesajı açıktır.

Peygamberimiz (SAV) ticaretin risk taşıdığını belirtir ama bu riskten kaçınılmamasını da öğütler.

Son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de insanları sıkıntıya sokan fiyat artışları yaşanmaktadır.

Peki, Piyasa modelinde fiyatlara müdahale edilebilinir mi?

Kuşkusuz edilebilinir, fırsatçılığa, kötü niyetliliğe devletin müdahalesi olur ve olmaktadır da.

Sözünü ettiğimiz kuşkusuz aşırı fiyat artışlarıdır.

Yoksa olağan fiyat artışları değil...

Normal fiyat artışlarının polisiye önlemlerle engellenmesi söz konusu değildir elbette ki.

Bir ekonomide fiyatlardan hem üretici ve hem de tüketici hoşnut değilse burada olan biteni devletin gözetlemesi gerekir ve müdahale eder hiç kuşkusuz.