Babam en iyi maç arkadaşımsa annem en iyi sinema arkadaşımdı.

Sinemaya gitmek bir törendi. Akşamdan pantolonum gömleğim ütülenir, ayakkabılarım boyanırdı. Kışsa kemik düğmeli, kapşonlu, lacivert paltomu giyerdim. Papyonları çok sevdiğim için kırmızı benekli papyonumu takardı annem.

Kendisiyse mutlaka döpiyes eteğini ve yakası kürklü paltosunu; ince topuklu ayakkabısını giyer; eline çantasını alır, boynuna ipek fularını takardı; başına da anneme çok yakışan şapkalarından birini koyardı.

Önce; Sirkeci Şaban’da tostlarımızı yer, şıramızı, bozamızı içer; Dilek Sineması’nın gişesindeki döner tablaya parayı koyardık; gişeci tablayı çevirir para ona gider, biletler bize gelirdi.

Sinema salonunda, yer gösterici feneriyle koltuklarımızı gösterir, annem ona daima bahşiş verirdi.

Ve heyecanla beklediğim gonk çalar; perde açılır, salonun ışıkları söner; başımızın üstünden gecen projektör ışığı perdeye; maceraları, aktörleri, aktrisleri yansıtırdı; soluğum kesilircesine hayaller içinde kaybolur giderdim.

 

Dilek, Kısmet, Yazıcıoğlu, İnci, Rüya, Tayyare

Erdal Nural yazmıştı:

‘’Bursa’da ilk sinema salonu 1920’lerde açılmış. ‘Muallimler Birliği Sineması’ adıyla, kullanılmayan Ermeni Kilisesi’nin, bugünkü Setbaşı İlköğretim Okulu’nun bulunduğu yerde. Ancak ilk gösterim 1929’da. Halide Edip Adıvar’ın romanından uyarlanan ‘Ateşten günler’ filmi sessiz gösterilmiş. Giriş 5 kuruş. Sonraları Setbaşı Köprüsü’nün yanındaki Şafak, sonraki adıyla Saray Sineması. Bursa’da ilk sesli sinema burada seyredilmiş.’’

********************

Ah o eski, o güzelim Bursa sinemaları: Kısmet Sineması; İnci Sineması; Zafer Sineması; Setbaşı Sineması, Tayyare Sineması; Yeni Sinema, Rüya Sineması; Sunar Sineması; Marmara Sineması.

******************************

Heykel’deki Dilek ve Altıparmak’taki Yazıcıoğlu en çok film izlediğim iki sinemaydı.

Lise yıllarında her cuma okul çıkışı arkadaşlarla 14.20 matinesine giderdik Yazıcıoğlu’na.

Kısmet Sineması’nda da epey film izledim.

Ve yazlık sinemalar: Mahfelin arkasındaki Setbaşı Sineması; Hisar’daki Pınarbaşı Sineması, Irgandı Köprüsü’nün yakınındaki Rüya Sineması.

AVM’lerde açılan sinemalar ruhsuz; onlara kanım ısınamadı bir türlü.

Artık nadiren sinemaya gidiyorum; evde internetten film izliyorum. Her filmi internetteki sinema sitelerinde bulmak mümkün.

Salgın boyunca 200 film izledim. Sanat filmlerine tutkunum; Şarlo, Fellini, Bergman, Tarkovski, Kurosava, Kubrick filmleri bana moral kattılar.

 

En sevdiğim 20 Türk Filmi

Yılmaz Güney ve Metin Erksan’ın yeri bende başkadır.

Madem filmlerden söz açtık, Türk sinemasından en sevdiğim 20 filmi yazayım:

Umut… Yılmaz Güney; Yol… Yılmaz Güney; Susuz Yaz… Metin Erksan; Yılanların Öcü… Metin Erksan; Sevmek Zamanı… Metin Erksan; Bir Zamanlar Anadolu’da…Nuri Bilge Ceylan; Uzak…Nuri Bilge Ceylan; Kırık Bir Aşk Hikayesi…Ömer Kavur; Selvi Boylum Al Yazmalım…Atıf Yılmaz; Hababam Sınıfı…Ertem Eğilmez; Züğürt Ağa…Nesli Çölgeçen; Anayurt Oteli…Ömer Kavur; Muhsin Bey…Yavuz Turgul; Masumiyet…Zeki Demirkubuz; Düttürü Dünya…Zeki Ökten; Gelin…Lütfü  Ö Akad; Gurbet Kuşları…Halit Refiğ; Vesikalı Yarim…Lütfü Ö. Akad; Canım Kardeşim…Ertem Eğilmez; Uçurtmayı Vurmasınlar…Tunç Başaran.

Yazım bittiğine göre, değerli hikâyecimiz Firüzan’ın “Benim Sinemalarım’’ adlı hikâye kitabını bir daha okuyabilirim şimdi.

Kalın sağlıcakla.