Öğrenim hayatım boyunca korktum matematikten; hiç ısınamadım, hep düşüktü notlarım.

Lisede matematik ve geometriden ikmale kalınca Almanca öğretmeni olan sevgili teyzem Güner Erözden’in önerisiyle yazın özel matematik dersi aldım ve fark ettim ki matematik aslında hiç zor değil aksine eğlenceli de.

Sınavlarda on üzerinden on aldım o özel dersler sayesinde. Meğer içimde uyuyan bir matematikçi varmış.

Yaşadığımız hayat pahalılığı;peş peşe gelen zamlar; yüklü elektrik, su, doğal gaz, telefon faturaları; çarşı pazarda AVM’lerde tırmanan fiyat etiketleri; kapanan dükkânlar, iflaslar; yoğunlaşan işsizlik; siyasal gerilimler; salgınla baş etmede yaşanan zorluklar...

Bütün bunların matematikten, matematik felsefesinden, matematik kültüründen; yani aslında bilimden uzak düşmemizle ilgisi yok mu?

************************************

Ekonomide refahı, bolluğu üretimle yakalarsınız; tüketim ekonomisi çıkmaz sokaktır.

Üretim için bilim, bilime dayalı teknoloji şart. Bilim de matematikle mümkün.

Eğitimi laiklik ilkesi çerçevesinde bilime, felsefeye dayandırmadan; ezberci değil, düşünen eleştirel akla sahip öğrenci yetiştirmeden işimiz zor; ekonomide de, siyasette de zor.

Ve işe girmede işte yükselmede liyakati esas alacaksınız.

IMF, Dünya Bankası reçeteleriyle, sadece para politikalarıyla nereye varılabilir.

 

NESİN MATEMATİK KÖYÜ

Matematikle aramızda bir korku duvarı var; matematiği sevdiremedik, öğretemedik, matematik kültürü edindiremedik öğrencilerimize.

Arada çok güzel girişimler elbette oldu; mesela, matematikçi Ali Nesin’in İzmir'in Selçuk ilçesi Şirince köyüne 1 km uzaklıkta bulunan Nesin Matematik Köyü.

Köy yüzlerce insanın bağışlarıyla imece usulü kurulmuştu.

Bursa Çağdaş Eğitim Kooperatifi ve Nesin Matematik Köyü ülkemizin yüz akı eğitim girişimleridirler.

**********************************************

Matematik köyünde hangi ürün yetişiyor?

Zihinlere matematik tohumu ekiliyor; özgür düşünce filizleniyor.

******************************

Matematiği öğretmede, özgür düşünmeyi, özgür vicdanı geliştirmede;hayatı, evreni, insanı anlamak için bilimsel bakış açısı edinmenin önemini kavratmada çok ama çok yararlı bir girişim Matematik Köyü. Keşke sayıları çoğalabilseydi.

CHP’li belediyeler mesela öncülük edebilirler mi?

****************************

Sözü Prof. Dr.Ali Nesin’e bırakayım:

“Matematiksel zekânın hemen hemen herkeste eşit olduğuna inanıyoruz. Başarısızlık korkusu ortadan kaldırılırsa ve gence probleme yoğunlaşabilme imkânı tanınırsa, herkesin matematiği sevebileceğine inanıyoruz. Matematikte önemli olan problemi çözmek değil, problemi anlayabilmektir… Matematik Köyü’nde bu iki engeli (korkuyu ve yoğunlaşmayı engelleyici unsurları) ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz. Matematik Köyü’nde sınav, not, sınıfta kalma, ceza gibi korkuyu körükleyen unsurlar olmadığı gibi, müzik, televizyon, gürültü gibi yoğunlaşmayı engelleyecek unsurlar da yoktur.”

Yazımın girişinde anlattığım matematik dersi ile ilgili anım Ali Nesin’in bu cümleleriyle aklımda iyice berraklaştı.

Eğitimin bir amacı da; öğrenciyi ön yargılarından, korkularından kurtarmak; ona yeteneklerini, aklını, kişiliğini fark ettirmek ve bunları nasıl geliştirebileceğini göstermek değil midir?

Türkiye bilim toplumu olacaksa; ekonomi, siyaset, kültür, eğitim, spor hepsinde matematiğin bilimin öncülüğü şart.