Beşeriyetin aile kavramını anladığı günden bu yana ailenin, toplumun temeli olduğu anlayışı genel kabul görmüş, aklın ve tecrübenin ışığında aileler bu anlayışı toplumların da hep birlikte tatbike geçirdiklerinde n ortak anlayışı hep birlikte devamlı kılmak tarzı hak im olmuş, böylece de,topluca bir ilerleme yani tekamül vücut bulmuştur.

Mesela aileyi meydana getiren kadın ve erkek, beşer iyetin ilk dönemlerinde aralarında ki, münasebetlerin de tam bir intizam içinde değildi. Bir kadın, birçok er kekle münasebetlerde bulunduğundan ve bu münasebetlerden doğan çocuk sadece annesini tanır idi. Böylece de,  annesinin künyesiyle tanınırdı. Yunanistan’da, Kerpus zamanına kadar bu adet böyle devam etmiştir. Kadın ile çocukları erkeğin malı olarak kabul edilirdi. Aile reisi onlara istediği gibi muamele ederdi. Fakat kadının nüfuzu (te’sir)erkeğinki kadar değildi.. Yunanlılar ile Romalılar da, kadın erkeğin meşru bir esiri idi. Erkek bunu istediği gibi istihdam ederdi. Yalnız; Mısırlılar da, erkek ile kadının hukuk hakları müsaviydi.

LİSAN(DİL)

Beşeriyetin, yani insanlığın tekâmülünde, aile düzenin in tanziminden sonra tekâmülü temin ve devam ettirmek için nazarı dikkate alınması gereken hususun başında dil, yani lisan gelir. İlk insanlarda lisan, şaşkınlık ve taaccübden doğan işaretlerle yapılmaya çalışılırdı. İşaretlerle meramını anlatabilmek yine en başvurulan yol işaretleri anlama ile de alakalıydı.

Yani söz ve işaret; tekellümü yani konuşmayı sürdürebilmenin çaresi bu söz ve işaretleri pekiyi anlamak ve anlatabilmekle alakalıydı. İlk insanlar heceleri kullanmaya başladıklarında, önce harf, hayret ve taklidi kullanırlardı. Bu kelimeler tek heceli kelimelerdir. Bu tek heceli kelimelerle konuşma ne kadar devam etti bilmiyoruz ama bunları daha sonra çok heceli kelimeler takip etti diyebiliriz.(39)      

İnsanın bu iki devreden sonra, açıklanmış ve kullanıma giren kelimelere başlangıç veya nihayette kullanma yoluna gidilerek, meramın daha iyi ifadesini sağlamak için, gayret sarf olunmuştur.