İnsan, toplu halde yaşayan ve bebeklik süresi en uzun olan canlı varlıktır.

Ancak insan, içinde doğup büyüdüğü topluma göre şekillenmektedir. Toplumsallaşma, ailede başlar ve bu halka gittikçe genişler.

Kültür, toplumları şekillendiren önemli faktörlerden biridir.

Kültürün de iskeleti geleneklerdir...

Geleneklerini toplumlar, uzun zaman içinde kazanırlar ve değişmeleri de zordur.

Milletleri diğer milletlerden ayıran özelliklerden biri gelenektir.

Bir toplumun sürekliliği için geleneklerinin yeni nesillerde yaşatılması önemlidir.

Türk toplumunun en belirgin özelliklerinden başlıcaları dini yaşayışları, sanat gelenekleri, dilin yapısı ve devletsiz kalmama gelenekleridir.

* * *

Çocuk gelişimi dinamik, etkileşimli bir süreçtir.

Her çocuk, çevresindeki dünya ile etkileşimde benzersizdir ve başkalarından ve çevreden ne çağırıp ne aldıklarını, nasıl düşündüklerini ve davrandıklarını da şekillendirir.

Farklı kültürlerde yetişen çocuklar, çevrelerinden belirli girdiler alır. Bu nedenle, çocukların inanç ve davranışlarında çok çeşitli kültürel farklılıklar vardır.

Türklerde çocukların yetiştirilmesinde diğer batı toplumlarına göre önemli farklılıklar bulunur.

Söz gelimi Türk anneler çocuklarına daha bağımlı, onlara her alanda yardım eden bir yapıya sahiptir.

Alman anneler ise bebeklerinin gereksinimlerine, isteklerine yahut bir insan olarak odaklanma eğilimindedir.

Öte yandan, Afrika kabile grubunun anneleri sosyal içeriğe daha fazla odaklanırlar.

Bu, çocuğun diğer insanlarla etkileşimlerini ve onu çevreleyen kuralları içerebilir.

* * *
Her toplum çocuk yetiştirmede çoğu kez farklılıklar gösteriyor yani.

Aşağıda anlatacağımız öykü Türk aileler ile Alman ailelerin çocuk yetiştirmedeki farklılıkları anlamamız açısından önemli bir örnek olsa gerektir.

* * *

Bir Türk aile tanıştıkları bir Alman aileye konuk olurlar.

Oturulup, sohbet gelişirken, Alman ailenin salonda emekleyerek dolaşan bir çocukları vardır.

Çocuk, bir ara koltuğa tutunarak onun üzerine çıkmak ister, ancak tam çıkacakken geri düşer, başaramaz yani.

Birkaç kez yineler bunu...

Durumu izleyen Türk ailenin babaları bir kez daha koltuğun üzerine çıkmak için çabalayan çocuğa son anda müdahale eder ve omzundan tutarak onun koltuğa çıkmasına yardım eder.

Kendine göre önemli bir iş yaptığını düşünür Türk baba...

Ancak Alman aile bu duruma şaşırır ve tepki verir.

Siz ne hakla çocuğumuzun bir şeyi tek başına başarmasını engellersiniz’ derler.

Bu kez şaşırma sırası Türk babadadır.

Yardım etmemin ne zararı vardır ki’ der...

* * *

Bu örnek kuşkusuz toplumların eğitim, sosyolojik ve toplumsal yapılarının ne kadar farklılıklar gösterdiğini anlatması açısından önemlidir.

Herkes bir kerede her şeyi almak, başarmak ister ancak bir şeyi elde etmek için çaba harcaması gerektiğini bilmesi, öğrenmesi gerekir.

Bu ona yaşam boyunca uğraştığı şey için iç destek verecektir.  

 

Çocuğun her yaptığı şeylere çok fazla müdahalede bulunmak çocuğunuzun kendisine olan güvenini engellemektedir.

Çocuk bir şey yapmaya hazırsa onu yapması için destelemek gerekir ama onun yapabileceği bir şeyi aile olarak bizim yapmamamız gerekir çoğu kez.

Başarma için çaba harcaması gerektiği duygusunu ve başarmanın zevkini ona tattırmak gerekir.