Dünyanın her yerinde, her milletinde olduğu gibi bizde de istismar edilen değerler vardır.

Dinî değerleri ve Atatürk’ü istismar edenler bunların başında gelir.

Türkiye'de birçok olayda olduğu gibi Atatürk istismarı da had safhada olmuştur hep.

Evet, Türkiye’de gerçek Atatürkçüler vardır ama Atatürkçü geçinenler ve Atatürk'ten geçinenler de var."

Atatürk’ten geçinmek kuşkusuz Atatürkçü geçinenlerden daha zarar vermektedir.

Ama her ikisinden de ülke, millet ve Mustafa kemal Atatürk de çok büyük zarar görmektedir.

Atatürk’ten geçinenlerin en belirgin özellikleri, içtenlikten yoksun olup çıkar odaklı hareket etmeleridir.

Bu tipler yüzünden hem gerçekten Atatürk’ü içtenlikle sevip herhangi bir çıkar beklentisi olmayanlar zarar görmekte hem de normal de Atatürk’le bir sorunu olmayan ama sözde Atatürkçüler gibi Atatürk’ü ilahlaştırmayan, onu da normal bir insan gibi görmek isteyenler zarar görmekte…

* * *

Atatürkçülük öncelikle dogmalardan oluşan statik bir ideoloji falan değildir.

Dünyaya ve değişen koşullara salt belli temellerden bakmayı gerektirir.

O temeller de, aklın bilimin ışında bir bakış açısıdır...
Altıok ve benzeri ilkeler dönemin koşullarına göre değişebilir yani.

Bu açıktır ve Atatürk’ün vasiyet niteliğinde ki konuşmasında geçer.

Gerçek Atatürkçülük, siyasete alet edilen, çirkin hesaplara malzeme edilen, kirletilen, halkın kandırılmasında kullanılan Atatürkçülükten farklı bir yaklaşımdır.

Ve bu gerçek Atatürkçülükle kimsenin bir sorunu yoktur.

Sorun, hükümetin, devletin iş yapmasına engel olan, terör örgütlerinin ideolojik olarak sömürdüğü ‘sahte Atatürkçülükte’dir.

 * * *

 Sorun, Atatürkçü geçinenler ve Atatürk’ten geçinenlerde yani...

 Atatürkçü geçinenler, bu tipler, aslında Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili olumlu ya da olumsuz bir duyguya sahip değillerdir.

Bunlar için Mustafa Kemal Atatürk, bir paravandır.

Yaptıkları her türlü yanlışı Atatürkçülük maskesi altında temize çıkarma ve milletten saklama derdindedirler.

Her türlü pisliği ve ahlaksızlığı Atatürkçülük maskesiyle gizleyip meşrulaştırma yoluna giderler bu tipler.

Banka hortumlarlar, dolandırıcılık yaparlar, yolsuzluğa karışırlar, cana kıyarlar ama enselenince de kendilerini hemen bildik cümlelerle savunurlar.

“Tüm bunlar başıma Atatürkçü olduğum için geliyor. Atatürkçü olduğum için bana zulmediyorlar.”

28 Şubat sürecinde bunları fazlasıyla görmedik mi?

Milletin değerleriyle, inançlarıyla sorunu vardır bu tiplerin.

Millete sırf inançlarından dolayı zulmederler...

Kamusal alanda başörtülü diye, namaz kılıyor diye, oruç tutuyor diye, sakallı diye insanlara zulmederler.

Okuldan atar, işinden atar, hapse atar, işkence yapar ama bir gün bunların hesabı sorulmaya kalkıldığında “Ben Atatürkçü, çağdaş bir insanım; bana bunun için zulmediyorlar” diye yaygara koparırlar.

* * *

Bundan daha zararlı olanı Atatürk’ten geçinen parazit tiplerdir.

Olur-olmaz her yerde Atatürk ismini, cismini, resmini, imzasını, heykelini, büstünü kullanarak tamamen Atatürk ticareti yapan bu kişilerin tek kazanç yolu, Atatürk sevgisi üzerinden insanları soymak ve servetlerine servet katmaktır…

Atatürk’le ilgili kitap yazarlar, tanesini binlerce liraya satarlar...

Belediyelerden adrese teslim ihaleler alırlar...

Sanat adına ortaya koyduğu düzgün bir eser olmamasına karşın, Atatürkçülük vurgusu yaparak insanları cezp eder ve Atatürk sömürüsü üzerinden milyonları götürürler.

Kimileri belediye başkanı seçildiğinde, var olan binlerce heykelden çok daha büyüğünü, çok daha farklısını yaptırarak bir liraya mal olduysa on lira ödeme yaparak yolunu bulur.

Ülke ve millet olarak Atatürkçü geçinenlerden ve bu Atatürk’ten geçinenlerden kurtulduğumuz gün kimse Türkiye’nin önünde duramayacaktır.