Geçtiğimiz kasım ayında umut verici, büyük bir gelişme yaşandı İstanbul’da.

Türk Dili Konuşan Ülkeler Konseyi 5 sürekli ve 2 gözlemci üyesiyle toplandı ve konseyin geleceğini şekillendirecek adımlar atıldı.

2009 yılından bu yana emekleme aşamasında olan bir proje artık ete kemiğe bürünüyor.

Türk Devletleri ‘birlik’ fikrine oldukça ısınmış durumdalar.

Oluşum hem genişliyor ve hem de derinleşiyor.

Birliğin İsmi "Türk Devletler Teşkilatı"na dönüştü.

Yani Türk devletleri arasında Avrupa Birliği'ne benzer bir yapı ortaya çıkarma fikri sahneye konmuş durumda.

Türkiye, 2022 yılında bu oluşumun dönem başkanlığını alacak.
Daha önceleri uzak bir hayal gibi olsa da Türk Devletler Teşkilatı’nın Türk Birliği'ne dönüşme şansı gerçekten var ve bu gerçekten heyecan verici bir gelişme.

* * *

Başlangıçta Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan tarafından kurulsa da, 2017 yılında Macaristan ve 2018’de de Özbekistan’ın katılımı ile ikinci genişleme dönemini yaşadı.

Şimdi ise 3. genişleme dönemindeyiz...

Bağımsızlıklarının 30. yılını kutlayan Türk Cumhuriyetleri ve 2009'da kurulan Türk Konseyi’nin bu kadar kısa sürede ‘Türk Devletleri Teşkilatı’na dönüşmesini tarihi bir gelişme olarak görmek gerekir.

21. yüzyılda ekonominin sıklet merkezinin Asya'ya kaydığı bir dönemde, Avrupa-Asya arasındaki İpek Yolu üzerinde yer alan büyük Türkistan coğrafyası ile Türkiye ve Azerbaycan'ın 2040'a kadar uyumu, hali hazırda 300 milyon nüfusa, 4,5 milyon kilometre karelik bir alana ve 2 trilyon dolarlık bir ekonomiye sahip olan Türk Dünyası’na 21. yüzyılda önemli olanaklar sağlayacağı çok açık.

* * *

Hiç kuşkusuz konseyin isminde yapılan değişiklik önemli bir adımdır.

Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi adının Türk Devletleri Teşkilatı'na evirilmesi, tarihi ve köklü bir dönüşümü işaret etmektedir.

Büyük Türkistan coğrafyasını işgal eden Rusya'nın 19. yüzyıldaki ünlü Türkoloğu Nikolay İvanoviç İlminski'nin Türk lehçelerini farklı diller haline getirmek suretiyle Türk halklarını bölerek Ruslaştırma projesinin de önü kesilmiş oluyor.

Bu isim değişikliğiyle Türkistan coğrafyasında yaygın olarak kullanılan "Türk Dilli Halklar ve Ülkeler" tabirleri yerlerini "Türk Halkları yahut Türk Devletleri"ne bırakmış oldu.

Bu değişikliği köklü bir zihniyet dönüşümü olarak değerlendirmek gerekir.

Bu gelişme gelecek açısından büyük anlam taşıyor.

* * *

İstanbul’daki son zirveyle 2019’da Nazarbayev’in önerdiği değişiklik yaşama geçmiş oluyor.

Türkmenistan’ın gözlemci üye olarak katılmasıyla, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri tam olarak örgütte yerini almış oluyor.

Zengin enerji kaynaklarına sahip Türkmenistan’ın örgüte katılımı, enerji tedariki ve ekonomik ilişkilerin güçlenmesine büyük katkı yapacaktır.

Örgüt üyesi olmayan tek Türk devleti, KKTC’dir.

Türkiye, KKTC’nin de örgüte katılması için üye ve gözlemci üyelerden destek beklemektedir.

Sonuç bildirisinde, Türkiye’nin, Kıbrıs Türk halkının Türk Devletleri Teşkilatı’nın ilgili faaliyetlerine katılmaya davet edilmesi talebinin tanındığı vurgulanmıştır.

Önümüzdeki dönemde Türk Cumhuriyetleri KKTC’yi tanırsa KKTC de örgüte katılmış olacaktır.