Yaklaşık 9 ay önce  yazdığım “Tüketiciler bankalarda parasıyla rezil mi oluyor yoksa.?” başlıklı köşe yazısından sonra, inanılmaz olumlu tepkiler ve yorumlar almıştım.

Meğer ne çok banka mağduru tüketici varmış bu kente…

Herkes; özellikle bankaların gişe kuyruklarından, numaratörlerin haksız numara verdiğinden ve banka yetkililerinin sorunlara olan duyarsızlığından şikayet ediyor.

Bir okurum bankaların gişe kuyruklarında beklemekten bel fıtığı olduğundan dem vururken, bir başkası geçtiğimiz günlerde bir bankada sıra yüzünden çıkan kavgadan bahsediyor.

Demek ki yakında bu sinir harbi nedeniyle bankalarda daha büyük olaylar çıkabilir.

Bizden uyarması.!

Ama önlem alacak olanlar tüm bankaların genel müdürlükleri tabii ki…

Bu soruna artık çözüm bulunmalı…Hem de acilen…

Duyarsız, umarsız ve sesiz kalmamalı bankaların üst yönetimleri…

Müşterilerini daha fazla üzmemeli…!

Parası olanın hemen sıra numarası alması, dakikalarca bekleyen müşterileri çileden çıkartıyor.

Bu tür hizmet farklılığı ve ayrıcalığı akıllara “zenginlere özel banka açılmalı” şeklinde bir düşünceyi bile getiriyor.

                            MAAŞ TAŞIMA İZLEMLERİ UZUN SÜRÜYOR

Şimdi benim de yaşadığımı bir banka mağduriyeti olayını gündeme getirerek konuyu tartışmaya açmak istiyorum.

Geçtiğimiz günlerde; ülkemizin en çok kar eden bankalarından birinin Nilüfer’deki şubesindeydim. Yaşadığım kurumsal bir mağduriyet nedeniyle internet bankacılığını kullanmadığım için, para yatırma-çekme işlemini genellikle kendim yapıyorum.

Müşterisi olduğum bu bankadan müşteri numaram ile bir numaratör sırası aldım ve başladım beklemeye…

Verdiği hizmetler nedeniyle yıldızlarla dolu karnesi olan banka şubesinde beklemem tam 1 saat sürdü. Çünkü bankanın 4 veznesinden sadece 2’si çalışıyordu. Onlardan birinde maaş hesabını bu bankaya taşımak için uzun uğraşlar veren 2 emekli vatandaşımız bulunuyordu. Onların işlemleri tam 45 dakika sürdü. Bankanın 2.veznesi ise, bankanın çok çalışan müşterileri için hizmet veriyor olacak ki; onlar numaratörden sıra aldıktan kısa bir süre sonra onlar hemen vezneye kavuşup işlemlerini yaptırabiliyorlardı.

Ben bu şube ile yoğun çalışmadığımdan olacak; tam 1 saat numaratör sıramın gelmesini bekledim. Baktım ki 1 saat sonunda benim sırama daha 4 kişi vardı. Sorunun kaynağı ve çözüm noktası olduğunu sandığım Banka Müdürü’nün odasına yöneldim. Bayan Müdür, bir personeli ile görüşüyordu. Bayan personel biraz hüzünlü, biraz da ağlamaklıydı. Anlaşılıyor ki; özel bir sorun vardı içeride…Kapıyı çaldığımda; beklememi/daha sonra gelmemi belirten bir işaret yaptı Müdür...Ben de bu işin çözüm noktasının asla bu yönetici olamayacağına karar vererek, bankadan ayrıldım ve elimdeki parayı bir başka bankadaki hesabıma yatırdım.

Aslında sorun belliydi. Arada bir sigara içmek için kapının önüne çıkan bayan Banka Müdürü, bankanın müşteri bekleme kuyruğunu net ve açık olarak görüyordu ama “bakmak ile görmek arasındaki ince çizgiden” pek haberi yoktu anlaşılan…Sigarasını içtikten sonra umarsızca odasına doğru gidiyordu çünkü…Suya-sabuna dokunmadan yöneticilik böyle oluyordu belki de ona…

            ŞUBE MÜDÜRLERİNİN MUTLAKA BİR B PLANI OLMALI

Aslında tüketiciler büyük bir güçtür. Kararlı, örgütlü ve aydın tüketicilerin oluşturduğu tüketime yön verme gücü, bir gün bankaların başına iş açabilir.

Bu yüzden bankalar; müşterilerine adil ve saygılı davranmak zorunda…

Reklamlarında iddia ettikleri gibi yani…Hiç kimseyi hasta etmemeliler gişe kuyruklarında…

Örneğin; bir bankaya su faturası veya öğrenci harcı yatırmak için gittiniz. O bankanın müşteri değilseniz veya o bankaya ait bir banka kartınız yoksa işiniz iş demektir. Banka şubesi girişindeki otomatik numaratörden TC kimliğinizi kullanarak aldığınız o sıra numarası ile, en az 1 saat beklersiniz gişelerin önünde…

Daha da kötüsü var ama…Kapıdan giren herhangi biri, o bankanın bankamatik kartını kullanarak herkesin önüne geçince ve işinin birkaç dakikada halledince, sinir hastası bile olabilirsiniz. Bizden söylemesi..!

Saatlerce bekleyen gişe mağdurları sorunu karşısında çoğunlukla aciz kalan banka şube müdürleri; “Ne yapalım Genel Müdürlük bize sadece 1 gişe görevlisi tayin etti” falan diyerek işin içinden sıyrılmaya kalkınca daha da geriliyor tüketiciler…

Artık banka Şube Müdürleri; haklı olan tüketicilerin sorunlarına duyarlı olmalı, gerektiğinde mevcut kadronun içinden gişe görevini yapacak alternatif isimler bulmalıdırlar.

Çağdaş yöneticilik bunu gerektiriyor. Yoksa bu işin sonunu iyi görmüyorum.

Dakikalarca ve hatta saatlerce banka şubelerinin gişe önlerinde ağaç olan tüketiciler, bir gün Banka Gişesi Mağdurları Derneği  kurarak hak arama eylemine başlarlarsa da kimse şaşırmasın.

O dereceye geldi galiba bu sorun…Bu ülkenin en çok kazanan sektörü olan bankalar, artık şu gişe mağdurları sorununa el atsınlar yahu…

İnsanı hasta da etmesinler. Birçok kişinin banka hesabı yok ki; otomatik ödeme talimatı verecek.

Banka Mağdurları Derneği falan da kurdurmasınlar kimseye yani…

Bardak taşma noktasına geldi galiba…

Banka tüketicilerinin burnundan soluduğunu kimse görmüyor mu yahu..?

Şube müdürlerinin elleri armut mu topluyor yoksa..?

Onların B planı gibi bir alternatifleri yok mu ?

İşletme yönetimi gibi bir kariyerden hiç mi duymamış bu banka müdürleri..?

----------------------------------------------------------------------------------------------------------                   

ÖZLÜ SÖZLER: Kalite süreci; birbirine paralel ve birbirine iç içe sarılmış 2 soruya yöneltir bizi : “Doğru işleri mi yapıyoruz.?” ve “İşleri doğru mu yapıyoruz ?.” (TOWNSEND-GEBHARDT)