Bundan tam 10 yıl önce çok sevdiği babasını yitirmiş bir oğul olarak; bugünkü köşe yazımı, bir babanın çocuğuna verdiği nasihat mektubuna ayırıyorum. Yaşamının tüm deneyimini ve birikimini evladı ile paylaşan bir babanın öğütleri, bugünlerde yangınlar ve sel felaketleri ile iyice bunalan insanların yaşadığı 2021 yılı Türkiye’sine dair bazı önemli saptamalar da içeriyor.

Yoğunlaşan pandemi vakaları nedeniyle de çok zor geçeceğini sandığımız bir sonbahar öncesindeki bu sıcak günde; geleceğe dair bazı ipuçları da veriyor bu baba mektubu…

Borçlu birey ve firma sayısının giderek arttığı, boşanmaların enflasyonun ve işsizliğin çoğaldığı, buna karşılık yüzü gülen mutlu insan sayısının azaldığı günümüze ait bu BABA saptamaların, çocuklarımızın geleceğine yönelik iyi bir rehber olacağını umut ediyorum.

Köşemin devamlı okurlarımdan birinin gönderdiği bu nasihat mesajını sizlerle de paylaşmak, bir baba olarak benim için bir görevdi aslında.

Bu “Baba nasihatlerini” bana gönderen değerli okuruma buradan sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum ve bende görevimi yaparak bunu okurlarımla paylaşıyorum ve de kulaktan-kulağa yayılmasını istiyorum.

Okurlarım içinde geçmiş güzel günlere dair de bir şeyler bulabilsinler ve yaşam kavgasının içinde; keskin hatalar yaparak çok büyük faturalar ödemesinler diye…

                    “KİMSEYE KEFİL OLMA, BOŞ KAĞIDA DA İMZA ATMA

Sevgili Çocuğum…

Türkiye’de hiçbir zaman döviz üzerinden borçlanma. Sakın; siyasi liderlerin veya TV programlarındaki ekonomistlerin verdiği demeçlere/görüşlere inanıp, işlerini onlara göre düzenleme. Hiçbir zaman acele karar verme ve verdiğin karardan kolay geri dönme. Bu davranış, senin kendine olan güvenini artırır. Arkadaşına kefil olmak yerine, eğer olanağın varsa ona borç ver. Eğer bir malı satman gerekiyorsa, mümkünse vadeli satma.  Peşin parayla sat, hatta biraz zarar etsen bile böyle yap. Pişman olmazsın. Kredi kartı ile alışveriş yaparken, kartını görevliye veya garsona teslim etme. Bizzat sen kasaya götür ve borcunu öde, sonra da pos cihazından çıkan fişin rakamlarını kontrol et. ATM makinesini kullanırken çevrendeki kişilere dikkat et. En zor taklit edilen imza: bir defada kalemi kaldırmadan atılan imzadır. İş yaşamında imzanın önemi çoktur. Attığın imzanın arkasında olmayı prensip edin.

Canım Çocuğum…                    

En büyük ve yenilmeyen tek gücün: bilgi olduğunu asla unutma. Her kime olursa olsun, kefil olmak zorunda kalırsan ödeyebileceğin rakamdan fazlasına kefil olma, kefalet tutarı belli olmayan sözleşmelere ve boş kağıtlara imza atma. Aksi taktirde her şeyini kaybedebilirsin. İş yaşamında hiç kimseye olduğundan fazla değer verme, hiç kimseyi de küçük görme. İşyerine girerken kapıcının elini sık, hizmetlinin hatırını sor, gerektiğinde de yardıma muhtaçlara karşılıksız yardımlarda bulun. Otomobil satın alırken satışı en kolay olan ve yüksek modelde araç satın almaya gayret et. Bu senin hazır para kaynağındır. Çünkü insanın ne zaman paraya ihtiyaç duyacağı belli olmaz.

                       “SEVDİKLERİNİN YAŞ GÜNLERİNİ HİÇ UNUTMA

Değerli Çocuğum…

Eşinle arandaki mesafeyi hiçbir zaman yok etme. Onun da özel bir yaşamı olduğunu unutma. Ara sıra eşine sürpriz yap, eve çiçekle git, tiyatroya-sinemaya bilet al. Onu iyi bir restoranda mutlaka bir akşam yemeğine götür. Evin içinde cumartesi ve pazar hariç, pijama veya eşofmanla dolaşma. Ev içinde çorapla veya yalınayak gezme. Mümkünse her yemekten ve tatlı yedikten sonra dişlerini fırçala. Yemek aralarında yediğin aperatiflerden sonra ağzını su ile çalkala, yanında mentollü veya naneli sakızın olsun. Tatile, sağlık ve eğitime harcayacağın paraya acıma. Her yıl yeni bir tatil yöresinde tatilini, geçirmeye özen göster. Bu sana yaşamın boyunca 40 ya da 50 farklı yerde tatil yapma zenginliği sağlar. Sakın devre-mülk alma. Bu senin yaşamın boyunca aynı yerde ve aynı zamanda tatil yapman anlamına gelir ki, bu da bir süre sonra sana tat vermez. Ayrıca tüm yılın sabit giderlerine de katlanmak zorunda kalırsın.

Akrabalarını, dost ve arkadaşlarını bayramlarda ziyaret et. Toplumsal değer yargılarımızın ve alışkanlıklarımızın kaybolmasına müsaade etme. Sevdiklerinin yaş günlerini de hiç unutma…

İyi bir avukatın, sağlam bir elektrikçin ve her an yanında bulabileceğin bir su tesisatçın olsun. Güvenebileceğin bir otomobil tamircisinin telefonu her an kayıtlı bulunsun. Uzun yola gideceksen otomobiline binmeden önce lastiklerini, kullanırken motor hararetini, araçtan indiğinde de camların ve kapının kilitlerini kontrol etmeyi sakın unutma. Otomobilinin periyodik bakımı ile trafik ve sigorta belgelerinin eksiksiz olmasına dikkat et.

                                          SON VE EN ÖNEMLİ ÖĞÜT…

Sevgili Çocuğum…

Bu mektuptaki en son sözüm, en önemlisidir.

Allah’tan, evlat acısı yaşamaktan, yetim hakkı yemekten, kuru iftiraya uğramaktan, sabırlı insanın öfkesinden, korkusuz insanın cesaretinden ve kendi nefsinden hep kork.

Ben bunların çoğunu yapamadım ama sen mutlaka yap.

Kısaca… Mektuptaki bu kuralları uygula ve mutlu ol!..

Mutlu, huzurlu, umutlu ve güzel yaşamanın anahtarı: bu nasihatlerdir.

Beni ve bu söylediklerimi de hiçbir zaman unutma…

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ÖZLÜ SÖZLER: Mide ülserlerine yedikleriniz neden olmaz. Ülserler; sizi içten-içe  yiyenlerden oluşur. (Dr.Joseph MONTAGUE)

-------------------------------------------------------------------------------------------------

                                ADINIZI BURSASPOR’UN

                      GELECEĞİNE YAZDIRMAK İÇİN!..

Mali anlamda çok zor günler geçiren ama yeni ve umut saçan bir yönetimin oluşması ile geleceğe dair umutların yeşermesine yol açılan Bursaspor’da hareketli günler yaşanıyor.

Maddi olarak eksilerde bir bütçe devralan ve borçlar nedeniyle transfer yapamayan Bursaspor Yönetim Kurulu’nun, adımları birer-birer atarak transfer tahtasını açtırması ile geleceğe yönelik aydınlık bir pencere açıldı. Hemen ardından açıklanan yardım kampanyası da ilgi görmeye başladı.

Dün beni telefonla arayan ve iyi bir Bursaspor’lu olan Özhan Marketler Zinciri Eski Genel Müdürü Sabri Erdem, gelişmelerden duyduğu mutluluğu dile getirerek: “3 milyon nüfuslu Bursa’da her birey 1 TL verse; 3 milyon TL’lik bütçe oluşur. Haydi pamuk eller cebe” diyerek 3-10 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşen “Ayağa kalk Bursa” yardım kampanyasına gönülden destek verdi.

Bursaspor sevdalılarını bir kez de ben bu sütunlardan desteğe çağırıyorum ve Yeşil-Beyazlı kulübün geleceğine adını yazdırmak isteyenlerin aşağıdaki İBAN numarasına yardımlarını göndermelerini rica ediyorum.

Biliyoruz ki; başka Bursaspor yok.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

AYAĞA KALK BURSA Yardım Kampanyası

İBAN NO:TR 95 0006 4000 0012 2430 0008 31