Ekonomik krizli, salgınlı koca bir yıl geride kaldı...

Yarın yeni bir yıla gireceğiz kısmetse.

Yeni yıl ne getirecek, ne götürecek yaşayanlarımız görecek…

Yerkürenin güneş çevresindeki bir dolanımının daha sona ermesine saatler kaldı ülkemiz için…

Kimilerinin işlerinin rast gittiği, kimilerinin anasından emdiği süt burnundan geldiği, kimileri için mutlulukla dolu günler geride kalıyor.

Kimileri için de hastalık, ekonomik sorunlar yılı olan 2021 de bitti çok şükür. 

Geride kalacak o da diğerleri gibi…

 * * *

Neler gördük, geçirdik geçen bu yılda neler…

Hem de ne görmek!..

2021’de öyle anlar yaşadık ki, darısı düşman başına!

Hepimiz bir sınavdan geçtik...

Tüm dünya...

Varsıl-yoksul birlikte...

Aşıya ulaşamayanların daha çok etkilendiği salgın da sürmekte...

Önümüzdeki yılın ne olacağı, ne getireceğine yönelik türlü öngörüler yapılsa da belirsizlik gitmiş değil.

Türkiye olarak da 85 milyon insan şok bir vaziyette gelişmeleri izliyoruz…

Yıllarca kazanılanların çoğu birkaç ayda bitti-gitti, eridi!..

Bir yılda 1 Trilyon 751 Milyar liralık bir bütçeye ulaştık.

2021’de dış ve iç kaynaklı manipülasyonla dövizdeki yükseliş sonucu artan fiyat artışlarıyla piyasa sallandı, yoksullaştık.

Çoğumuzun alım gücü düştü, mal varlığımız eridi.

Onca emek, çaba yok oldu gitti!

Borsa düştü, dolar, avro, raf fiyatları aldı başını gitti.

Neyse ki asgari ücrete yapılan yüzde 50 zam biraz nefes aldıracak gibi.

Tabii ki fiyat artışları eskisi gibi yükselişini sürdürmezse.

* * *

Ekonomi makro olarak büyürken, üretim kapasitelerine düşüş yaşanmıyorken, dış satım artarken Türkiye’de döviz tırmanışını, fiyat artışlarının mantıklı bir açıklaması çok zor ve anlamlandırmak olanaklı değil.

Başkan Erdoğan, yeni ekonomik kalkınma modeliyle yeni yıl ortalarına kadar ekonomik dengelerde gözle görülür bir düzelme ve iyileşme olacağını belirtiyor.

İnanmak, güvenmek gerekiyor...

Bu açıdan yeni yıla umutlarla girmek gerekiyor...

Salgın, fiyat artışları sürerken yeni bir yıla giriyoruz.

Seçim normal koşullarda 2023 Haziran’ında.

Sandık milletin önüne konacak yani önümüzdeki yıl.

Belki de bu yılın ikinci yarısına da çekilebilir, kim bilir?

Yeni yıla yönelik umutlarımızı sürdürmeliyiz bu nedenle.

Yeni düşler kurmalıyız…

Sahip olduklarımızla yaşamayı öğrenmek bir süreç, bir katılım, yani yaşamımızın yoğrulmasıdır.

* * *

Her yeni yıl; yeni atılımlar, yeni umutlar, kısaca yenilikler yılıdır…

Evet, biten yıl acısıyla, tatlısıyla, iyisiyle, kötüsüyle, hüznüyle, mutluluğuyla geçti.  

Geride kalan yalnızca kaos yaratan koskoca bir yıl değildi elbette ki!
Olumlu, güzel, iyi gelişmeler de oldu...

Birçok yeni projeyi devreye sokulurken, geleceğe yönelik yeni başka atılımlar da planlanmadı değil.

Tüm bunlar olurken, birileri tekere çomak sokmaya çalıştı her zaman ki gibi!

Dileğimiz bu durumun eski yılla birlikte sonlanması, sağduyunun sürdürülmesi.

Yeni süreç ‘Beddua’ ile karşılık verilecek bir süreç değil…

Aklın, mantığın ve sağduyunun egemen kılınacağı yeni bir yıl dileği ile…