Bursa, önemli bir sanayi kenti hiç kuşkusuz…

Ancak bununla birlikte aynı zamanda bir tarım kenti de.

Bursa Ovası, Uludağ’ın eteğinde geniş ve verimli bir ova.

Yani, geniş bir ovası bulunan Bursa’da tarım halen önemli.

Hayvancılık da halen azalarak sürdürülmekte…

Bursa her şeyden önce bir zeytin kenti…

Özellikle Gemlik ile Mudanya arasındaki geniş alanlar, bugün de olduğu gibi asırlardır zeytin ağaçlarıyla dolu.

Sanayinin gelişmesiyle dut ağaçlarıyla yapılan ipek böcekçiliği sona erse de tahıl, yaş sebze- meyve konusunda halen Ege’den sonra potansiyelini korumakta.

Bursa’nın en zengin ürünlerinden biri de üzümdür.

Bursa’nın en önemli ürünlerinden biri, belki de en önemlisi şeftalidir.

Kısaca Bursa’ coğrafi olarak narenciye dışında tahıl çeşitleri başta olmak üzere bütün tarım ürünlerinin yetiştirilebildiği bir yer.

Yaş sebze-meyve için de aynı durumu söylemek gerek.

Bursa’da hayvancılık da eskisi kadar olmasa da yaygındır.

Karacabey yöresinde koyun ve at, Bursa ovasında da daha çok sığır ve manda yetiştiriciliği azalarak sürmekte.

Dağ yörelerinde de küçükbaş hayvancılığın sürdüğünü söylememiz gerek.

* **

30-40 yıl kadar önce 30-40 milyon insanı doyuran Anadolu toprakları bu gün 85 milyon nüfusun yanında 5 milyona yakın Suriyeli ve diğer ülkelerden gelen göçmenler ve yabancı turist ile birlikte 140 Milyona yakın insanı doyurmaktadır ve 20 Milyar dolara yakın da tarım ürünü ve gıda satabilmektedir dünyaya.

Bunun önemli bir kısmının kaynağı da kuşkusuz Bursa’dır.

Salgın sürecinin de etkisiyle önemi artan tarım bu gün kimi sorunlarına da değinmemiz gerekiyor.

Bu sorunların başında miras yoluyla parçalanan araziler gelmekte.

Arazi toplulaştırılması uygulamalarının yavaş işlediğini söylememiz gerekiyor.

Kuşkusuz bu zor bir iş…

Sulama sorunlarının büyük ölçüde çözüldüğünü ama çevre kirliliği nedeniyle derelerin sulamada çoğunun kullanılamadığı bir gerçek.

Pazarlamada örgütsüzlük ve Hal yasasındaki aksaklıkların giderilememiş olması nedeniyle kimi sorunlar hala yaşanmakta.

Kimi ürünler bir yıl para yapsa da bir sonraki yıl maliyeti bile karşılamamakta.

Sözleşmeli tarım yaygınlaşamadığından üretici ürettiğinin değerini almakta zorlanmakta.

Yerel yönetimlerin, özellikle Osmangazi belediyesinin açtığı Köylü pazarında tüm ilçelerdeki üreticilerin mallarını direkt pazarlayabilme şansı elde etmeleri hem üretece ve hem de tüketiciyi memnun etti.

* * *

ON TV’de Yeni Bakış programının geçtiğimiz Cuma akşamı konukları Kestel Ziraat Odası Başkanı Eyüp Kılıç ile yardımcısı İsmail Tan idi.

Başkan Eyüp Kılıç ve Başkan Yardımcısı İsmail Tan ile Kestel ve Bursa

Tarım ve hayvancılığını konuştuk.

Başkan Eyüp Kılıç salgın sürecinde kısıtlamalardan çiftçilerin muaf tutulmasından memnun olduklarını ve üretimin aksatılmadığını belirtti.

Başkan Kılıç’ın en yakındığı sorunların başında sözleşmeli tarımda firmaların sözleşme koşullarına uymadığından çiftçinin zarara uğramasıydı.

Süt fiyatları konusunda da firmalarla sorunlar yaşandığını söyleyen Başkan Kılıç, Ziraat Odaları olarak üreticilerin kooperatif yahut üretici birlikleri olarak örgütlenmelerine destek verdiklerini ama kurulan kooperatiflerin de çoğunun pek başarılı olamadıklarının altını çizdi.

Tarım ürünlerinde, özellikle meyvelerde kimyevi ilaç kalıntısı sorunun büyük ölçüde çözüldüğünü, çiftçilerin bu konuda büyük duyarlılık içinde hareket ettiklerini söyledi.