Bursa Çimento Fabrikası AŞ benim hayatımdaki yeri farklıdır.
1970'li yıllarda Kestel'deki evimizin cephesi çimento fabrikası yönüneydi.
Camdan ne zaman baksam ilk gördüğüm burası olurdu.
Hele ki, çimentonun ham maddesi taşı kırmak için patlatılan dinamitlerin etkisi o kadar şiddetli olurdu ki, sarsıntıdan bazen evimizin camları kırıldığı olurdu.
Ayrıca bacasından çıkardığı toz bulutu fabrikanın çevresindeki tarım arazilerindeki bitkilerin üzerine çöker kötü bir görüntü oluştururdu.
Nüfusun az olduğu için olsa gerek bu durumdan pek şikayette olmazdı.
Fabrikada çalışanların çoğu Kestel'dendi.
Burada çalışmak bir ayrıcalıktı.
Çünkü iyi maaş verdiği gibi ev yapacak personeline çimento yardımı yapılırdı.
Çimento fabrikasınca yaptırılmış ön taraftaki bir çeşme vardı.
Buz gibi akan çeşmeden ramazan aylarında iftar yaklaştığında su doldurmaya gidilirdi.
Şimdilerde bu çeşme iptal edilmiş.
Aradan geçen yıllar sonra Bursa Çimento Fabrikası AŞ'nin Genel Müdürü Osman Nemli'nin davetiyle dün sabah güne burada başladık.
1969 yılında üretime başlamış olan Bursa Çimento Fabrikası daha sonra belirli piriotlarda günün koşullarında kendini yenilemeye çalışmış.
Son olarak 8 yıl önce yenilik hamlesine giren ve belirli süreçlerinden geçen Bursa Çimento Fabrikası nihayetinde bugün 120 milyon euro'luk yeni bir yatırım çalışmasına başlatmış.
Devletlerin, hükümetlerin ve pek çok sanayi kuruluşlarının bu dönemde yatırım yapma cesareti gösteremezken Bursa Çimento Fabrikası'nın bu yöndeki hamlesine şaşırmamak mümkün değil.
Genel Müdür Osman Nemli, bu durumu iki başlıkta açıklıyor.
Birincisi, yatırımın tamamlandığında, Türkiye’deki 77 çimento fabrikaları arasında en üst düzey teknolojiyi kullanan fabrika olarak rekabet gücünü artırmak.
Diğeri ise yapılan çalışmanın neredeyse yarısı, tamamen çevre ve teknolojiye yönelik sürdürülebilir odaklı olması.
Her ne kadar yatırım olarak ifade edilse de çalışmanın ciddi bir kapasite artırımı olarak da görülmelidir.
Dolayısıyla bu kentte yaşayıp havasını soluyan, suyunu içen, toprağında üretim yapanlar olarak meseleye çevresel açıdan bakıyoruz.
Kimin ne kadar kazandığına değil...
Nitekim, çimento fabrikasının bacasından çıkan tozun, ham madde temininde doğaya verdiği zararın yanı sıra sanayide kullanılan atıkların yakma tesisimiz olmadığı için burada bertaraf edilmesi esnasında hiç bir canlıya zarar vermemesidir kapasite artırımından da yatırımdan da önemlisi.
"Sürdürülebilir Gelecek İçin Yenilenen Bursa Çimento" sloganıyla yatırımı detaylarını anlatan Genel Müdür Nemli, şu an da Türkiye'de bundan daha iyisinin olmadığı tek fabrika olduklarını ifade ediyor.
Nemli, zaman zaman gündeme gelen şu önemli iddiada da açıklık getiriyor:
"Çimento fabrikamızın bacasından kesinlikle çevreye zararlı madde çıkmıyor. Bu konuda herkes rahat olsun. Ayrıca bacamız 7/24 ilgili bakanlıklarca onlay olarak takip ediliyor"
Kentimizin sanayi şehri olmasına rağmen bu yöndeki yanıcı, patlayıcı tehlikeli her türlü atıkların bertaraf edilebilmesi için ne yazıktır ki, katı atık yakma tesisimiz bulunmamaktadır.
Bu nedenle bu işi Bursa Çimento Fabrikası'nın çimento üretiminde sısıtma amaçlı kullandığı kazanlarda yakılmak  suretiyle bertaraf edilmektedir.
3 bin hissedarının sahibi olduğu Bursa Çimento Fabrikası'nın 2023 yılının ilk aylarında faaliyete geçmesi hedeflenen yatırımla ayrıca 6 kat kapalı stok alanı oluşacağını ve cari açığa yıllık 100 milyon TL katkı sağlayacak olması da önemlidir.