İktidar partisinin en güçlü olduğu kent Bursa, beklentilerin gerisinde kaldı.
AK Parti'nin ülke genelinde pek çok büyükşehirde seçimleri kaybederken Bursa'da kazanması şu iki şekilde değerlendirilmişti.
Birincisi, siyasi ifadeyle Bursa artık AK Parti'nin hem yerel de hem de genelde kalesi konunum da olduğunu göstermesi.
İkincisi de, kentin yıllardır beklediği yatırımlar tamamlanacak, Büyükşehir Belediyesi'nin projeleri desteklenecek böylece AK Parti'nin muhalefet partili belediyelere Bursa'nın iktidar modeli olarak gösterilmesiydi.
Aradan geçen üç yılda pekte öyle olmadı.
Gırtlağa kadar borç içindeki Büyükşehir Belediyesi'nin rutin yapması gerekenlerin dışında en önemli yaptığı iş, borcun azaltılmasına yönelik mali disiplin planının sürdürülebilir olmasıdır.
Bu önemli çalışmayı vatandaşın fark etmesi beklenemez elbette.
Dolayısıyla hükümet destekli yatırımların kente gelmesi kadar açıklanan sürede tamamlanıp vatandaşın günlük hayatına dokunacak, kolaylaştıracak hizmetler olmalıydı.
Hep tartışmıyor muyuz?
Bursa'nın Ankara'da güçlü lobisinin olup olmadığını?
Göreceli bir bir bakış açısı olsa da kanımca Bursa'nın beklentilerini çözümleyecek, iş yaptıracak etkin bir isim tarafından Ankara'da temsil edilemiyor kanaatindeyim.
Nedeni içinde şu örnekler verilebilinir.
Kentin en önemli sorunlarının önünü açacak Ulaştırma Bakanlığı'nın Bursa'ya üç yıl içinde yaptığı tek yatırım hafif raylı sistemin Emek'ten Şehir Hastanesi'ne ulaştırılması çalışmasına başlanması.
Bir de bir kaç kavşak.
Halbuki, kentin toplu taşıma yüküyle birlikte şehir trafiğini rahatlatacak Gürsu'dan başlanıp Yıldırım'ı geçip Çalı'ya uzanacak yer altı metro hattının yapılması projesi için verilen sözler unutuldu.
Trafiği rahatlatacak şehir içinde kalan çevre yolunun otobana bağlayacak kuzey batı bağlantı yolunun yapılmayışı.
Yine sanki kentin trafik yoğunluğunu hizmete girdiğinde bitirecekmiş gibi muhalefetin temcit pilavına çevirdiği Kent Meydanı'ndan Terminale gidecek T2 Hattı'nın tamamlanamaması.
Ayrıca Bursaray Hattına bağlantısı olmadığı için T2 Hattı'nın Kent Meydanı durağı bu bölgede çok daha fazla araç ve insan yoğunluğu oluşturacaktır.
Öte yandan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Bursa'nın tek sorununun kentsel dönüşümden ibaren görmesi ya da böyle gösterilmesi.
Halbuki, adı üzerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Bursa'da hava kirliliğinden sebep insanların yaşam kalitesinin düştüğünü görmelidir.
Aynı şekilde halen şehrin neredeyse ortasından akıp Marmara Denizi'ne dökülen Nilüfer Deresi'ne bazı fabrikaların kimyasal atıklarını bırakmaya devam etmesi.
Yine bu bağlam da üç bir yanı sanayi kuruluşlarıyla çevrilmiş şehrin üzerine kara bulut gibi çöken hava kirliliğinin önlenememesi.
Arıtma tesisi yetersiz kaldığı için 100 bin nüfuslu koca bir ilçenin kanalizasyon atıklarının Gemlik Körfezi'ne akmaya devam etmesi gibi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın sorumluluğunda acil çözüm bekleyen sorunlarıdır bunlar.
Peki hükümetin son üç yılda kentimize yapımına başlanmış ve de bitirilmiş yatırımlar ne olduğunu düşündüğümüz de aklımıza üç şey geliyor.
Şehir Hastanesiyle birlikte ilçelere yapılan sağlık yatırımları, Millet Bahçesi ve bir kaç da kavşak.
Tabii ki devam eden Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi, Orhaneli Yolu Tüneli, Hanlar Bölgesi'nin etrafının açılması çalışmaları sürüyor.
Hızlı tren beklentisini ise hiç hatırlatmak dahi istemiyorum!
Velhasıl Türkiye'nin gelişimine önemli katkılar sağlamakla yere göye sığdıramadığımız Bursa'nın merkezi hükümetten beklediği yatırım desteğini söküp alabilecek gücü yok.
Bunun sizce başka bir izahı var mı?