Geçen seneydi, bir Kasım ikindisiydi; yağmur sağanağa çevirmişti.

Hızlı adımlarla Nilüfer’de Agora Çarşının oradan geçiyordum.

“Cannn!..’’ diye ahenkli bir sesleniş duydum.

Döndüm baktım; çarşı girişindeki kafeteryadan el sallıyor o yüzünden eksik olmayan sımsıcak geniş gülümseyişiyle Nazım Sevgel.

*********************

Sevindim, hemen yanına vardım.

Kucaklaştık, masasına davet etti; oturdum.

Çayını yarılamıştı;”Cancım, ne içersin?’’ dedi;

“Orta şekerli kahve’’ yanıtını verdim.

“Dur, seni yalnız bırakmayayım bir kahve de ben alayım’’ dedi.

 

BEYEFENDİ

Her zamanki gibi şıktı, tertemizdi, çakı gibiydi; zarif mi zarifti.

“Beyefendi’’ tanımı sanki onun içindi.

Hoş beşten sonra CHP’den, siyasetten, anılardan konuştuk; bol bol gülüştük.

Yazılarım için beni onurlandıran sözler söyledi. Mahcupça başımı önüme eğdim.

Nazım Sevgel; ya da daha doğru bir ifadeyle Nazım Ağabey(CHP’lilerin Nazım Abisiydi), tanıdığım en hayat dolu, en yaşama bağlı insanlardandı; hep moralliydi, hep güler yüzlüydü.

Evet; partisi, kenti, ülkesi için kaygıları vardı ama asla karamsar değildi, umutluydu.

Ve bu ruh halini dostlarına partililerine aşılamaya çalışırdı.

*********************

Sohbetimizin koyulaştığı bir anda İçimden geldi Nazım Sevgel’e iznini alarak adaşı Nazım Hikmet’ten  “Davet’’ şiirini okudum.

Sağ olsun, sırtımı sıvazladı, yürekten alkışladı.

“Ah!..’’ dedi “edebiyata, sanata daha çok vakit ayırmalı; ama, koşturmaktan uzak düştük.’’

*********************

Vakit ilerlemiş, yağmur azalmıştı; kalktım.

Sarıldık, kucaklaştık daha sık görüşme dileğiyle ayrıldık.

Meğer o son görüşmemizmiş, hoşça kal demiştik ama elvedaymış.

Bu hoşçakallar zaten hep bir parça tedirgin eder beni. Uğursuz bir önsezi musallat olur; sanki bir daha rastlaşmayacağız, görüşemeyeceğiz gibi gelir. Hiç sevemedim ayrılıkları.

 

BÜYÜK EMEK VERDİ CHP’YE

Nazım Ağabey'in CHP’ye büyük emeği, sadakati vardı; çalışkandı, örgütçüydü. Uzlaşmacı, kucaklayıcı, sevecen kişiliğiyle çevresinde hürmet görürdü.

Sade bir üyeyken de, İl Yönetim Kurulu Üyesi ve İl Başkan Yardımcısıyken de; azimle CHP için  büyük özverilerde bulundu.

CHP’yi CHP yapanlar; kariyeristler, ana karnına vekil belediye başkanı düştüğünü sanan projesi kendisi olanlar değil…

Parti tabanında “ben’’ yerine “biz’’ ilkesiyle emek veren Nazım Sevgel’lerdir.

*********************

Ruhunuz şad olsun Nazım Ağabey!..

Hiç unutmayacağım son buluşmamızı; kısacık bir zaman dilimine sığan sıcak, samimi, doğal sohbetimizi.

Ve ne zaman bir güzel gülüş görsem, aklıma siz geleceksiniz.

*********************

İnsan hatırlandıkça yaşamaya devam edermiş ve insan hatırladıkları kadarmış.

Dostluğunuza, bana kattıklarınıza, desteklerinize minnettarım.