Son yıllarda kimi çevrelerin söylediklerinin tersine uygulanan doğru tarım politikalarının etkisiyle ülke genelinde son yıllarda çiftçi sayısı azalsa da tarımsal üretim ve dış satımın arttığı gözleniyor.

Küresel salgının da yarattığı tahribata karşın azalan çiftçi sayısının üretimi olumsuz etkilemediği, tersine daha verimli bir sürecin yaşandığını ortaya koyuyor.

Evet, son 12 yılda kayıtlı çiftçi sayısı yüzde 48 dolayında düşerken, tarım alanları da yüzde 12,3 azalırken tarımsal üretim ve dış satım rakamlarında önemli artışlar görülüyor.

Evet, 2008’de 1 milyon 127 bin olan çiftçi sayısı 2019’da 600 bine kadar geriledi, bu doğru.

Ama tarımsal üretim rakamlarına göre üretimde önemli artışlar yaşanmakta.

Dünya ekonomilerinde büyüme sıfır ve altına indiği bir süreçte Türkiye ekonomisinin 2020 yılında yüzde 1,8 oranında büyüdüğünü, tarımsal üretim büyümesinin ise yüzde 4,8 olduğunu görmek gerekiyor.

* * *

Dünyada da tarımsal üretim sürekli artmasına karşın, mevcut talebi karşılayamadığı da doğru.

Üretim artışının nüfus artışına ve talebe yetişebilmesi için yeni politikaların uygulanmasına gerek olduğu açık.

Öte yandan tarımsal ürün talebini karşılayan ülkelerde ekilebilir arazilerin sınır noktasına ulaşılması ve tarımsal üretimin daha fazla arttırma olanaklarının azalması konunun önemini daha da arttırmakta hiç kuşkusuz.

Tarımsal üretim potansiyeline sahip olan Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ise, sürekli artan iç taleplerin yanında, yine geniş bir alanda geleneksel metotlarla üretim yapıldığından yeterli üretim artışı sağlanamamakta.

* * *

Tarımda üretim artışı teknoloji kullanımı ile doğru orantılıdır.

Bu, da gelişmekte olan ülkelerde aynı zamanda ekonomik gelişme düzeyini de yansıtmaktadır.

Ekonomik gelişmede gereksinim duyulan döviz talebi başlangıçta tarım ürünleri dış satımından elde edilen gelirlerle karşılanmaya çalışılmaktaydı.

Bu nedenle, ekonomisi tarıma dayalı ve 218 tarımsal üretim potansiyeline sahip ülkeler üretimlerini hızla arttırmak durumunda.

Söz konusu bu ülkeler, uluslararası piyasalarda sattıkları iç talep fazlası ürün kadar ekonomik kalkınmalarına kaynak yaratmaktadırlar. Türkiye ekonomisinde de tarım GSMH, dış satım ve istihdama katkısı, ayrıca nüfusu beslemesi bakımından önemli bir yere sahiptir.

Sanayide dış ticaret açığına karşın, tarımda 5 buçuk milyar dolar dış ticaret fazlası bu açıdan önemlidir.

* * *

Türkiye tarımsal üretim bakımından dünyada kendi kendine yeterli yedi ülkeden biridir.

Bu bakımdan, uluslararası ekonomik ilişkiler değerlendirilirken Türkiye'de tarım sektörünün önemini dikkate almak gerekmektedir. Türkiye sahip olduğu bu tarımsal potansiyele karşın, tarım ürünü dış satımcısı ülkelere göre, uluslararası piyasalarda bu mukayeseli üstünlükten yeterli avantajı sağlayamamaktadır.

Evet, tarımsal hasıla açısından Türkiye Avrupa biricisidir ama bu konuda daha çok çaba harcanması gerektiği de açıktır.

Avrupa’daki çiftçiye verilen desteğin Türkiye’deki kişi başı çiftçiye verilenin kat be kat olduğu biliniyor.

Sorun Türkiye’de tarımda çalışanların hala yüksek bir seviyede olmasıdır.

Avrupa’da bugün 4 milyon çiftçi ailesi var…

85 milyonluk Türkiye’de ise 2 milyona yakın çiftçi ailesi bulunmakta.

Teknolojik, sulama olanaklarının artması, tohum ıslahları gibi yöntemler geliştikçe çiftçi sayısının azalmasına karşın üretimin arttırıldığı konusu önemlidir.