Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, 17 ilçe belediye başkanıyla bir araya gelerek, 'deprem ve alınması gereken önlemler' başlığı altında bir toplantı gerçekleştirdi.

Toplantıda konu detaylarıyla masaya yatırıldı, her başkan kendi ilçesinin bilgisini aktardı, tedbirler ele alındı ve ivedilik gerektiren kararlar için düğmeye basıldı.

Kararlarda neler var?

Öncelikle her ilçenin beton, zemin, yapı stoğu durumlarına yönelik ayrıntılı bir durum raporu çıkarılacak.

Bu veriler ışığında yapılması gerekenler, plan dahilinde zaman kaybetmeden hayata geçirilecek.

Bursa Deprem Komisyonu adıyla oluşturulacak bir komisyon konuları yakından takip edecek.

Tabi alınan kararların pratiğe yansıması, uygulanması çok önemli.

Zira şehrimizin kaybedecek vakti yok.

Bursa'da yaşayanlar deprem konusunda çok hassas.

Birinci derece deprem bölgesinde diri fay hatlarının olması, kaçak ve çürük yapıların fazla bulunması endişeleri artırıyor.

Bu kapsamda zorunluluk gerektiren bölgelerde 'kentsel dönüşüm' gündemde.

Kentsel dönüşüm için en fazla talep Akpınar'dan, 1050 Konutlar sakinlerinden geliyor. Burada 2 bin 300 konutta yaşayan 9 bin civarında insanın hayatının riske atılmaması isteniyor.

Kent merkezinde Altıparmak, Çarşamba bölgesinin acilen komple yenilenmesi gereken bir alan olduğu herkesçe malum.

Aslına bakarsanız, şehrin dört bir yanında var, kentsel dönüşüm gerektiren yerler.

En fazla da Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinde mevcut.

Osmangazi'de Demiryolu altı diye bilinen bölge, Yıldırım'da Ankara yolunun alt tarafındaki semtler, kaçak yapıların en çok olduğu, en yüksek risk taşıyan alan.

Direksiz yığma tuğladan yapılan evler,  çatısını yıkıp kat çıkanlar, kaçak çatı katlarıyla dolu olan semtler mercek altına alınmalı.

Oy uğruna bir şeyler görmezden gelinmesin artık. Seçimmiş, koltukmuş bir yana bırakılmalı, 'imar affı' diye bir şeyin sözü bile edilmemeli, yönetime gelenler öncelikle insan hayatını düşünmeli.

Eski ve gecekondu mahallesi olan yerler acilen dönüştürülmeli. Yıllardır dönüşüm bekleyen, içler acısı durumda olan mahalleler var.

Kentsel dönüşüm işlerinin parası olana değil, mühendislik alt yapısı olan işin ehline verilmesi, yapı denetiminin kâr odaklı firmalarca değil, belediyelerin, yetkili kurumların deneyimli elemanları tarafından yapılması çok çok önemli.

Merkezi hükümet, yerel yönetim ve vatandaş işbirliği ve uyumu gerekmekte.

Kentsel dönüşümde Doğanbey örneğindeki gibi dikey değil, yatay mimarinin olması kesinlikle şart.

Biliyorsunuz bu konuda Cumhurbaşkan Erdoğan'ın da talimatı vardı, ancak ne hikmetse, kendi partili belediye başkanları dahi bu talimata uymadılar.

Dileriz bundan sonra gözardı etmezler.

Doğrusu sadece kentsel dönüşümde değil, tüm planlamalarda, imar çalışmalarında az katlı yatay binalar tercih edilmeli.

Daha önce duyurulan ve planlaması başlayan uydu kentlerin de bu minvalde yeniden değerlendirilmesinde fayda olacaktır.

Değişik bölgelerde yeni merkezler oluşturarak, kent merkezindeki yoğunluğu azaltmanın amaçlandığı uydu kentlerin, yüksek katlı olarak değil, yatay, az katlı, farklı bir tarzda yeniden ele alınması gerekir.

Velhasıl, böyle toplantıların sonucunda alınan kararlar rafa kalkmamalı. Devamı da ciddiyetle gelmeli. Deprem korkusu geçince her şey yine eskisi gibi olmamalı.

İnsan hayatına önem bunu gerektirir.

*********

Günün Sözü

“Sevgi ve şefkat

eli değmeyen

zeka ve eğitim

beş para etmez.”

Daniel Keyes