Bir diğer deyişle kripto paralar aldı başını gidiyor.

Şimdiden dünya ekonomisini etkisi altına almış durumdadır. Hakkında konuşmayan, geleceğine dair fikir yürütmeyen ve hemen her toplumda hakkında konuşmayan kalmadı.

Her üründe olduğu gibi bu paralarda da ilk çıkan ve en çok bilinen “bitcoin” olduğu için bu paralara “bitcoin” demek daha anlaşılır oluyor. Eskiden margarin denmez “sana yağı” denirdi. Daha da eskiden “vita” denirdi. Toz deterjan için kimse deterjan demez “tursil” derdi. Oysa bunların hepsi ilk markalardı. Bitcoin de işte bu şekilde oldu.

Dijital para deyimi de yeni yeni kullanılmaya başlandı. Eskiden kripto para denirdi çünkü bu paraların çalışma, üretim ve kullanım mantıkları pek bilinmiyordu. Zamanla bu paraların mantığı çözüldü, yeni yeni paralar piyasaya sürüldü hatta birçok ülke kendi parasını kendi üretme çalışmalarına başladı. Hal böyle olunca da kripto demenin anlamı kalmamış oldu. Bu paraların yasal altyapısı oluşmaya başladıkça ve artık günlük hayatımıza da girdikçe daha uygun isim olarak “dijital para” denmeye başlandı. Bu da artık herkesin bu teknolojiyi sahiplendiğini göstermektedir.

Gelişen dijital para teknolojisi ve insanların bu konuda çok daha geniş bilgiye sahip olması ve hemen herkesin bireysel olarak bu paralar ile ilgilenmesi bu paraları her geçen gün daha fazla yaygın hale getirmektedir.Bu durumda yeni meraklılar ortaya çıkarmakta ve yeni meraklılara bu paralar hakkında bilgi vermek ve hatta bu paralara erişmelerini sağlamak üzere çeşitli sanal oluşumlar kuruldu. Bununla beraber artan talep bir de bu paraların borsasının oluşmasına ihtiyaç doğurdu. Oluşan borsalar da sanal ortamlarda olduğu için tek bir merkezleri yok. Müşteri olarak tüm dünyayı görüyorlar. Ya da kullandıkları yazılım hangi dilleri destekliyorsa o ülkeler de müşterileri var demektir.

Türkiye merkezli bir dijital para borsası sitesi var, BTC TÜRK. Dijital paraların hızla büyümeleri ve sayılarının da çok hızlı bir şekilde artmaları BTC TÜRK benzeri firmaları da çok hızlı büyüttü. BTC TÜRK geçmişi 10 yılı geçmeyen bir şirket olmasına rağmen büyüklüğü muhteşem. Türkiye’nin birçok sayılı firmadan daha büyük bir hale geldi. Alt yapı olarak 50’den fazla dijital paraya anında ulaşıp al-sat yapabilme imkânı verdiği için ve online para değer değişikliklerini anlık olarak verdiği için tam bir canlı borsa duruma gelmiş haldedir.

Tabi dijital paralar sadece al-sat yaparak kazandırmıyor. Bu paraların en büyük özelliklerinden biri de “madencilik” denilen para üretme imkanlarının olmasıdır. Evinde bilgisayarı olan her bir birey herhangi bir para birimi için gerekli yazılımı çalıştırarak madencilik yapabiliyor. Basitçe anlatmak gerekirse, madencilik; gerekli olan programı çalıştırıp, ilgili paranın her bir “kuruşunun” gittiği yolu kaydederek verdiğin hizmetin en sonunda birer birer dijital para ödül almaya deniliyor. Tabi bu yeni kurulan paralar için kolay olsa da eski paralar için bu çok zor bir durum haline gelmiştir. Özellikle BITCOIN için adeta imkansız hale gelmiştir. Belki bu yüzden bitcoin şu an çok değerlenmiş durumdadır.

En çok bilinen para birimleri, BITCOIN, ETHERIUM, LITECOIN, ALTCOIN olarak sıralamak mümkün. Bu paraların tamamı ülke bağımsızdır. Yani herhangi bir sahibi yoktur. Bu yazılımı ortaya koyan insanlar bile bu paraların sahibi değillerdir. Bu paraya sahip olanlar zamanında ya satın almışlardır ya da madencilik yaparak kazanmışlardır.

Son olarak bu dijital para teknolojisi o kadar yaygınlaşmış ki birkaç arkadaş grubu kendi aralarında bir para üretip internette satabiliyorlar. Türkiye’de de bunun birçok örnekleri vardır. Bu durumda önemli olan para üretmek değil insanların alıp kullanacağı parayı üretebilmektir. Hem şimdilik gerek dünya da ve gerekse ülkemizde bu paralar ile ilgili bir yasal durum oluşmamıştır. Yasa ve kanunlarda ve bu paraların üretim ve kullanımları ile ilgili yasa ve kanunlar henüz çıkarılmadı. Dünyada herhangi bir ülkede böyle bir yasal düzenleme olmadığını biliyoruz fakat bir çok ülkenin bunun üzerinde çalıştığını da biliyoruz. Geleceğin parası olan bu dijital para koşunda ülkemizin gecikmemesi gerekiyor. Aksi halde Dolar ve Euro gibi dış paralara bağımlı paralara sahip olmak zorunda kalacağız.