Yeni Marmara’nın sahibi sevgili Orhan Efe’nin ve değerli eşi Handan Hanımın aslan parçası iki evlatları var: Mustafa Efe ve Selçuk Efe.

Her ikisi de saygılı, efendi, birikimli gençler.

Mustafa Efe değerli eşi Belkız Hacıoğlu Efe ile mutlu bir evliliği sürdürüyor; dünya tatlısı bir kızları var Nilüfer Efe.

Evlilik sırası Selçuk Efe’deydi. O da geçtiğimiz cumartesi akşamı gerçekleşti.

Düğüne gitmek için dostluğuyla onurlandığım; kent kültürüne, futbola büyük katkı yapan ‘’Bursa Futbolunun Eski Kramponları’’ sayfasının kurucusu Salih Fındıkkaya; Bursa basınının, duayeni, unutulmaz defans oyuncusu, gazetemizin beyni Cevat Türe ve Bursaspor’un efsane sağ beki, milli futbolcumuz Sedat Özbağ ile sözleşmiştik.

Bu arada, futbolculuğuna hayran olduğum, benim gözümde Türkiye’nin en iyi sağ beklerinden olan Sedat Özbağ ile tanışmak beni nasıl mutlu etti anlatamam. Sedat abinin yazılarımı okuyor olması büyük onur.

DÜĞÜNE DOĞRU

Cumartesi akşamüstü üç buçuk futbol insanı olarak buluşmuş olduk (buçuk ben).

Arabamız konforlu mu konforlu ( Salih Fındıkkaya arabayı yenilemiş Mını Countryman almış, hayırlı olsun; darısı başımıza); keyfimiz güzel mi güzel; menzilimizde düğün neşesi var.

Düştük yola; Orhan Efe’nin ileri görüşlülükle oluşturduğu, Yenisehir Osmaniye Köyü Marmara İyi Tarım ve Doğal Yaşam Merkezi'ndeki Ecenaz ve Selçuk’un düğününe gidiyoruz.

Bursaspor’dan, futboldan, anılardan, medyadan, düğünden konuşurken zaman nasıl da akıp geçiyor. Üç futbol bilgesinin değerlendirmelerine kulak kesilip futbol kültürümü geliştirmeye çalışıyorum.

Yol boyunca süren samimi sohbet ortamında bir kere daha anlıyorum ki; gazeteciliğin en güzel yanı bana harika dostlar kazandırmasıdır.

DÜĞÜN BEREKETİ YAĞMUR

Mutluluk dolu sımsıcak gülüşüyle düğün alanının kapısında Orhan Efe bizi karşıladı.

Düğüne ilgi çok büyüktü. Masamıza yerleştik. Masada gazetemiz yazarlarından Orhan Kaplan ve ailesi ile On TV’de program yapan Mehmet Çetinkaya’da var; selamlaşıyoruz.

Beş dakika geçmedi ki; hava bozmaya başladı; koyu yağmur bulutları birikiyordu; derken, ilk damlalar masaya düşmeye başladı. Yağmur hızlanınca arabaya sığındık. Bir müddet geçti yağmur dindi, tekrar masamıza döndük.

Yemek servisi başladı. Pilav ve Yenişehir Köftesi yumuşacıktı, ağızda dağılıveriyordu.

Bir hakkı teslim edeyim: en az İnegöl köftesi kadar lezzetlidir Yenişehir köftesi de.

***************

Mehter takımının müziğinin ardından, nikâh törenine geçildi. Nikâhı Yenişehir Belediye Başkanı Davut Aydın kıydı

Ve nikâhın hemen ardından, felaket şiddetli bir sağanak indi. Apar topar masadan fırladık.

Karanlıkta yolumu şaşırıp epey zaman kaybederek; böylelikle kelimenin tam anlamıyla sırılsıklam olarak arabaya varabildim. Uzun zamandır ıslanmamıştım bu kadar. Ayakkabılarım çamur içindeydi ve her yanımdan yağmur damlaları akıyordu. Olsun varsın ben yağmuru severim.

Düğün alanı da hızla boşalmış oldu.

*******************************

Düğün pastası kesilemedi, düğün dansı yapılamadı, takı töreni olmadı ama üzülünmesin; yağmur berekettir.

*******************

Birbirlerine çok yakışan değerli gençlerimiz;  Ecenaz ve Selçuk düğün davetiyesinde, ‘’Bir ömür boyu beraberliğimiz için evet’’ demişlerdi.

Düğün yarım kalmış olabilir ama gençlerimizin mutlulukları yağmurun da bereketiyle; sağlıkla, huzurla, dayanışmayla, aşkla ömür boyu sürecek ve bu güzel düğün çok hoş bir anı olarak daima anımsanacak.